Clinton Bogota

Clinton Bogota'ya giremedi

5000 askerin koruduğu ABD Başkanı, kontra planının gidişatını teftiş etmek için gittiği Kolombiya'da protestolar nedeniyle başkente gidemedi.

Clinton Bogota'ya giremedi
Kolombiya'da yürütülen kontra savaşının son sekiz yılının baş mimarı Bill Clinton Kolombiya'daydı. Ülkedeki gerilla örgütlerinin ve halk muhalefetinin yok edilmesi için 'Plan Colombia' isimli yeni bir planı uygulamaya sokan Clinton'ın bir günlük gezisi ABD emperyalizminin konuya verdiği önemi ve işbirlikçisi olan Andres Pastrana hükümetine verdiği açık desteği yansıtır nitelikte.
5000 asker korudu
Son on yılda Kolombiya'yı ziyaret eden ilk ABD başkanı olan Clinton dünkü ziyareti boyunca 5000 Kolombiya askeri ve 350 CIA ajanı tarafından korundu. Başkent Bogota'nın 'çok riskli' bulunması nedeniyle Kolombiya Devlet Başkanı Andres Pastrana ile Cartagena kentinde bir araya gelen Clinton, Plan Colombia'nın gidişatını denetledi ve planın sonuna kadar devam etmesi gerektiğini vurguladı.ABD'nin Kolombiya'ya sağlayacağı askeri ve ekonomik yardımların onaylanması sırasında Senato'da gelen insan hakları ile ilgili eleştirileri dikkate almayan Clinton, Kolombiya'daki durumun ABD'nin ulusal güvenlik meselesi olduğunu söylemişti. Clinton ziyaretinden bir süre önce yaptığı açıklamada da "Kolombiya'nın başarısı ABD'nin çıkarınadır" dedi.
Kolombiya hükümetine sağlanan 1.3 milyar dolarlık yardım bu ülkede yeni ve modern Amerikan silahlarıyla donatılmış özel kontra kuvvetleri kurulmasını öngörüyor. Geçtiğimiz yıl ilk adımları atılan plana göre ABD'li subaylar Kolombiya'daki özel üslerde bu kontra birliklerinin eğitimini yürütüyorlar.
Uyuşturucu bahanesi
Gerçekleştirdiği tüm müdahalelere barış ve demokrasi maskeleri takan ABD yönetimi, Kolombiya'daki müdahalesine 'uyuşturucuyla mücadele' bahanesini de eklemiş olmasına karşın gerçek amacını gizlemeyi başaramadı.
ABD'li bazı senatörler dahi ABD'nin Kolombiya'ya müdahalede bulunarak sonu belirsiz bir maceraya atıldığını dile getirirken siyasi gözlemciler Plan Colombia'nın ülkede dökülen kanı artıracağı görüşünde.
Savunma Uzmanı Alfredo Rangel, ABD'nin yeni planı uygulamaya başlamasından sonra gerillaların kontrol sahalarını büyütmek için harekete geçtiklerini, devlet güçlerinin ve kontra gruplarının da güçlendiğine dikkat çekerek "Çatışmalar kaçınılmaz olarak şiddetlenecek" yorumunda bulundu.
Kolombiya'daki bir insan hakları gözlem örgütünün başkanı Jorge Rojas ise, "ABD açısından insan haklarının hiçbir önemi olmadığı gayet açıktır. Savaşın ortasında demokrasiyi nasıl güçlendirebilirsiniz?" dedi. Kolombiya'da halk muhalefetinde etkin olan 36 kitle örgütü, plana karşı çıktıklarını açıklamış durumdalar.
Bölge ülkeleri tedirgin
Ekvador, Brezilya ve Peru gibi ülkelerden beklediği desteği alamayan ABD yönetimi, plana İngiltere ve Avrupa Birliği'ni de dahil etmeyi amaçlarken Kolombiya'ya komşu ülkeler planın bölgedeki istikrarı bozacağını dile getiriyorlar; Ekvador ve Brezilya askeri birliklerinin şimdiden sınırlara asker yığıdığı belirtiliyor.
FARC'ın hazırlıkları
ABD'nin birinci hedefi ve ülkenin en büyük gerilla örgütü olan Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ise ABD'nin maddi yardımlarına karşılık olarak fidye amaçlı kaçırma eylemlerini artıracağını açıkladı. Son aylarda asker ve polis hedeflerine yönelik saldırılarını artıran gerillaların kontrol altında tuttuğu Putamayo bölgesinde köylü halka silahlı eğitim verdiği bildiriliyor. FARC'ın ana kamplarının bulunduğu bölge olan Putamayo'ya yönelik ordu operasyonlarını ise 200 bin civarında insanı daha mülteci durumuna düşüreceği belirtiliyor.
www.evrensel.net