Nablus

Nablus'ta büyük direniş

İsrail birlikleri ve Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları şiddetleniyor. Silahlı yerleşimciler, Nablus'ta büyük bir halk direnişiyle karşılaştı.

Nablus'ta büyük direniş
Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinde imzalanan Filistin-İsrail "ateşkes" anlaşması, işgal altındaki topraklarda yaşanan İsrail terörünü durdurmak bir yana, daha da artırdı. İsrailli asker ve yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları, uluslararası medyanın büyük bir çarpıtma kampanyası eşliğinde yürütülüyor. Yaser Arafat yönetiminin halkı İsrail terörü karşısında yalnız bıraktığı ortamda, bu çarpıtmalar, Filistinlileri sindirme çabasına vesile yapılıyor.
Mülteci kampına saldırdılar
İşgal altındaki topraklarda son günlerin en şiddetli İsrail saldırısı, önceki gün yaşandı. Nablus kentinde, askeri cip eşliğinde bir otobüsle yerleşim yerlerinden yola çıkan silahlı Yahudi yerleşimciler, Askar Mülteci Kampı'na yaylım ateş açtılar. Cebal El Şemali (Eval Dağı) bölgesinden düzenlenen bu ilk saldırı sırasında, 34 yaşındaki Filistinli mülteci Zahi Arda karnından vurularak yaşamını yitirdi. Fanatik Yahudi yerleşimcilerin saldırısında çok sayıda mülteci de yaralandı.
Tanzim milisleri yardıma geldi
Filistinliler, yerleşimcilerin ordu desteğiyle düzenlediği saldırıya karşı kahramanca direndiler. El-Fetih'e bağlı Tanzim milisleri liderliğindeki silahlı Filistin gençleri, birçok noktadan karşı saldırıya geçerek, saldırganların mevzilerini kuşattılar. Böylesi bir direniş beklemeyen Yahudi yerleşimciler ve askerler, uzun süre köşeye sıkışmış bir halde yardım bekledi. Filistinlilerin ateşi ile bir Yahudi yerleşimci ölürken, 15'i yaralandı.
7 saatlik direniş
Filistinlilerin karşı saldırısına yanıt, İsrail tankları, saldırı helikopterleri ve zırhlı araçlarla geldi. Hava destekli İsrail saldırısına karşı direnen Filistinliler, 7 saat boyunca orduya zor anlar yaşattılar. Silahlı direniş sırasında bir İsrail helikopteri isabet alarak geri çekilmek zorunda kaldı.
Yoğun İsrail ateşi nedeniyle, Züheyr El Kardah adlı Filistinli milis yaşamını yitirirken, 17 Filistinli de yaralandı. Yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu belirtiliyor.
Bu ölümlerle birlikte, 22 gündür süren İsrail katliamlarında yaşamını yitiren Filistinli sayısı 110'u aştı.
Medya devrede
Uluslararası haber ajansları, CNN gibi Amerikan televizyonları ve tekelci medya kuruluşları, Nablus direnişini tamamen tersine çevirerek duyurmakta sakınca görmediler. Ajanslar, "Filistinlilerin ateşi üzerine Nablus civarında mahsur kalan Yahudi yerleşimciler" gibi ifadeler kullanırken, bazı gazeteler daha da ileri gitti. İngiliz Daily Telegraph gazetesi, mülteci kampına saldıran Yahudi yerleşimcileri masum göstererek, onların "pikniğe giden bir grup İsrailli yerleşimci" olduğunu yazdı. Gazetenin haberinde şöyle denildi: "Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 40 kişilik yerleşimci grubu, Nablus'u tepeden gören Ebal Dağı'na kır yürüyüşüne çıktılar. Piknikçilerin, böylesi bir gerginlik anında bu kadar duyarlı bir bölgede ne aradıkları öğrenilemedi."
Gazeteye göre, "Nablus manzarasını seyretmeye" çıkan yerleşimciler, şehrin eteklerindeki Askar mülteci kampından saldırıya uğradı.
İsrail'de yayınlanan Ha'aretz gazetesi de, olayların, Filistinlilerin bir "gezi otobüsü"ne ateş açmasıyla başladığını yazdı.
Ordunun ipleri salındı
Yerleşimcilerin saldırısı böylece ters çevrilirken, İsrail yönetimi olaylar üzerine yaptığı açıklamada, saldırıların yoğunlaşarak süreceği mesajını verdi. Başbakan Ehud Barak, "İsrail ordusu her türlü önlemi almakta artık serbesttir" diye konuştu. Barak'ın "Nablus olaylarına misilleme için bazı askeri opsiyonları değerlendirdiği" belirtildi.
Nazi planı gündemde
Barak ve kurmaylarının, ABD'nin işbirliği ile, Filistin topraklarını tamamen yalıtmayı hedefleyen bir plan üzerinde durduğu kaydediliyor. Filistin halkının haklarının ağır bir ihlali anlamına gelen planın, "İsrail güvenliğinin gereği" olduğu açıklandı. Plan uygulanırsa, tüm Filistin yerleşim birimlerinin etrafı dikenli tellerle çevrilerek birer toplama kampına dönüştürülecek.
Beytüllahim'de 'meçhul' patlama
Öte yandan, önceki gün Beytüllahim kentindeki Filistin Güvenlik Karargâhı'nda "meçhul" bir patlama meydana geldi. Patlamada 2 Filistinli asker öldü, 8 asker de yaralandı. Olayın, İsrail gizli servisleri tarafından düzenlenen bir bombalama eylemi olduğu tahmin ediliyor. İsrail devlet televizyonu ise, önceki geceki haberlerinde "Filistinlilerin İsrail'e saldırmak için hazırladıkları bir bombanın ellerinde patladığını" iddia etti.
Bombalamanın ardından Beytüllahim halkı sokaklara döküldü. Binlerce Filistinlinin birkaç dakika içinde bir araya gelmesinin ardından, bölgedeki İsrail askeri mevzilerine doğru yürüyüş başladı. Askerler, üzerlerine yağan taşlara ateş açarak karşılık verdiler. İsrail ateşinde 10 kişi yaralandı.
Filistin yönetimi ise, bütün bu olanların ardından "halkı yatıştırmak" adına yaptığı açıklamada, patlamanın "karargâh mutfağındaki gaz sızıntısından meydana geldiğini" iddia etti.
Önceki gün Gazze, El-Halil ve Ramallah'ta da, binlerce Filistinlinin katıldığı protesto yürüyüşleri yapıldı.
Öfke Günleri'ne fren
Filistin Özerk Yönetimi, İntifada'nın liderliğini yapan El-Fetih milislerine emir vererek, İsrail ordu noktalarından uzak durulmasını istedi. Yönetimin emrinde, bugün ve yarın düzenlenecek "Öfke Günleri" eylemlerinin "barışçıl yürüyüşler" şeklinde geçmesi istendi.
www.evrensel.net