Yurtlarda öfke kabarıyor

Yurtlarda öfke kabarıyor

Kışla uygulamalarının birer birer yürürlüğe konulduğu öğrenci yurtları içten içe kaynıyor. Avcılar Öğrenci Yurdu'nda 374 öğrencinin yurttan atılmasından sonra, barınma ücretine de yüzde 150 zam yapıldı.

Yurtlarda öfke kabarıyor
Avcılar Öğrenci Yurdu'nda kalan öğrenciler, yaz döneminde 374 öğrencinin bir daha geri alınmamak üzere yurttan atılmasını, yurt aidatlarına yüzde 150 oranında zam yapılmasını ve yürürlüğe konulan 'Disiplin Yönetmeliği'ni protesto etmek amacıyla önceki gece kitlesel bir eylem yaptılar. Bir öğrencinin en doğal hakkı ve en önemli ihtiyacı olan barınma hakkının engellenemeyeceğini söyleyen öğrenciler, bu sorunların YÖK sisteminin ürünü olarak ortaya çıktığını ifade ederek "YÖK'e hayır" dediler.
Atılanlar geri alınsın
İstanbul Üniversitesi'ne bağlı Avcılar Öğrenci Yurdu'nda kalan öğrenciler önceki gece saat 21.00'de bir eylem yaparak, yurtta kendilerini mağdur eden uygulamalara son verilmesini talep ettiler. Akşam saatlerinde toplanarak, yurt kapısına doğru yürüyüşe geçen yaklaşık 100 öğrenci, kapıdan dışarı çıkarak eylem yapmak isteyince polis engeliyle karşılaştı. Polis, öğrencileri, yerleşke dışına çıkmaları halinde gözaltına almakla tehdit etti. Bu sırada öğrencilerin kapıya yüklenmesi üzerine gergin anlar yaşandı. Sonuçta, öğrenciler eylemlerini yurt bahçesinde yapmayı kararlaştırdılar. "Yurttan atılan arkadaşlarımız geri alınsın", "Zamlara hayır" dövizlerini taşıyan öğrenciler, yürüyüş sırasında haykırdıkları "Barınma hakkımız engellenemez", "Kemal Rektör kışlana dön", "YÖK'e hayır" sloganlarını açıklama sonrasında da sık sık tekrar ettiler.
Yurtlar öğrencilerindir
Öğrenciler, eylem esnasında yaptıkları açıklamada, İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu'nun icraatları sonucunda 374 arkadaşlarının bir daha dönmemek üzere yurttan atıldıklarını söylediler. Geriye kalan öğrencilerin yüzde 150'lik zamlar ve disiplin yönetmeliğiyle yüz yüze bırakıldıklarını ifade eden öğrenciler, bu uygulamalara karşılık defalarca yurt müdürü ve müdür vekili Ahmet Şekerkaya ile görüştüklerini fakat bir sonuç alamadıklarını anlattılar. Rektörün görüşme isteklerini kabul etmediğini, Şekerkaya'nın da kendilerini "sorunlarla yaşamaya alıştırmaya çalıştığını" söyleyen öğrenciler, "Alemdaroğlu ve Şekeroğlu, kendilerine verilen görevi yani üniversitede bilimi metalaştırma ve kışla tipi yurtlarla yaşam alanlarımızı hücreleştirme politikalarının samimiyetsiz uygulayıcısıdırlar" diye konuştular. Yaşadıkları sorunların YÖK sisteminin 'sıradan' uygulamaları olarak karşılarına çıktığını açıklayan öğrenciler, forumlarda öğrencilerin dile getirdiği yüzlerce sorunu unutmadıklarını ve bu sorunlara sahip çıkacaklarını açıkladılar. "Yurtlar bizimdir" diyen öğrenciler, en temel hakları olan barınma haklarının engellenemeyeceğini ve "YÖK'e hayır" dediklerini belirterek, açıklamalarını bitirdiler. Öğrencier daha sonra alkışlar, sloganlar ve davul eşliğinde yurtlarına dönerek, eylemlerini orada devam ettirdiler. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


İHD: Ayrımsız genel af çıkarılmalı
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, F tipi cezaevlerinin kapatılması ve ayrımsız genel af çıkartılması gerektiğini belirtti. Bayrampaşa ve Adana cezaevlerinde meydana gelen af eylemleri ile Ümraniye, Bursa, Çanakkale, Bartın, Gebze, Malatya, Çankırı, Aydın, Buca, Ulucanlar, Uşak, Ceyhan, Yozgat ve Niğde kapalı cezaevlerinde bir kısım tutuklu ve hükümlünün süresiz açlık grevine başlaması nedeniyle İHD İstanbul Şubesi'nde basın toplantısı yapıldı. Açıklamayı okuyan İHD Genel Yönetim Kurulu ve Şube Denetleme Kurulu Üyesi Şaban Dayanan, hükümetin af konusunda hiçbir adım atmadığını ifade ederek, mahkûmların beklenti içinde tutulmasının psikolojik bir işkence olduğunu söyledi. Cezaevlerinde siyasi ve adli olmak üzere 72 bin 9 hükümlü ve tutuklu bulunduğunu dile getiren Dayanan, bu rakamların ülkemizdeki temel hak ve özgürlüklerin gasp edilmesini, artan işsizliği, köy boşaltma ve göç politikalarını, özelleştirme adı altında işten çıkartmaları ve bunların sebep olduğu sosyal, kültürel ve ahlaki çöküntüyü gösterdiğine dikkat çekti. Öğrencilerin, aydınların ve bilim adamlarının cezaevinde olduğu günümüzde affın bir zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Dayanan, "Ayrımsız bir genel affın karşısına hak edenlerin affedilmesi mantığı ile çıkan hükümet, affı, tecrit amaçlı F tipi cezaevleri politikasını sorunsuz uygulayabilmenin koşulu olarak düşünmektedir" dedi.
Ulucanlar davası nedeniyle Ankara'ya giden tutuklu yakınlarına polisin saldırdığını hatırlatan Dayanan, onlarca ailenin hastaneye kaldırıldığını, 46 kişinin gözaltına alındığını ve siyasi iktidarın suç işlemeye devam ettiğini kaydetti. Dayanan cezaevlerinin kanayan bir yara olmaya devam ettiğini söyleyerek "Hücre tipi cezaevlerinin yapımı derhal durdurulmalıdır. Ayrımsız bir genel af çıkarılmalıdır" dedi.
www.evrensel.net