Turnuvadaki beraberlik sürecek

Turnuvadaki beraberlik sürecek

"İstanbul Kardeşlik ve Paylaşım İçin Futbol Turnuvası" önceki gün Alibeyköy Sayayokuşu Futbol Sahası'nda düzenlenen final maçı ve ödül töreni ile sona erdi.

Turnuvadaki beraberlik sürecek
"İstanbul Kardeşlik ve Paylaşım İçin Futbol Turnuvası" önceki gün Alibeyköy Sayayokuşu Futbol Sahası'nda düzenlenen final maçı ve ödül töreni ile sona erdi.
Haziran ayında başlayan ve 4 ay süren ilçe, bölge ve il karşılaşmalarının yapıldığı turnuvaya 230 takımla 4 bini aşkın genç katıldı. Futbolun para kazanmanın aracı haline getirildiği, futbol üzerinden fanatizmin ve rekabetçiliğin alabildiğine körüklendiği, sporun milliyetçiliğin kışkırtılmasına alet edildiği günümüzde turnuva farklı bir futbol anlayışını gençler arasında yaşatmak amacıyla organize edilmişti. 4 ay boyunca da yaşanan çeşitli aksaklıklara rağmen gençler futbolu kardeşliğin, paylaşımın bir aracı olarak ortaya koydular.
Türkiye'de amatör düzeyde bu kadar geniş kapsamlı ilk organizasyon olma niteliği taşıyan turnuvanın örgütlenmesini baştan sona gençler yaptı. Turnuvanın hazırlık aşamasında belediyelerle görüşen gençler kendilerine teknik olanakların sağlanmasını istemişlerdi. Ancak belediyelerden bu konuda fazla yardım göremeyince kendi imkanlarıyla futbol malzemelerini temin ederek, toprak sahalarda kendileri hakemlik yaparak turnuvayı gerçekleştirdiler. Turnuva kapsamında ilçelerde paneller, söyleşiler, müzik dinletileri de gerçekleştirildi. Gençler şimdi turnuvayla yakaladıkları beraberliği başka alanlara taşımayı düşünüyorlar. Turnuvaya oyuncu ve hakem olarak katılan gençlerin görüşleri ise şöyle:
Halil Akyüz (Doğuşspor- Gazi Mahallesi): Kenar semtlerdeki insanların biraraya gelip tanışması, futbol oynaması güzel birşey. Bir sürü insanla tanışıyoruz. Kendimizi geliştirebiliyoruz, değişik ortamlara girebiliyoruz. Müzik faaliyetlerinde bulunabiliyoruz. Organizasyonda çeşitli aksaklıklar olmasına rağmen turnuvanın bu aşamaya kadar gelebilmesi, ilk olduğu için daha da önemli ve güzel. Fildamı'nda yapılacak olan etkinliğin yasaklanmasını da sadece bunun yasaklanmış olması olarak değerlendirmiyorum. Barakalarda yaşayan insanların durumları belli, devletin durumu da belli. Hiçbir şekilde hiçbir sosyal faaliyette bulunamayan insanlara devlet bu şekilde de izin vermedi. Gençliği kendisine muhalefet olarak gördüğü için Fildamı'ndaki etkinliğe de izin vermedi. Biz devletin bu tutumunu kınıyoruz. Ama yine de elimizden gelen imkanlar doğrultusunda bu etkinliği düzenlediğimiz için sevinçliyiz.
Barbaros Güstal: Turnuva gerçekten güzeldi. İnsanları kahveden çıkardı. Herkes birşeyleri biraraya getirmenin peşinde. İnsanlarla birarada olmak güzel birşey. Turnuva kardeşliği ve paylaşımı gerçekleştirme hedefine ulaştı bence. Pekçok takım birbirini rakip olarak görmedi, aksine birşeyleri paylaşma kaygısı vardı.
Ecevit Erdoğan (Evrimspor, Altıngıda'dan atılan bir işçi): Turnuva bize futbolun barış ve kardeşlik için olması gerektiğini, dostluğu ve paylaşımı gösterdi. Bundan sonrasında arkadaşlarla birlikte sorunlarımıza karşı, Halkalı'nın yerel sorunlarına karşı birşeyler yapacağız. Öncülük edeceğiz. Mahallenin sorunlarıyla ilgileneceğiz.
