Meteoroloji mi; o da ne?

Meteoroloji mi; o da ne?

Türkiye'deki doğal afetlerin yüzde 85'i meteoroloji kaynaklı. Ama hemen hiçbir kurumda meteoroloji mühendisi yok. Böyle olunca da, kara ve tren yollarından kent planlamasına tüm yatırımlar bu bilim dalı yok sayılarak yapılıyor.

Meteoroloji mi; o da ne?
Muzaffer Özkurt
Jeoloji, jeofizik gibi bilim dalları 17 Ağustos depremi sonrası tanındı. Meteoroloji ise halen televizyon haberlerinin arkasındaki "hava durumu" bölümlerini aşabilmiş değil. Türkiye'deki doğal afetlerin yüzde 85'i meteorolojik kaynaklı olmasına karşın, ne Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'nda, ne de Afet İşleri Genel Müdürlüğü'nde tek bir meteoroloji mühendisi yok.
Oysa, deprem kuşağında bulunan Türkiye'de doğal afet riski depremle sınırlı değil. Aksine, doğal afetlerin yüzde 85'i meteoroloji kaynaklı doğal afetler. Meteoroloji Mühendisleri Odası Genel Başkanı Çetin Gül, bu konu ile ilgili pek çok yazışmalarda bulundukları halde meteoroloji biliminin önemsenmemesinden yakınıyor. Doğal afetlerin bir kaçı hariç hepsinin meteoroloji kaynaklı olduğunu belirten Gül, bunu çeşitli kurumlarla yaptıkları görüşmelerde dile getirdiklerini ancak bir sonuç alamadıklarını söylüyor.
"Bizim alanımıza ilişkin hiçbir bilim ve devlet politikası geliştirilmedi. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile Afet İşleri Gene Müdürlüğü'nde bir tane meteorolji mühendisi yok. Bunun yanında Afet İşleri Genel Müdürlüğü'nün yasal mevzuatında afetlere ilişkin araştırma yapılmasına dair hiçbir hüküm yok. Sadece afet olduktan sonra yardım götürme gibi bir görev biçilmiş" diyen Gül, Türkiye'de sürekli taşkınların olduğunu ve bu taşkınların baksları, viyadükleri ve köprüleri yıktığını belirtiyor.
"Karayolları Müdürlüğü'nde, ulaştırmada da meteoroloji mühendisi çalışmıyor. Çabalarımıza ve söylemlerimize rağmen bu konuda çağdaş ülkelerden geriyiz" diye konuşan Gül, Afet İşleri Eski Genel Müdür Ruçan Yılmaz'ın kendilerine hak verdiğini, Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü'ne Çarşamba'da yaşanan su baskını sonrası yazı yazdıklarını ancak bakanlığın meteoroloji mühendisi çalıştırmak istemediğini belirtiyor.
Meteoroloji her alanda gerekli
Gül, sözlerini şöyle sürdürüyor: "İller Bankası'nın su ile ilgili çalışmaları var. Meteoloji mühendisleri ulaştırma, bayındırlığa bağlı yapı işleri, afet işlerinde çalışmalı. Tarım Bakanlığın'da mühendis çalıştırılmıyor ama don ve kuraklık afet değil mi? Tarım alanlarında su taşkınları var. Çevre Bakanlığı'nda yok denecek kadar az çalışan arkadaşımız var. Bunun sayısı bir ikiyi geçmiyor. Tükiye'nin enerj krizi var diyorlar. Yenilenebilir enerji kaynaklarının meteoroloji ile ilgili olmasına karşın burada da çalıştırılmıyor. Bu bilim yok sayılıyor".
Belediyelerin dahi, su taşkınları nedeniyel pek çok kişi ölmesine karşın meteoroloji mühendisi çalıştırmadığını anlatan Gül, "Oysa hava kirliliği konusu, su temini, taşkınlar apartmanların boyutları şehircilik meteorolojisine göre yapılmalı. Şehir plancılığı buna göre değerlendirilmeli. Hava ve deniz limanlarında bile çalışanımız yok" diyor.
Erzincan'da yapılan demiryolunda su taşkını hesap edilmediği için döşenen 8 km'lik yolun taşkınla beraber zarar gördüğünü ve yolun tahrip olduğunu anlatan Gül, böyle bir olayın başka bir ülkede görülemeyeceğini vurguluyor. Gül, "Türkiye bürokrasisinde dogma yerleşmiş. DSİ Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nde ve Elektrik İşleri Etüt İşleri Genel İdaresi dışında meteoroloji mühendisi çalıştırılmıyor" diyor.
www.evrensel.net