Hükümette yeni kriz sinyalleri

Son bir haftadır ülkede ve dünyada yoğun gelişmeler yaşanırken, TBMM ise başkanlık seçimlerine kilitlenmiş durumda.

Hükümette yeni kriz sinyalleri
Sultan Özer
Son bir haftadır ülkede ve dünyada yoğun gelişmeler yaşanırken, TBMM ise başkanlık seçimlerine kilitlenmiş durumda. Gruplarla, parti liderleriyle, milletvekilleriyle birebir pazarlıklar, kulis çalışmaları yoğunlaşırken, yarın yapılacak olan üçüncü turda MHP'nin adayı Ömer İzgi ile ANAP'ın adayı Murat Başesgioğlu yarışacak. Başbakan Bülent Ecevit'in "Koalisyon adabı ve uyum gereği" MHP'ye desteklediklerini açıklayıp, ANAP'ın da aday çıkarmamasını ima etmesine karşın, Başesgioğlu'nun FP ve DYP'nin de desteğini alarak kazanması durumunda yeni bir hükümet krizinin sinyalleri de veriliyor.
İçtüzük çiğnendi
1 Ekim'deki açılışın ardından yeni başkanını belirlemek üzere çalışmalarına 10 gün ara veren TBMM, 12 Ekim'de TBMM Başkanlığı'nın ilk iki tur seçimleriyle yeniden çalışmalarına başladı. Meclis İçtüzüğü'nün 10'uncu maddesi ikinci fıkrasında "siyasi parti gruplarının başkanlık için aday gösteremeyeceği" belirtilmesine rağmen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partilerinin adayının Ömer İzgi olduğunu açıkladı. Yine İçtüzük'e aykırı olarak, ANAP, FP ve DYP'de de parti adayları olarak belli isimler ön plana çıkarıldı, hatta parti yöneticilerinin ve liderlerinin görüşünü de alarak aday olduğunu açıklayan DYP Milletvekili Bekir Aksoy, genel başkanları Çiller'in tarafsız olmadığı iddiasıyla adaylıktan çekildi.
DSP MHP'ye koltuk değneği
TBMM'deki tüm partilerden bir ya da birden fazla adayın çıkmasına rağmen, DSP'de Genel Başkanları Bülent Ecevit'ten işaret gelmemesi nedeniyle herhangi bir aday çıkmadı. Meclis'in açılışından sonra ilk grup toplantısını ilk iki tur seçimlerin yapıldığı gün toplayan Başbakan Bülent Ecevit'in, partilerinden aday çıkmamasını, "İlginçtir kimse adaylığını koymadı. Oysa benim en küçük bir telkinim olmamıştı. Demek ki hepimiz aynı frekansta düşünüyoruz. Bu, parti içindeki uyumu gösteriyor" diye açıklama yapması, kimseye inandırıcı gelmedi. Kulislerde DSP'nin MHP ile anlaştığı ve tam destek vereceği ve bunun için aday çıkarmadığı konuşulurken, Ecevit'in grup toplantısındaki açıklaması bu söylentiyi doğruladı. Bugüne kadar olduğu gibi, TBMM Başkanlık seçiminde de MHP'ye açık destek veren Başbakan Bülent Ecevit, "Koalisyonun kuruluşundan beri uyum içinde çalıştığını, Başbakanlık'ın baştan beri DSP'de olduğunu, bir önceki dönem Meclis Başkanlığı'nın ANAP'ta olması nedeniyle bu kez MHP'den bir başkanın seçilmesinin daha uygun olacağını" söylerken, Yılmaz'a da 'Koalisyon adabı ve uyum gereği' adayını çekmesi mesajı vermiş oldu.
ANAP ise TBMM Başkanlığı'nı almak için ısrarlı tavrını sürdürdü. "Mesut Yılmaz'ın adayı" olarak nitelendirilen ANAP'ın milliyetçi adayı Murat Başesgioğlu'nun yanı sıra, Yılmaz Karakoyunlu ve Ertuğrul Yalçınbayır da aday oldu. Üç aday arasında ANAP'ın şansı azalırken, Yılmaz çare olarak ilk turda "az oy alanın çekilmesini" önerdi. Ancak gerek DYP gerekse FP, ilk turda ANAP içinde daha "milliyetçi", "radikal" gördükleri Murat Başesgioğlu'na destek vererek yarıştan çekilmesini önlediler. Böylece ilk turda 80 oy alan Yılmaz Karakoyunlu ikinci tura katılmazken, Yalçınbayır ikinci tur seçimlerine de katıldı. Ancak, "oyların bölüneceği" yönündeki baskılara daha fazla dayanamayan Yalçınbayır da geçtiğimiz cuma günü çekildiğini açıkladı. FP ise ikinci turda kendi adayı olan İsmail Alptekin'i desteklerken, kendi adayının şansı olmadığı için parti olarak Murat Başesgioğlu'nu destekleme kararı da aldı.
DSP'nin tam desteğini alamayan, ancak alsa bile adayının seçilmesine yetecek oy oranını yakalayamayan MHP ise pazarlık görüşmelerini hızlandırdı. TBMM Başkanlığı, MHP için bir yandan prestij meselesi olurken, bir yandan da Öcalan'in idamı sorunu nedeniyle tabanından aldığı tepkiyi yumuşatma, 5 Kasım'da yapacağı kongresine TBMM Başkanlığı'nı almış parti olarak gitme kaygısı nedeniyle önemli. Bu nedenle de milletvekilleriyle, bakanlarıyla tüm yöneticileriyle MHP, kendini tamamen başkanlık seçimlerine endekslemiş durumda. Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ün, "ANAP'ın desteğinin gerek vefa borcu gerekse koalisyonun devam gereği" zorunlu olduğu sözleri de pazarlıkların boyutunu gösterirken, kulislerde Yılmaz'ın hükümetin devamını tehlikeye sokmamak için son anda bir grup milletvekilinin oyunu MHP'nin adayına kaydırabileceği konuşuluyor.
FP'nin Başesgioğlu'na desteğinin kesinleşmesinden sonra kilit duruma gelen DYP'de ise durum henüz net değil. DYP'li milletvekillerinden bir kısmının, daha radikal gördükleri Başesgioğlu'nu destekleyecekleri söylenirken, pazarlıkla desteğin MHP'ye de kayabileceği ifade ediliyor. Tansu Çiller ise şimdilik "Bu bir demokrasi yarışıdır" dese de, pazarlığa açık olduğu mesajı veriyor.
TBMM Başkanlığı için yarın yapılacak üçüncü tur seçimlere ANAP'tan Murat Başesgioğlu, MHP'den Ömer İzgi, DYP'den Turan Güven, FP'den İsmail Alptekin ve Bağımsız Milletvekili Mail Büyükerman katılacak. Milletvekillerin salt çoğunluğu olan 267 oyun aranacağı bu turda da adayların 267 oyu alamaması durumunda 18 Ekim Çarşamba günü yapılacak olan dördüncü turda en çok oy alan aday seçilecek.
www.evrensel.net