Milenyum çocukları!

Yoksul ülkelerin çocukları, açlık sınırında yaşıyorlar, beş yaşına gelmeden ölüyorlar... Yaşayanlar ise, ağır çalışma koşulları, kıştırtılan savaşlar ve seks pazarlarında hayatta kalmaya çalışıyor. Beslenemiyor, okula gidemiyor, aşı olamıyor, küçük yaşta suça itiliyorlar. Bu "yeni düzen"; bu sömürü saltanatı sürsün diye!

Milenyum çocukları!
Her yıl ekim ayının ilk pazartesi günü "Dünya Çocuk Günü" olarak kutlanıyor. Yarın kutlanacak olan Dünya Çocuk Günü'nün ayrı bir özelliği de var, üçüncü bin yılın bir başka deyişle "milenyum"un ilk Dünya Çocuk Günü... Çocuk Vakfı'nın hazırladığı 14 sayfalık "Sayısal Çocuk Uyarı Raporu", "Milenyum çocukları"nın halini gösteriyor.
BM, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, SHÇEK, DİE, UNICEF ve UNESCO gibi çeşitli kaynaklardan yararlanarak hazırlanan raporun, "Yeni binyılın Dünya Çocukları" başlıklı bir bölümü de var.
Sömürü çarkı çocukları eziyor
Bu bölümde, dünya çocuk nüfusunun 2 milyar 850 milyon olduğu belirtilerek, 600 milyon çocuğun yoksulluk sınırının altında yaşadığı, her gün 5 yaşından küçük 30 bin 500 çocuğun önlenebilir nedenlerden dolayı öldüğü kaydediliyor.
Gelişmekte olan ülkelerde yaşları 5-14 arasında olan 252 milyon çocuk işçinin yanında, yaşları 5-11 arasında 50-60 milyon kadar çocuk da tehlikeli koşullarda çalıştığı ifade edilen raporda, her yıl yaklaşık 20 milyon çocuğun seks pazarına sokulduğu anlatılıyor. Raporda, 10 yıl içinde 2 milyon 400 bin çocuğun savaşlarda öldüğü de belirtiliyor.
Raporun "Yeni binyılda Türkiye'nin çocukları" bölümünde, Türkiye'de 18 yaş altı nüfusun 22 milyon 972 bin ve bunun toplam nüfusa oranının yüzde 35.6 olduğu dile getiriliyor. Rapor şöyle devam ediyor: "Doğudaki çocukların yüzde 30'u, 5 yaşın altında kronik beslenme yetersizliği ile karşı karşıya iken batıda bu oran yüzde 10'dur. Her 3 anneden biri hem çalışıp, hem çocuklarına bakmak zorundadır. Annesi çalışan çocuktan en az birine ablası bakmaktadır."
Raporda, bebek ölümlerinin toplam ölümler içindeki payının yüzde 33.7 olduğu belirtilerek, bebek ölüm hızı en yüksek olan bölgenin ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu olduğu vurgulanıyor. Türkiye'de hiç aşı olmayan çocuk oranının yüzde 4 olduğu ifade edilen raporda, sağlıklı tuvaleti olmayan hane halkı yüzdesinin 31.3 olduğu, her gün 3000 çocuk ve gencin sigaraya başladığının görüldüğü kaydedildi.
Raporda, Türkiye'de okuma-yazma bilmeyenlerin oranının yüzde 14 olduğu ifade edilerek, şöyle devam ediliyor: "Kadınlar için oran yüzde 22.4, erkekler için yüzde 6. 7, 13 yaş arasında okula kayıtlı olmayan kız çocuk yüzdesi 31.9, erkek çocuk yüzdesi 21.2. Türkiye'de okullaşma oranı ilkokulda yüzde 90.7, ortaokulda yüzde 64.5, lisede yüzde 50.9, yüksekokulda ise yüzde 18.5'tir."
2.4 milyon çalışan çocuk
Türkiye'de 6-14 yaş grubundaki çalışan çocuk sayısı 1.07 milyon, fiilen işgücü içinde bulunan 15-19 yaş grubu çocuk sayısı ise 2.4 milyon olduğu vurgulanan raporda, 12-19 yaş grubundaki çalışan çocukların işgücündeki oranının yüzde 17.2 olduğu belirtildi. Çocukların yüzde 60'lık bölümü sağlığa zararlı işlerde çalışırken, çalışan çocukların yüzde 30'unun okula gitmediği ifade edilen raporda, Türkiye genelinde toplam sokak çocuğu sayısının da 6000 civarında olduğu kaydedildi.
Çocuk istismarının giderek yaygınlaştığı belirtilen raporda, sanık sandalyesine çıkan çocukların sayısında da son 5 yılda artış gözlendiği, işlediği suçun türüne göre hükümlü çocukların dağılımının da yüzde 14 hırsızlık, yüzde 10 gasp, yüzde 19 adam öldürme, yüzde 13 ırza geçme-taciz, yüzde 6 saldırı, yüzde 1 de uyuşturucu olduğu vurgulandı. Raporda, Türkiye'de intihar edenlerin 15-24 yaş arasında yoğunlaştığı ifade edildi.
www.evrensel.net