Kıskaç genelgesine tepki

Kıskaç genelgesine tepki

TİS süreci devam ederken, İçişleri Bakanlığı'nın bir genelgeyle, IMF'nin belirlediği orandan fazla zam yapan belediye başkanları hakkında soruşturma açılmasını istemesi tepkiyle karşılandı.

Kıskaç genelgesine tepki
İçişleri Bakanlığı tarafından valiliklere gönderileren ve toplu iş sözleşmelerinde işçi ücretlerine IMF tarafından öngörülenden fazla zam yapan belediye başkanları ile memur statüsündeki kamu emekçileriyle toplusözleşme imzalayan belediye başkanları hakkında soruşturma açılması istenen genelgeye, Belediye-İş Sendikası'ndan tepki geldi.
Belediye-İş Sendikası Genel Sekreteri Ali Başdemir, İçişleri Bakanlığı'nın kendi görüşünü dayandırdığı 6772 sayılı kanunun yalnızca 112 günlük ikramiyeyi kapsadığını, bu kanunun toplu iş sözleşmesiyle hiçbir ilgisinin olmadığını hatırlattı.
Genelgeyi hazırlayanların önce kendilerine bakmaları gerektiğini söyleyen Başdemir, "Sözleşme imzalamak hangi yasaya aykırı merak ediyorum" dedi. Genelgede ileri sürülenlerin ve soruşturmaların hiçbir geçerliliği olmadığını dile getiren Başdemir, caydırmaya yönelik politikalarla sözleşmelerin engelenemeyeceğini ifade etti.
Belediye-İş Sendikası Toplu İş Sözleşmesi Daire Başkanı Nihat Ayçicek ise Bakanlar Kurulu tarafından 6772 sayılı yasa ile belirlenen ikramiye tavanının 112 gün olduğunu belirterek, belediyelerin bunun dışına çıktıklarını düşünmediğini ifade etti. Kamu emekçilerinin, ILO ve uluslararası sözleşmeler gereği sözleşme imzalamaya haklarının olduğunu söyleyen Ayçiçek, Türkiye'nin yasal düzenlemeleri yapıp bu durumu aşması gerektiğini belirtti. Kamu emekçileriyle sözleşme imzalayan belediyelerede teşekkür eden Ayçiçek, böyle bir genelgenin yayınlamasının, açıktan politikalarını hayata geçiremeyen hükümetin, IMF'nin acı reçete ve talimatlarını uygulamak için çirkin politikalarını allayıp pullayıp çalışanların karşısına çıkarmak istediğini söyledi.
Kamu çalışanlarının ve tüm işçi kesimlerinin bu dayatmalara hayır diyecek gücü ve kuvvetinin olduğunu belirten Ayçiçek, yüzde 25'lik oranlara itibar etmediklerini, bundan sonra da daha iyi yaşam koşulları için uğraşlarının süreceğini ifade etti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Emekçiler 'zorunlu tasarruf'larını istedi
İşçi ve emekçiler, 3147 sayılı Çalışanları Tasarrufa Teşvik Hesabı Kanunu uyarınca 12 yıldır ücretlerinden 'zorunlu' kesintilerin artık geri ödenmesini istiyor.
1988 yılından beri yapılan kesintilere uygulanan nema oranı 10 yılda 14 kat artarken enflasyon 72, dolar 300, hazine bonosu da 427 kat arttı.
Zorunlu tasarruf uygulaması haziran ayında İşsizlik Sigortası Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin ardından kaldırıldı, ancak fondaki paranın hak sahiplerine geri ödemesine ilişkin herhangi bir plan açıklanmadı.
Kesintilerin piyasa faizi altında nemalandırılması sonucu her çalışanın ortalama 1,6 milyar kaybı olduğunu belirten emekçiler, dün yaptıkları eylemlerle hesaplarındaki paranın dökümünü istediler. Emek Platformu Başkanlar Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda çeşitli illerde Ziraat Bankası önünde eylem yapan emekçiler, hükümeti istifaya çağırdı.
