Barış emperyalizme karşı

Barış emperyalizme karşı

   mücadeleyle gelecek

'Barış, emperyalizme karşı duruşla gelir'
1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle EMEP, SİP, HADEP ve ÖDP tarafından önceki gün Ankara Yılmaz Güney Salonu'nda düzenlenen panelde, barışın emperyalizme karşı mücadele ile gerçekleşebileceğinin üzerinde duruldu. "Emperyalist Saldırılara Karşı 2000 Yılında Dünya ve Türkiye'de Barış" başlıklı panele ÖDP'den Temel Demirer, SİP'ten Dünya Armağan, HADEP'ten Mahmut Şakar ve Gazeteci-Yazar Aydın Çubukçu katıldı. Paneli EMEP Çankaya İlçe Başkanı Doğan Çelik yönetti.
Doğan Çelik yaptığı konuşmada, Yeni Dünya Düzeni ilan edildiğinde emperyalistler tarafından burjuvazinin demokrasinin, refahın, barışın evrenselleşeceği sözlerinin sarf edildiğini söyleyerek, YDD'nin ilanının hemen ardından Körfez Krizi'nin yaşandığına dikkat çekti. Doğan, Körfez krizi ve gerçekleşen diğer paylaşım savaşlarının emperyalistlerin barış üzerine söylediği sözlerin yalan olduğunu ortaya çıkardığını belirtti.
ÖDP adına konuşan Temel Demirer, dünyayı 73 kez yok edecek nükleer silahların olduğu bir dünyada yaşandığını kaydederek, bu silahların burjuvazinin elinde olduğunu dile getirdi. Adaletin ve ekmeğin olmadığı bir ülkede barıştan söz edilemeyeceğinin altını çizen Demirer, gerçekçi bir barış istediklerini belirtti. Yeni Dünya Düzeni denilen düzensizliğin kıyımı daha da artırdığına işaret eden Demirer, düşük yoğunluklu savaşlarda ölenlerin sayısının İkinci Dünya Savaşı'nda ölenlerin üçte ikisi kadar olduğunu belirtti. Demirer, barışın er geç bu ülke topraklarına geleceğini söyledi.
AB barış getirmez
SİP adına söz alan Dünya Armağan ise, barışın emperyalist mücadele ile elde edilebileceğini vurgulayarak, emperyalist uygulamaların en çok çocuklar üzerinde kendisini gösterdiğini ifade etti.
Sorunun sadece emperyalizm olmadığını bir de emperyalist işbirlikçiler sorunu olduğunu söyleyen Armağan, sermayedarların Türkiye'yi ucuz emek cenneti haline getirdiğine işaret etti. Kapitalizmi görmeden emperyalizme karşı mücadelenin olanaklı olmayacağını ifade eden Armağan, Kürt ve Türk emekçilerinin kendi gerçeklerine sahip çıkmasının önemli olduğunu kaydetti. Avrupa Birliği (AB)'nin emperyalist bir birlik olduğuna dikkat çeken Armağan, AB'nin barış getirmeyeceğini vurguladı.
HADEP Genel Sekreteri Mahmut Şakar da, AB'nin demokrasi ve insan hakları konusunda yeni olanaklar yarattığını düşündükleri için AB'ye tavır göstermediklerini dile getirdi. Barışı özgürlükle beraber öğrendiklerini ifade eden Şakar, esas sorunun özgürlük olduğunu barış taleplerini ise hiçbir zaman egemenlerin barışı üzerine kurmadıklarını söyledi. Özgürlüğü ve barışı mücadele eden halkın getireceğini belirten Şakar, ortak olarak uzlaşılabilinen bir planla savaşı yaratan koşulların kalkabileceğini ifade etti.
Savaşla egemenlik
Aydın Çubukçu ise barışın, savaşa neden olan sınıfların ortadan kalkmasıyla mümkün olduğunu dile getirerek, sınıfsız bir dünyada barışın olacağını vurguladı. Emperyalistlerin barışı ancak karşı tarafta savaşacak bir güç bulamadıklarında, ya da savaştıkları tarafı yok ettiklerinde kullandıklarını söyleyen Çubukçu, Türkiye'de de bu durumun 12 Eylül döneminde yaşandığını belirtti. Çubukçu, tüm muhalif insanların cezaevlerine sokulduğu, işkenceler gördüğü bir dönemde Türkiye'de ilk defa iktidarın barıştan söz ettiğini kaydetti.
Türkiye'nin komşu ülkelerle olan barış ilişkilerinin bile emperyalistlerin çıkarları doğrultusunda şekillendiğini ifade eden Çubukçu, Irak'la olan anlaşmazlıkların ABD'nin bu ülkeye tavrından kaynaklandığını, Yunanistan ile olan ilişkilerin iyi gösterilmesinin ise AB'ye üyelikle ilgili olduğunu belirtti. Barış için mücadelenin emperyalizme ve onun tüm gerici uygulamalarına karşı mücadele etme anlamını taşıdığını söyleyen Çubukçu, Türkiye'de yüzde 10'luk sendikal baraja ve memur kararnamesine karşı çıkmanın da barış mücadelesini kapsadığını vurguladı. Çubukçu, emperyalizmin ekonomik, kültürel ve siyasal alandaki saldırılarına karşı durulması gerektiğini belirterek, barışın emperyalizme, faşizme ve kapitalizme karşı halkların mücadelesi ile mümkün olabileceğini söyledi.
Panel çıkışı gözaltı
HADEP Genel Sekreteri Mahmut Şakar, panelin ardından sivil polislerce hakkında gıyabi tutuklama kararı olduğu bahanesiyle gözaltına alınarak, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. İstanbul ve Diyarbakır'da açılan davalarında ifade vermediğinden dolayı hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılan Şakar, buradan Adli Tıp'a götürüldü ardından da saat 23.30'da serbest bırakıldı. Şakar'ın avukatı Nuri Özmen, Şakar'ın söz konusu davalar için Ankara'da ifade verdiğini ancak Bilgi İşlem Merkezi'nden doğan hatalar yüzünden ifadelerin tutanaklara geçmediğini ve kararın düşürülmediğini belirtti.
www.evrensel.net