Yoksul olduğumuz için...

Yoksul olduğumuz için...

Bayramtepe'nin sorunu o kadar çok ki; acıları da öyle... Yok yok, su yok, kanalizasyon yok, park yok. Ama, hizmet gelmeyen evlerin vergisi var, toplanmayan çöplerin vergisi var, olmayan kanalizasyonun vergisi var.

Yoksul olduğumuz için...
Rojda İldan
Medya patronlarının gökdelenlerini diktiği, lüks konutların yüksek fiyatlarla satıldığı Küçükçekmece ilçesinin arka yüzünde susuz, yolsuz, kanalizasyonsuz bir hayat var. Onlarca çocuğun tankerin altında kalarak yaşamını yitirdiği Bayramtepe'de, halk on yıldır kendilerine yol, su, elektrik olarak dönmesi için vergi veriyor. Çöpleri sadece bir yıldır o da haftada bir ve sadece pazar sokağında toplanıyor; onlar, beş yıldır çöp vergisi ödüyor.
Kanalizasyonları yok ama onlardan "pis su hizmeti" parası alınıyor. Dünyanın kapı komşusuymuş gibi aya gidip geldiğimiz yüzyılımız için, onlara verilen sözler de ilginç: "2000'de suyunuz, 2001'de kanalizasyonunuz olacak"!
Bayramtepe; İkitelli, Başakşehir, Halkalı Toplu Konutları gibi Küçükçekmece Belediyesi'ne bağlı olan, ama onlar gibi yol, su, elektrik hizmetlerinden yararlanamayan bir mahalle. Kanalizasyonu, suyu, yolu olmayan bu ilçede oturanların hepsinin tapusu var, ödenmiş vergi makbuzları da. 'Çilesi bitmeyen' bu mahallenin sakinleriyle kışın bastırmasıyla çamura batan mahallenin sokaklarında, iki göz olan evlerinde, satışın olmadığı işyerlerinde görüştük, hemen hemen hepsi "Nasıl anlatalım, ortada değil mi?" diyerek söze başladı. Bayramtepeliler, hayatta kalma kavgalarını, suyun (!) öldürdüğü çocuklarını içlerindeki öfkeyle anlattılar bizlere.
Çamaşırlar küflenirdi
Reyhan Dursun, 22 yaşında, iki çocuk annesi, ev hanımı. "Herkes yaşam kavgasında burada, her şey sorun burada" diyerek Bayramtepe'nin sorunlarını anlatmaya başlıyor Dursun. Bayramtepe'nin su sorunu bu sene bitmiş, ama onlar için değil, onların suyu hâlâ yok. "Mahalleye su yeni geldi, alabilenler aldı, parası olmayanlar hâlâ alamadı" diyor Dursun. On yıldır 'su çilesi' çektiklerini ifade eden Dursun, su alabilmek, tankerden hortum kapabilmek için dayak bile yemiş, o izi alnında taşıyor şimdi. Bir senedir rahat olduklarını anlatan Dursun'a bu rahatlığın kaynağını soruyoruz. O, "Tankerler bir yıldır ev ev veriyor suları. Yemin ederim ondan önce hiç su yoktu. Çamaşırlar hep küflenirdi yıkamamaktan, atardım. Suyu taşıya taşıya belimiz kırılırdı. Herkesin bel ağrısı vardır bizim burada" diyor.
Tanker suyu hasta ediyor
Tankerlerin suyu evlere dağıtması, hatta suların bağlanması bir nedene bağlı Bayramtepe'de; çocuk ölümlerine. "Öyle kolay kolay vermediler suyu. En son bir çocuk öldü, tanker ezdi, ondan sonra verdiler" diyen Dursun, tanker sularının pisliği nedeniyle yakalandıkları hastalıkları anlatıyor: "Bazen öyle sular geliyor ki rengi sapsarı, içilmiyor, banyoya, yemeğe kullanılmıyor. Bakkaldan aldığın zaman anca içmeye yetiyor. Çocuklar çok hastalandı. Küçük çocuğu doktor doktor gezdirdik biz. Kirpiklerine böcekler düştü. Doktor sudan kaynaklandığını söyledi." Bayramtepe'nin bir başka önemli sorunu ise kanalizasyon. Dursun, Belediyenin kendilerine kanalizasyonu 2001'de yaptıracağını söylediğini belirtiyor.