Engin Cabbar (Evrimspor, Halkalı): İstanbul'da böyle bir organizasyonun yapılması gençler açısından çok iyi oldu. Futbol denilince akla fanatizm geliyor. Turnuva, futbolun kavga olmadığını, paylaşım için yapıldığını öğretti. Futbola daha farklı bakmaya başladık.
Cengiz Bolat (Birlikspor, lise öğrencisi): Turnuva başlarken herkesin isteği futbolun rekabetçi yönünden öte, dostluk ve dayanışma yönünün önplana çıkartılmasıydı. Ben bunun başarıldığına inanıyorum. Dostluk ve dayanışma yönünün öne çıktığına inanıyorum. Gaziosmanpaşa gençliğine katkısı açısından arkadaşlık çevremiz genişledi, herkes birbirini daha yakından tanıdı. Bu beraberliği devam ettirmek için bundan sonra turnuvalar, etkinlikler yapmayı düşünüyoruz.
Şafak Kurtaran: Turnuva sayesinde kahve ortamından kurtulduk. Fakat turnuva bittikten sonra yeniden aynı ortama döndük. Turnuvanın yapılması süreci bayağı bir faydalı oldu semt halkı için. Tüm gençleri biraraya toplamıştı, pisliklerden kurtarmıştı. Turnuva bittikten sonra ise yine aynı şey oldu, eski yaşama dönüldü. Dolayısıyla değişen bir şey olduğunu söyleyemem. Semtten 6 takım 250'ye yakın genç katılmıştı turnuvaya. Bizim amacımız zaten dostluktu, gençleri biraraya toplamaktı. Birtakım sorunlar, tartışmalar yaşandı ama onlar her yerde olur. Çok da önemli değil. Hakem olmağı zaman kendimiz hakemlik yaptık. Saha çizgilerini biz çizdik, topu, fileyi kendimiz temin ettik. İlerisi için de birşeyler yapmayı düşünüyoruz.
Ömer Türker (Turnuva hakemi, tekstil işçisi): Turnuvada elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım arkadaşlara. Böyle bir organizasyon gençler açısından gerçekten iyi oldu. Birlik beraberliği sağladı. Ben yüzlerce arkadaş tanıdım, dostluklarımız arttı. Hakemliğim boyunca kendi mahallelerine davet ettiler beni. Turnuva boyunca bazı aksaklıklar oldu. Bazı şeylere katlanmak zorunda kaldık. Sertlikler oldu. Ama elimizden geldiğince arkadaşlarla bu işe el koyduk ve turnuva boyunca elimden geleni yaptım. Belediyeler gençlere imkan tanımadılar. Final maçının çim sahada oynanması planlanıyordu ve herkes bunun için sevinçliydi. Emeğin Partisi de bu konuda elinden geleni yaptı. Ama yetkililer izin vermedi. Yetkililerin gençleri düşünmesini ve izin vermesini isterdik.
Murat Bilici (Turnuva hakemi, tekstil işçisi): Ben İstanbul Deri Çuval'da çalışyordum ama 4 ay önce işten aldım. Sendikalı olduğum için işten atıldım, biz atılınca da sendika kalmadı zaten. Bu turnuvada herkese bir görev düşüyordu. Ben de üzerime düşen görevi yapmaya çalıştım. Sarıgazi'de gözlemlediğim kadarıyla birlik beraberlik sürekli vardı. Bazı aksaklıklar vardı. Profesyonel ligde bile hakem hataları oluyor. Bizim de oldu. Ama bugüne kadar gördüklerim içinde en büyük olan turnuvaydı bu. Gördüklerimin de en güzeliydi. İstanbul'da Anadolu yakası, Avrupa yakası arasında ilk kez maç yapıldığını görüyorum. Turnuvaya emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Erdal Özcan (Birinci olan Hamidiyespor'un hocası ve kaptanı): Turnuvanın amacı hoşumuza gittiği için, gençler olarak biraraya gelip turnuvaya katıldık. Şartlar bayağı zordu. Elimizden gelen şeyleri bazen yapamadık. Hedefimiz büyüktü ama izin vermediler. Sarıgazi'de EMEP'in desteği oldu ama olanaklar sınırlıydı. Bazen maç yapmak için spot lambaları bulamadık. Elimizden gelen herşeyi yapmaya çalıştık. Gönül ister ki daha büyük ve güzel şeyler yapalım. Bizlere belediyenin, devletin yardımcı olmasını isterdik. Ama nafile. Sürekli dışlanıyoruz, her gittiğimiz yerde dışlanıyoruz. Bize yabancı muamelesi yapıyorlar. Burada bu kadar genç toplanmışız ve güzel bir iş yapıyoruz. Bunu belediyelere, farklı insanlara anlatıyoruz. Önce "evet" diyorlar sonra arkası gelmiyor. İnanıyorum ki gençlik bunun peşini bırakmayacak, biz Hamidiyespor olarak arkasını bırakmayacağız. Daha güzel şeyler için gençler olarak baskımızı koyacağız.
