Yargıya çete müdahalesi

Yargıya çete müdahalesi

Hakkındaki birçok iddiaya rağmen Erol Evcil'i bugüne kadar koruyan zırh, Evcil'in askerlikten kaçmak için aldığı sahte rapor nedeniyle yargılandığı dava sürecinde ortaya çıktı.

Yargıya çete müdahalesi
Adını "Zeytin Kralı" olarak duyuran, Türkbank ihalesine fesat karıştırdığı için yargılanan, Nesim Malki cinayetinin azmettiricisi Erol Evcil'in askerlik yapmamak için çürük raporu alması ve bu suçla ilgili yargı süreci, çetenin kollarının ne kadar uzun olduğunun göstergesi. Ancak, müdahalelere karşın Evcil için tutuklama kararı veren Askeri Hakim Yüzbaşı Necati Nalıncı hakkında açılan davalar, görevden el çektirilmesi ve tutuklanması, adeta "çetenin intikam senaryosu" gibi... Nalıncı'nın Selimiye'deki 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde yargılandığı davada ortaya çıkan belge ve ifadeler, Evcil'i koruyanların bir bölümünü ortaya çıkartıyor.
Hakkındaki birçok iddiaya rağmen uzun bir süre bir türlü yargılanamayan Erol Evcil, emekli komutandan emniyet müdürlerine, milletvekillerinden bakanlara kadar uzanan bir zırh tarafından korundu. Evcil'in de kendisini koruyan generalleri ve emniyet yetkililerini emekli olduktan sonra yüksek bir maaşla şirketinde çalıştırarak "ödüllendirdiği" öğrenildi. Bu örneklerin içerisinde en önemlisini, Emekli Tümgeneral Salim Kukul'un, şirkette en yüksek maaşı alarak ve ikinci adam olarak çalışması oluşturuyor.
Evcil, 'çürük'ler içerisinde
Aralarında zengin işadamlarının, sanatçıların bulunduğu kişilere askere gitmemeleri için sahte çürük raporları hazırlayan bir çetenin 1996 yılında ortaya çıkarılmasıyla, 'sahte çürük'lerin adı da bir bir yargıya intikal etti. Listede bulunan çok sayıda kişi pişman olduğunu söyleyip askere gitmeyi kabul ederken, bu listede yer alan bir isim, çetenin basit bir "çürük çetesi" olmadığını ortaya çıkardı. Bu isim Nesim Malki cinayetinin azmettiricisi olan Erol Evcil'di. Diğer çürükçülerle birlikte Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde yargılanan Evcil'in, hakkında gıyabi tutuklama kararı verilmesi ise Evcil'in korunması için yeni bir "çete"nin devreye girmesine sebep oldu.
Tutuklama kararının ardından bir anda ortadan kaybolan Evcil, kendisini koruyan zırh sayesinde uzun bir süre elini kolunu sallayarak dolaştı ve bir türlü yakalanamadı!
Askerlikten kurtulmak için "çizik" tabir edilen sahte ameliyat yaptıran Evcil'in ortadan kaybolması, bazı yüksek rütbeli askerler için pek hayırlı olmadı. Evcil'in "arandığı" dönemde sevgilisi Gülben Ergen'le gazetelerde boy boy fotoğrafının çıkmasına ve Bursa Emniyet Müdürlüğü'nden 5 ayrı silah için ruhsat almasına rağmen "neden yakalanamadığı", birçok soruyu beraberinde getirmişti.
