CHP

CHP'de kurultay hesaplaşması

CHP'nin genel başkan ve diğer yöneticilerinin belirlendiği olağanüstü kurultayı kıran kırana bir hesaplaşmaya dönüştü. Genel başkan adaylarından Sirmen ve Baykal yanlılarının hakim olduğu kurultay salonunda gün boyu slogan yarışı yaşandı.

CHP'de kurultay hesaplaşması
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin genel başkan ve parti meclisini belirleyecek olağanüstü kurultayı dün Ahmet Taner Kışlalı Salonu'nda yapıldı.
Kurulutayda, başkanlık için, 18 Nisan seçimlerinin ardından yapılan olağanüstü kurultayda başkanlığa gelen Altan Öymen'in yanında, eski Genel Başkan Deniz Baykal, Sol Kanat'ın adayı Hasan Fehmi Güneş ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen yarıştı.
CHP'liler, sabah 8.00'den itibaren kurultayın yapılacağı salona gelmeye başladılar. Salonun küçük olmasından ve adayların kendi adamlarını yığmalarını engellemeye yönelik olarak delegelere sadece birer konuk kartı dağıtılması nedeniyle, 500 kadar partili dışarda kaldı. Sahte konuk kartları ve tuvalet pencerelerinden dışarıya atılan kartlar sayesinde yine de belirlenenin üzerinde CHP'li salona girmeyi başardı. Sirmen ve Baykalcıların ağırlıkta olduğu salonda, Sol Kanat mensuplarının canlılığı dikkat çekti.
Genel başkan adayları, salona girişleri sırasında taraftarlarından yoğun alkış ve sloganlar toplarken, tribünlerde taraftarları bulunmayan Öymen'in diğerlerinin aksine kulis kapısından ve sessiz sedasız girmesi dikkat çekti. Bu arada CHP'nin Onursal Başkanı Erdal İnönü ise ayakta alkışlandı.
Tribünlerde yan yana düşen Baykalcılarla, Sirmenciler, sık sık slogan yarışına girerken, Baykal'ın solana girişi sırasında "Hizipçiler örgüte hesap verecek" diye slogan atan Sol Kanatçılarla Baykalcılar arasında gerginlik yaşandı. Tarafsız olduğunu, hatta kurultaya gelmeyeceğini söyleyen eski Baykalcı Adnan Keskin, Sirmen'in yanında oturmayı tercih ederken, Baykal yanına, yeni imajı uyarınca eski arkadaşları yerine Zülfü Livaneli, Bülent Tanla gibi isimleri aldı.
'Başka çare yoktu'
Kurultay, delegelerin salona yerleşmesinin ve adayların salona gelmesinin ardından başladı. Kurultayın açılış konuşmasını yapmak üzere Genel Başkan Öymen'in divan seçimi, İstiklal Marşı ve saygı duruşundan önce ilan edilmesi nedeniyle, Öymen bir süre kürsüde beklemek zorunda kaldı. Daha sonra yerine dönen Öymen tekrar anons edildiğinde de yoğun alkış ve ilgi toplayamadı. Öymen kürsüye çıktığında CHP Çankaya İlçe Kolu, "Gençlik kolları özelleştirilemez" şeklinde pankart açtı. Öymen, konuşmasında, devamlı çekişen bir parti görüntüsünden uzaklaşılması gerektiğini söyledi. Uzun uzun 16 aylık süre içerisinde yaptıkları çalışmaları anlatan ve bir saatin üzerinde konuşan Öymen, hükümeti eleştirdi. Tüzük çalışmasının bir önce bitirilmesi gerektiğini belirten Öymen, PM ile aralarında yaşanan ihtilaf nedeniyle, başka çareleri olmadığı için kurultaya gittiklerini dile getirdi.
Güneş, Öymen'e yüklendi
Öymen'in konuşmasının ardından adayların konuşmalarına geçildi. Konuşma sıraları kura ile belirlenen adaylardan ilk olarak Hasan Fehmi Güneş söz aldı. Sol Kanat mensupları, "18 Nisan'ı unutmadık" pankartını açıp, "Baraj altında kaldık, Deniz altında kalmayalım", "Susma, sustukça CHP bitecek" gibi sloganlarla özellikle Baykal'a yüklenirken, Güneş Baykal yerine Öymen'i hedef aldı. Güneş, kurultaya gitmeyi gerektirecek bir durum olmadığını savunarak, kurultayın kişisel inatlaşma nedeniyle yapıldığını söyledi. Güneş, parti yönetiminin tahkime ve IMF'ye karşı çıkmadığını, partiyi sağcılaştırdığını iddia ederek, tam bağımsız Türkiye istediklerini söyledi.
Taylan Özgür'ün ablası
Güneş'in tam bağımsızlıkla ilgili sözlerinin ardından kürsüye yaklaşan Taylan Özgür'ün ablası Hale Kıyıcı, "Tam bağımsızlık için mücadele edenlerin dosyalarını saklayarak bağımsızlıkçı olunmaz" diye bağırdı. Kıyıcı kulise götürülürken, burada gazetecilere 120 delegeden başkan adaylığı için imza topladığını, üyeliğini yenilemediği için adaylığının kabul edilmediğini belirterek, Emekli Yarbay Talat Turhan'ın, kardeşinin ölümüyle ilgili Güneş'e, İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde bir dosya verdiğini, ancak Güneş'in Özgür'ün katilini gösteren bu dosyayı değerlendirmediğini söyledi. Turan dosyayı Güneş'e verirken odada Deniz Baykal, Ertuğrul Günay ve Uğur Mumcu'nun da bulunduğunu anlatan Kıyıcı, "Bu kişiler nereye giderlerse ben bunun hesabı soracağım" dedi.
Baykal: "Doğru yaptım"
Diğer adaylara göre daha uzun konuşan Deniz Baykal, beklendiği gibi özeleştiri yapmaktan çok, 18 Nisan seçimleri öncesi tavrını savunmayı tercih etti. Olağan kurultaya beş altı ay varken, tüzük çalışmalarını kesip olağanüstü kurultaya gidilmesine tepki gösteren Baykal, "CHP bir gerginliğe sürüklenmek isteniyor. Her şey uyumluyken birdenbire bir uyum krizi çıktı. Acaba Öymen' Mayıs'a kadar istediğini yapabileceği bir MYK oluşturmak için mi seçim yapılıyor" dedi.
Konuşması sırasında Sol Kanatçılar kırmızı kart gösterip sürekli laf atarken, Baykal, "18 Nisan seçimleri sonrasında istifa ettikten sonra ülkede yaşananlar karşısında tek kelime konuşmadım" dedi ve ardından Öymen'i kastederek, "Arkadaşlarmızın da ağzı var dili yok, meydan boş" diye konuştu. Baykal'ın konuşmasının ardından diğer adaylara yapılmadığı halde müzik çalınmasına divan başkanı tepki gösterdi.
Son olarak Sefa Sirmen konuştu. Konuşmasında ağırlıklı olarak Baykal'ı eleştiren Sirmen, Baykal'ı teslimiyetçilikle suçladı.
Öymen yine kürsüde
Altan Öymen, genel başkan adayı sıfatıyla yaptığı konuşmada ise bir partinin iyi çalışmasının ve iktidara gelmesinin, "tek adamlara değil, çok adamlara" bağlı olduğu görüşünü ifade etti. Öymen, konuşmasını,"Şimdiye kadar ne yaptıysam, onu yapmaya, daha gayretle tüm arkadaşlarımla, örgütlerimle yapmaya devam edeceğim" diyerek sözlerini tamamladı.
www.evrensel.net