Atilla Taş (Şahkulu Spor): Turnuvada yapılması gereken işlerin başında panellerin ve kültürel çalışmaların yoğunlukta olmasını sağlamak geliyordu. Turnuvanın benim için en önemli yanı da buydu. Günümüzde politikanın sporun içine girmesi, yaşadığımız kirliliğin futbola yansıması gibi bir durum var. Son dönemde milli takımın, ulusal ligde yer alan takımların yurtdışında önemli başarılar elde etmesi holdinglerin ve milliyetçiliğin spora yönelmesi, bunun araç olarak kullanması gibi bir sonuç doğurdu. Turnuvanın en azından gençleri biraraya getirmesi olumluydu. Çünkü spora dönük birliktelik daha fazlaydı. İnsanlar, panellere, dinletilere çok da sıcak bakmıyorlar. Sporla birlikte bunun sağlanması iyi bir düşünceydi. Turnuvanın genel anlamda amacına ulaştığını söyleyebilirim.
Kendi takımımızdan örnek vermek gerekirse, biz ilk maçta AKM Spor'la maç yapmıştık. 3-1 yenilmiştik ama aramızda iyi bir ilişki kuruldu. O insanlarla tanıştık güzel bir arkadaşlığımız, güzel bir paylaşımımız oldu. Çünkü biz sporu insanlarla tanışmanın, onlarla birşeyler paylaşmanın bir aracı olarak görüyoruz. Üzerinden para kazanılan ve o paranın da parayı kazanan insanlara karşı kullanıldığı bir alan olarak görmüyoruz. Bu turnuvada yakalanan birlikteliğin devam etmesi için sürekli toplantıların olması gerekir. İnsanların birarada yaşaması için ortak etkinlikler, buna dönük bir program olmalı. Biz en azından AKM Spor'la ilişkimizi sürdürüyoruz. Onlar da İçerenköy'de olduğu için bu kolay oluyor. Her türlü yozlaşmaya en çok karşı olması gereken kesim gençlik olmalı. Bu noktada bundan sonra daha iyi çalışmalar olacak. Futbolda rekabetçi anlayışın yıkılması açısından turnuva boyunca bireysel olarak bir değişim geçirdiğimi söyleyebilirim. Ama bunu her takımın kavradığını düşünmüyorum. Elemelerde karşılaştığımız takım turnuvanın yapılış amacını çok iyi kavrayamamıştı. Kendi içlerinde bile çok hoş olmayan diyaloglar vardı. Onlar kazanmak için oraya gelmişlerdi. Mantıkları günümüzdeki spor mantığına daha çok uygundu. Karşısındakini yok etme mantığı. Buna karşı bizim arkadaşlarımız da tavır alıyorlardı ve bu bize zarar veriyordu. O nedenle biz de turnuvadan çekildik. Kimi takımlar turnuvanın amacını anlamış, kimileri de anlamamıştı. Bu biraz da insanların aldığı kültürden geliyordu. Bu nedenle çok yoğun bir eleştiri getirmek de doğru olmayacak. Varoşlardan gelen insanlar kahve kültürü alıyorlar, belki bu gruplarla daha fazla ilişkiye girip, onları bu yozlaşmadan kurtarmak gerekecek.
www.evrensel.net