Müdür koruması
Erol Evcil'le ilgili gelişmeler, öncelikle dönemin Bursa Emniyet Müdürü Ahmet Demir'in başını yaktı! Evcil'in, Bursa Emniyet Müdürü Ahmet Demir'e 15 milyarlık hayat sigortası ve Bilkent Üniversitesi'ndeki kızına ise burs verdiğinin ortaya çıkmasıyla Erol Evcil'in neden aranıp da bulunamadığı netleşmeye başladı. Demir hakkında "Evcil'in askerlikle ilgili suçtan kaçmasına göz yumduğu" gerekçesiyle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 3 aydan 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Bunun yanı sıra, Demir'in "rüşvet aldığı" gerekçesiyle ayrı davada 4 yıldan 10 yıla kadar hapsi isteniyor. Demir, mahkemeye verdiği ifadede Evcil'den para almasını şu sözlerle açıklamaya çalışıyor: "Yusuf İlhan (eski Bursa Emniyet Müdür Yardımcısı) ve Erol Evcil, kızımın Bilkent Üniversitesi'ni kazandığını duyunca burs vermek istediklerini söyledi. Ben önce bunun kabul etmedim. Ancak Yusuf İlhan, beni ikna etti ve ben de kabul ettim."
Ancak Demir'in marifetleri bunlarla da sınırlı değil. Gazino, bar, pavyonlardan emniyet teşkilatına bağış adı altında para topladığı ortaya çıkan Demir'in en büyük marifetinin ise, "Tefeci Nesim Malki'nin borç ve alacak kayıtlarını içeren defteri yok ederek, Cavit Çağlar'ın da aralarında bulunduğu işadamlarını kurtarması" olduğu belirtiliyor.
Demirel serbest bırakılmasını istedi
Askerlikten kaçmak için sahte rapor alan Erol Evcil hakkında gıyabi tutuklama kararı veren Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin kıdemli hakimi Yüzbaşı Necati Nalıncı hakkında, bu kararın ardından 4 görevi suiistimal, 1 görevi ihmal ile 1 de irtikaba ikna suretiyle eksik teşebbüs davası açıldı. 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi ve Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi'nde davasına baktığı kişilerden menfaat sağladığı gerekçesiyle yargılanan Nalıncı, bu davalarda Evcil'i koruyan güçlerin kendisini de cezalandırdığını anlatıyor.
Erol Evcil hakkında tutuklama kararı vermesinin ardından başta Yarbay Nihat Demirel'le ters düştüğüne ifadelerinde yer veren Nalıncı, Evcil'i tahliye etmediği için aralarındaki iplerin koptuğunu söylüyor. Nalıncı, Evcil'in gıyabi tutuklu olarak aranıp bulunamadığı dönemlerde Yarbay Nihat Demirel'in yanına gelerek kendisine Evcil'in gelip teslim olacağını, ama hemen ifadesini alıp tahliye etmesini, aksi halde sıkıntıya düşeceğini söylediğini anlatıyor.
Yarbay Demirel'in, Evcil'in İspanya'da banka kuracağını, cezaevinde bir gün kalmasının bile onun sonu olacağını, gidip Gölcük'e teslim olmak istediğini, orada onun rahat etmesini sağlayacağını, İstanbul'a kendisini getirmeden bu işleri halletmesi gerektiğini, basının duruşmalara alınmamasını, kimsenin haberi olmamasını, Evcil şirketlerinde çok sayıda emekli komutanın, milletvekilinin, bakanın bulunduğunu söylediğini de anlatıyor Nalıncı. Yarbay Nihat Demirel'in bu talebini geri çevirdiğini belirten Nalıncı, nihayet Evcil'in 1997 yılı şubatında Gölcük'te askeri savcılığa teslim olduğuna yer veriyor ifadesinde.
Pek çok kişi aradı
Bu olaydan sonra hayatının tamamen kabusa dönüştüğünü söyleyen Hakim Yüzbaşı Necati Nalıncı ifadesinde, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı'ndan Kurmay Kd. Albay Cengiz Toraman'ın kendisini aradığını Evcil'in tahliye edilmesini, suçu olmadığını söylediğini anlatıyor. Ayrıca Evcil'in serbest bırakılması için Futbol Federasyonu eski Başkanı Mustafa Kemal Ulusoy tarafından ziyaret edildiğini, bu olaydan birkaç gün sonra Alaattin Çakıcı olduğunu iddia eden birinin kendisini aradığını da dile getiriyor. Bütün bu yaşananlar üzerine Hakim İhsan Nuri Tezel'i arayıp "Başıma bir şey gelirse bu işin takipçisi ol" dediğine de ifadesinde yer veriyor Nalıncı. Kendini arayıp Evcil'i serbest bırakmasını isteyenlerin listesinde Emekli Kuvvet Komutanı Vural Beyazıt'ında bulunduğu Nalıncı'nın ifadesinde görülüyor. Nalıncı'nın mahkemeye sunduğu ifadede, daha pek çok "yetkili" ve "ünlü" ismin adı Evcil'i koruyanlar arasında geçiyor.
