Esenyurt'ta okul çilesi

Okulları hasarlı olduğu için geçici olarak Esenyurt Lisesi'ne aktarılan İncirtepe Lisesi öğrencileri, her gün 2-3 saat yürümek zorunda kalıyorlar.

Esenyurt'ta okul çilesi
Özlem Dinler
17 Ağustos Marmara Depremi'nde hasar gören Esenyurt İncirtepe Lisesi zamanında onarılıp yeni eğitim-öğretim dönemine yetiştirilmeyince, öğrenciler için çileli günler başladı. Okullarının hasarlı olması nedeniyle geçici olarak Esenyurt Lisesi'ne aktarılan İncirtepe Lisesi öğrencileri, eğitimlerine devam edebilmek için birçok sorunla boğuşmak zorunda kalıyorlar. Öğrencilerin sorunlarının başında ise yeni okullarının evlerine uzak olmasından kaynaklı ulaşım problemi geliyor.
Paraları olmadığı için otobüs ve münibüslere binemediklerini söyleyen öğrenciler, "Akşamın karanlığında evlerimize varmak için en az 1 saat yürüyoruz. Esenyurt caddelerinde ve sokaklarında ne aydınlatma ışıkları ne de üst geçitler var. Evimize giderken hep ezilme ya da saldırıya uğrama korkusu taşıyoruz" diyorlar. Esenyurt Belediyesi'nden iki kez servis talebinde bulundukları belirten öğrenciler, her defasında da reddedildiklerini aktarıyorlar.
Belediyeden cevap yok
Konuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz, Esenyurt Lisesi'ne aktarılan İncirtepe Lisesi 2. sınıf öğrencisi Suat Çelik, depremde hasar gören okullarında şimdiye kadar hiçbir çalışma yapılmadığına dikkat çekti. Okullarının kapalı olması nedeniyle 300 öğrencinin Esenyurt Lisesi'ne gönderildiğini kaydeden Çelik, yığılma nedeniyle öğretmenlerin de yetersiz kaldığını belirtti. Saat 13.30'da derse alındıklarını kaydeden Çelik, yaşadıkları sıkıntıları şöyle anlattı: "Akşam 18.30'da okuldan çıkıyoruz. Okuldan çıktığımızda hava kararmış oluyor. Karanlık sokaklarda 'Başımıza bir şey gelir mi' korkusuyla en az 1 saat yürüyoruz. İki kez belediyeden yardım istedik. Ama olumlu bir yanıt alamadık. Ayrıca, okulumuzda hiçbir sosyal faaliyet olmadığı için Esenyurt Kültür Merkezi sorumlusu Mehmet Gümüş ile görüştük. Gümüş'ten, okulumuz için ücretsiz folklor, tiyatro ve müzik öğretmeni görevlendirmesini istedik."
Bir öğrenciye araba çarptı
Aynı sorunları yaşayan bir başka öğrenci ise Figen Özgüroğlu. Esenyurt Lisesi'nin evine uzak olduğunu söyleyen Özgüroğlu, parası olmadığı için evine yürüyerek bir buçuk saatte gittiğini anlattı. Özellikle kız öğrencilerin karanlıkta evlerine gitmekten korktuklarını vurgulayan Özgüroğlu, bir arkadaşlarına akşam eve giderken araba çarptığını belirterek, yaklaşan kışla birlikte işlerinin daha da zorlaşacağına dikkat çekti. Öğrenciler, şimdi belediyenin ulaşım sorununa çözüm bulmasını bekliyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Kışlalı, üniversitesinde anıldı
Gazeteci Yazar Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, ölümünün 1. yıldönümünde öğretim görevlisi olarak görev yaptığı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi önünde düzenlenen bir törenle anıldı.
Kışlalı'nın anısına saygı duruşu ile başlayan törende öğrenciler adına yapılan konuşmada, öğrencilerinin Kışlalı'nın Atatürkçü, laik, demokrat düşüncelerine sadık kalacağı ve mücadelesini sürdüreceği belirtildi. Dekan Yardımcısı Asker Karteli de yaptığı konuşmada, hukuk devleti ve laikliği kendilerine ayakbağı olarak görenlerin Kışlalı'yı katlettiğini söyleyerek, demokrasi ve aydınlanma için Kışlalı, Uğur Mumcu ve Bahriye Üçok'u şehit veren İletişim Fakültesi'nin aydınlık yoluna devam edeceğini belirtti. Rektör Vekili Ramazan Aslan da konuşmasında cumhuriyete ve Atatürk Devrimlerine sahip çıkmaktan vazgeçmeyen İletişim Fakültesi'nin büyük değerlerini kaybettiğini kaydederek, bu değerlere ancak eserlerini okumak, iyi öğrenmek ve Türkiye'nin temsili olarak taşıyarak sahip çıkılabileceğini söyledi.
Konuşmaların ardından öğrenciler "Ahmet Taner Kışlalı aramızda" sloganları ile, Ahmet Taner Kışlalı Sanatevi'ne yürüdüler. Burada da Nilüfer Kışlalı tarafından Kışlalı Büstü açılışı yapıldı. Kışlalı'yı anma etkinlikleri bugün saat 9.30'da evinin önünde, saat 13.30'da da mezarı başında yapılacak olan törenlerle devam edecek.
Ölümünün üzerinden bir yıl geçti
Arabasına konulan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybeden Gazeteci-Yazar Ahmet Taner Kışlalı'nın ölümünün üzerinden bir yıl geçti.
Kışlalı'nın ölümünün ardından, her faili meçhul cinayetin ardından olduğu gibi yine ilk olarak gözler İran'a çevrildi. Daha sonra başlatılan Umut operasyonu çerçevesinde ise ortaya bir çok sanık çıkartıldı. Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ardından sanıklar hakkında dava açıldı. Davanın iddianamesinde, Ferhan Özmen, Necdet Yüksel, Hakkı Selçuk Şanlı, Yusuf Karakuş, Muzaffer Dağdeviren, Abdülhamit Çelik, Rüştü Aytufan, Fatih Aydın, Hasan Kılıç ve Mehmet Şahin'in, idam cezasına çarptırılmaları istendi. İki kişi hakkında 22 yıl 6'şar aydan az olmamak üzere ağır hapis cezası istenen iddianamede, 4 kişi hakkında da 15'er yıldan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi. 5 kişinin de 4 yıl 6'şar aydan 7 yıl 6'şar aya kadar ağır hapisle cezalandırılması istendi. Ankara DGM, sanık Oğuz Demir hakkındaki soruşturmasını ise sürdürüyor. Mahkemede ilk ifadeleri alınan sanıklar, Kışlalı cinayetini işlediklerine ilişkin ifadelerin gözaltında polis baskısı ile alındığını söylediler. "Umut Davası"nın görülmesine, 27 Ekim 2000 günü Ankara 2 No'lu DGM'de devam edilecek.
www.evrensel.net