Öfke Filistin'i sardı

Filistin halkının Kudüs'ten Batı Şeria ve Gazze'ye sıçrayan öfkesi, yeni intifada görüntüleri yaratıyor. İsrail askerlerinin kurşunlarıyla ölenlerin sayısı 17'ye, yaralananların sayısı ise 600'e yükseldi.

Öfke Filistin'i sardı
İsrail askerlerinin işgal altındaki Filistin topraklarında halka saldırıları devam ediyor. Filistinlilerin askerlere taşlı direnişi ise kurşunlarla bastırılmaya çalışılıyor. Sağlık yetkilileri, önceki gece bir Filistinlinin daha, aldığı yaralar sonucu hayatını kaybettiğini bildirdi. Böylece İsrail saldırılarıyla ölenlerin sayısı 17'ye yükseldi. Son üç gün içinde 600'den fazla Filistinli de, çoğu kurşunlarla olmak üzere, yaralandı.
Gazze'de karşılıklı ateş
İsrail askerlerinin saldırıları, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da yoğunlaşmış durumda. Görgü tanıkları, Gazze Şeridi'nin Refah kasabasında 2 Filistinlinin daha, İsrail askerlerinin ateşiyle yaralandığını söyledi. Batı Şeria'nın El Halil kentinde 200 kadar Filistinli İsrail güvenlik güçlerine taşlarla direnirken, İsrail askerleri Filistinlilere silahla yanıt verdi. Çıkan olaylarda yaralı sayısıyla ilgili bilgi edinilemedi.
Gazze Şeridi'ndeki Yahudi yerleşim birimi Netzarim ve diğer yerlerde de çatışmalar olduğu kaydedildi. Gazze'de Filistin polisi, halka katılarak İsraillilerle çatıştı. Gerçek mermilerle yapılan karşılıklı çatışma 20 dakika kadar sürdü.
İntifada görüntüleri
Önceki günkü protesto eylemleri ve çatışmalara onbinlerce Filistinlinin katılması, işgal altındaki topraklarda yeni intifada görüntüleri yaşanmasına neden oldu. Cuma günkü ölümleri protesto eden Filistinliler, İsrail askerlerine taş ve molotofkokteylleriyle saldırdılar.
İsrail vahşetini tüm dünyanın gözleri önüne seren ise, 12 yaşındaki bir çocuğun öldürülmesinin kameralarla görüntülenmesi oldu. Büyük yankı ve öfke yaratan olayda, İsrail ateşinden korunmaya çalışan bir baba-oğulun siper alma çabası ve ardından çocuğun babasının kollarında vurularak ölmesi yüz milyonlarca kişi tarafından izlendi. İlerleyen saatlerde ise, uluslararası ajansların, çocuğun "iki ateş altında kaldığını" öne sürmeye başlaması dikkat çekti.
Mescid-i Aksa'ya baskın
Filistin öfkesini sokaklara taşıran saldırının ilk kaynağı, Kudüs'teki Mescid-i Aksa idi. Cuma günü İsrail polisinin mescide baskın düzenleyip namaz kılanlara ateş açması, Müslüman halkı ayağa kaldırdı. El-Fetih Hareketi'nin ileri gelenleri, "Kudüs için savaşın başladığını" söyleyerek protestolara öncülük ettiler.
Filistin yönetimi ise, tepkilerin nereye ulaşabileceğini kestirememenin sıkıntısı içinde. Filistinli Bakan Yaser Abd-Rabbo, saldırılar üzerine yaptığı açıklamada, "İsrail ve Filistinliler arasındaki siyasi süreç kan içinde boğuluyor" diye konuştu.
İkili görüşmelerde sonuç yok
İsrail ve Filistinli yetkililer, halka kan ve ölümden başka bir şey getirmeyen söz konusu "siyasi süreç"i kurtarmak için bir araya geldiler. Cumartesi günü geç saatlerde İsrailli askeri yetkililer ve Filistin güvenlik birimleri arasında yapılan görüşmelerde, olayların nasıl önleneceği konuşuldu. Ancak henüz bir sonuca varılmış değil.
İsrail Başbakanı Ehud Barak, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ile bir telefon görüşmesi yaptı. Mübarek'i bir kez daha "arabulucu" olarak devreye sokan görüşmede, Barak'ın "Ordu olabildiğince sakin davranıyor. Ama kamu düzenini de korumak zorunda" dediği belirtildi.
Arabistan ve Türkiye'den tepki
İsrail vahşetine Suudi Arabistan ve Türkiye'den de tepki geldi. Suudi hükümeti, İsrail askerlerini "vahşi saldırganlık" ile suçlayarak, uluslararası toplumdan "kutsal bölgelerin daha iyi korunmasını" talep etti.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Sebgetullah Seydaoğlu ise, "İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yaptığı hunharca saldırıyı TBMM İnsan Hakları Komisyonu olarak şiddetle, nefretle protesto ediyoruz" dedi.
Seydaoğlu, yazılı açıklamasında, kutsal yerlere saldırının kabullenemeyeceğini belirterek, Filistinlilerin ibadet sırasında, silahsız ve savunmasız olarak saldırıya uğradıklarını kaydetti.
Seydaoğlu, İnsan Hakları Komisyonu olarak Filistin'e gitmeyi de görüşeceklerini bildirdi.
www.evrensel.net