Kanalizasyon, Küçükçekmece Belediyesi'nin Bayramtepe halkına 2001 yılı armağanı olacakmış!. Bayramtepe halkının, kanalizasyon sorununu nasıl çözdüğünü Dursun şöyle anlatıyor: "Tuvaletler çukurda toplanıyor, dolduğu zaman vidanjör geliyor, çekiyor. Her ay 20 milyon lira veriyoruz bunun için." Anneliğinden ve yoksulluğa dayanıklılığından olacak ki bütün bu anlattıkları Dursun'un en önemli sorunu değil, onun en önemli sorunu park: "Çocuklar televizyonda gördükçe özeniyor, gitmeyince üzülüyorlar."
Kirli su atık parası!
Nuray Aslan, 10 yıldır Bayramtepeli. Sokakta görüştüğümüz Aslan'a sorunlarını "Su faturaları gelmiş, yazıyor orada kirli su atık parası. Bunu ne diye ilave ediyorlar? 140 milyon lira kanalizasyon parası aldılar bizden. Ben kendi kendime dedim ki, ileride bulamazlar diye şimdi alıyorlar bizden. Sessiz kaldım. Kanalizasyon filan yok hâlâ. Biz zaten 15 günde bir kuyu çektirmek için para veriyoruz. Şaşmış durumdayız. Hiçbir tarih yazmamış ki burada kanalizasyon olmuş, onun parasını alıyorlar diyelim" diyerek anlatmaya başlıyor. Bayramtepe'de sorunların bitmediğini söyleyerek de karşısındaki inşaatı işaret ediyor: "Bu inşaattan çöp parası alıyor adam. Çöp arabası bir gün buradan geçmedi. Sadece cuma pazarı kurulduğu için cumadan cumaya geliyor. O da son bir yıldır."
Suçlu kim?
Devletin kendilerinden vergi aldığını belirten Aslan, "Hizmet istediğimizde burası arsa, bir şey yok diyor. Nasıl vergi alıyor peki? Ben arsa vergisi değil, ev vergisi ödüyorum" diyor. Birçok çocuğun ölümüne gözleriyle şahit olan Aslan, "Bunların suçlusu tankerci değil. Çocuğun anası meşgul, su almak zorunda, kadınlar kapışıyorlar. Suyunu almazsa, susuz kalacak. Tankerci zavallı, yollar adi, bozuk yolda geri geri gelmek zorunda. Bir istikamette arabasının çıkacağı bir yol yok. Geri gelirken araba eziyor, olan yavruya, garibanın çocuğuna oluyor" sözleriyle olayı anlatıyor, sonra soruyor: "Suçlu kim?"
Ziya Yıldız, Bayramtepe ile aynı muhtarlığa bağlı olan Kayabaşı'nda 1986'dan beri oturuyor. Bayramtepe'de olan yol, su, kanalizasyon sorunlarının kendi mahallelerinde de var olduğunu aktaran Yıldız, geçen sene muhtara ve belediyeye başvurduklarında 'Geleceğiz' cevabını aldıklarını belirtiyor. Sonra da 'gelmediklerini'. Mahallelerinde her gün elektriklerin gittiğini de anlatan Yıldız, "Dolap çalışırken televizyon çalışmıyor" diyor.
"Sokaklar uyuz köpeklerle dolu, çocukları sokağa bırakamıyoruz. Ulaşım sorunlu. Minibüsler 2-3 saatte bir, otobüsler 4 saatte bir gidip geliyor. Akşam yediden sonra araba da yok. Evden dışarı çıkamıyoruz o yüzden. Çöp dağı var. Havaalanından gelen çöpler" diyen Yıldız'a acil hastalık durumlarında ne yaptıklarını soruyoruz, "Başımızın çaresine bakıyoruz" diyor.
Yıldız, ne kadar zor şartlarda yaşadıklarını anlatamıyor, ama bu zor şartların, kendilerine hizmet verilmemesinin sebebini biliyor: "Yoksul olduğumuz için".
www.evrensel.net