Neden Gölcük'e teslim oldu?
Hakkında gıyabi tutuklama kararı verilmesinden sonra, bir yıl ortadan kaybolan Evcil'in 1997 yılının şubat ayında teslim olması ise herkesi şaşırtan bir gelişme oldu.
Evcil'in kendisi hakkında tutuklama kararı veren Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi yerine, Gölcük Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne teslim olması önemli bir ayrıntıyı oluşturuyor. Çünkü Evcil'i askerlikten, belki de hapisten kurtulmasını sağlayacak olan Yarbay Nihat Demirel, o dönemde Gölcük Donanma Komutanlığı Adli Müşavirliği görevini yürütüyor. Yarbay Demirel'in eşi de 1996 yılında yani Evcil'in ortada olmadığı dönemde Evcil'in sigorta şirketinde çalışmaya başlamış. Hakim kararıyla Evcil'in Kasımpaşa Askeri Cezaevi'ne nakledilmesinden sonra da Demirel, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi Adli Müşaviri olmuş.
Evcil'i serbest bıraktı
Yarbay Demirel'in "Kardeşim" diye adlandırdığı Erol Evcil'e yaptığı iyilikler bununla da sınırlı kalmıyor. Çünkü askerlik yapmamak için sahte çürük raporu almaktan tutuklu olarak yargılanan Evcil için, Yarbay Demirel bir sürpriz hazırlıyordu. Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi Adli Müşaviri olan Demirel 25 Mart 1997 tarihinde tutuklu yargılanan Evcil hakkında tahliye kararı çıkması halinde serbest bırakılmasını söyleyen bir yazı gönderdi Kasımpaşa Askeri Ceza ve Tutukevi müdürüne.
Erol Evcil'in tahliye edilmesi halinde serbest bırakılmamasını, kendilerine teslim edilmesini söyleyen bir yazıyı da Mudanya Askerlik Şubesi gönderdi. Adli yönden Yarbay Demirel'e bağlı olan Kasımpaşa Askeri Ceza ve Tutukevi müdürüne giden bu yazılar sonrasında Mudanya Askerlik Şubesi 11 Nisan günü tahliye edilen Erol Evcil'i boşuna bekledi.
Çünkü Yarbay Demirel'in yazısıyla serbest bırakılan Evcil çoktan yurtdışına çıkmıştı. Eğer o dönemde Evcil, Mudanya Askerlik Şubesi'nin talep ettiği gibi askere alınmış olsaydı, Malki cinayetine karıştığı ortaya çıktığı anda suçu ağır cezalık bir suç olduğundan askerliği askıya alınacak ve hemen hapse atılacaktı.
Bunların ortaya çıkmasından sonra görevi kötüye kullanmaktan Yarbay Nihat Demirel hakkında 1 yıl 2 ay hapis ve 3 ay 22 gün memuriyetten men cezasına çarptırıldı. Askerlikten kaçmak isteyen ülkücü mafya liderlerine yardımı borç bilen Yarbay Nihat Demirel'in Abdi İpekçi cinayeti, papa suikasti olaylarına adı karışan Oral Çelik'le de görüşüyor. Oral Çelik'le görüştüğünü kabul eden Yarbay Nihat Demirel, "Ayaküstü bir görüşme yaptım. Askerlik sorunu olduğunu söyledi. Normal şartlarda askere gitmesi gerektiğini söyledim" diye savunuyor kendini.
www.evrensel.net