Ankara Emek Platformu'na bağlı örgütlere üye 250 kişi dün Ziraat Bankası Kızılay Şubesi'nin önünde toplanarak, "Emek düşmanı hükümet istifa", "Zorunlu tasarruflar gasp edilemez", "Direne direne kazanacağız", "Tasarruflar hakkımız, söke söke alırız" sloganlarını attı.
Burada bir açıklama yapan KESK MYK Üyesi Hasan Hayır, hükümetin Meclis iradesini bile atlayarak Cottarelli'nin bütün isteklerini harfiyen yerine getirdiğini söyleyerek, verilecek dilekçelerle çalışanların birikimlerinin akıbetini soracaklarını kaydetti. Dilekçelerle, iç ve dış borç faiz ödemelerinde gösterilen hassasiyetin, çalışanların sorunlarının çözülmesi konusunda da gösterilip gösterilmediğini öğreneceklerini belirten Hayır, kendi çıkardığı hazine bonolarına yüzde 135 faiz uygulayan hükümetin, çalışanın tasarrufuna yüzde 3 gibi komik bir faiz ödediğini ifade etti. Hayır, "Hükümet bu uygulamalara devam ettikçe biz emekçiler daha kitlesel bir mücadele programına başlayacağız. Ne KHK'lar ne de grev iptalleri bizim bu mücadelemizi engelleyemeyecek" dedi.
Çalışanlar daha sonra, işyerlerinden topladıkları dilekçeleri, gruplar halinde banka yetkililerine teslim ettiler.
Eskişehir
Eskişehir Emek Platformu üyeleri, dün Ziraat Bankası Merkez Şubesi'ne giderek, zorunlu tasarrufların dökümünü istedi. Örgüt yöneticileri üyelerinin dilekçelerini Ziraat Bankası yetkililerine verdi. Ziraat Bankası önünde kısa bir açıklama yapan Emek Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Akgün, her çalışanın tasarruf hesabında birikmiş olan hesabın düzenlenerek çalışanlara bildirilmesini isteyerek, "Haklarımızın takipçisi olacağız" dedi.
İzmit
KESK Kocaeli Şubeler Platformu üyesi kamu emekçileri de Ziraat Bankası önünde yaptıkları eylemle hükümeti protesto etti. 200 kişinin katıldığı eylemde, Ziraat Bankası yetkililerine 1500 dilekçe verildi. KESK Dönem Sözcüsü Nihat Değer, "Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde görülmeyen bir kesinti yapıldı. Hangi demokratik ülkede çalışanlara zorla tasarruf yaptırılır, siyasi iktidarlar çalışanlardan zorla kestikleri birikimleri gasp ederler" dedi. Eylem "Zorunlu tasarruf hakkımız gasp edilemez", "Yaşasın örgütlü mücadelemiz", "Kahrolsun IMF, yaşasın tam bağımsız Türkiye" şeklinde slogan atıldı.
Mersin
Mersin Emek Platformu'nun eylemine de yaklaşık 500 işçi ve emekçi katıldı. Polsin yoğun güvenlik önlemi aldığı eylemde kamu emekçileri zorunlu tasarruflarının derhal ödenmesini isteyerek, aksi halde eylemlerinin devam edeceğini söylediler. İşçiler eylemin ardından beşerli gruplar halinde dilekçelerini vererek eyleme son verdiler.
Tunceli/Kilis
Tunceli'de Ziraat Bankası önüne gelen Tunceli Sendikalar Platformu üyesi yüzlerce kamu emekçisi hep birlikte dilekçelerini verdiler. Kayseri'de de KESK Şubeler Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen kamu emekçileri Ziraat Bankası önünde toplanarak hesap dökümlerini isteyen dilekçeleri verdiler. Kilis'te ise, Eğitim-Sen ve BES şube yönetimleri ildeki bütün kamu emekçilerine zorunlu tasarruf fonundaki hesaplarının dökümünü isteme çağrısı yaptı.
www.evrensel.net