Lületaşı müzesi ziyaretçi bekliyor

1989'da Türkiyeli ve yabancı lületaşı ustalarının seçkin ürünleriyle kurulan dünyanın ilk lületaşı müzesi, 1990-91 yıllarında daha da zenginleştirildi.

Lületaşı müzesi ziyaretçi bekliyor
Rahmi Emeç
Türkiyeli ve yabancı lületaşı ustalarının seçkin ürünlerini bir araya getiren dünyanın ilk Lületaşı Müzesi'nde, çeşitli ülkelerin 'ünlüleri' de bir araya geldi.
Yunus Emre'den ABD Başkanları John F. Kennedy'ye, Ronald Reagan'dan Abraham Lincoln'a ve İngiltere başbakanlarından Winston Churchill'e kadar bir çok tarihi kişiliğin lületaşından yapılmış büstleri bu müzede sergileniyor.
1989'da kuruldu
Eskişehir'in eski valilerinden Bahaeddin Güney döneminde, her yıl geleneksel olarak eylül ayında gerçekleştirilen Uluslararası Lületaşı 'Beyaz Altın' festivallerinde bir araya gelen yerli ve yabancı lületaşı ustalarının 1989-90 ve 91 yıllarında Eskişehir'de yaptıkları eserlerle oluşturulan müzede, 2 bini aşkın eser yer alıyor.
22 Eylül 1989'da açılan müzede; pipo, ağızlık, kolye, yüzük, anahtarlık, pudralık, şamdan ve satranç takımı da bulunuyor.
Sıklıkla pipo ve ağızlık yapımında kullanılan lületaşı, son yıllarda, ustaların gösterdiği beceriyle küçük heykelciklerin yapılmasında da kullanılır oldu.
Müzenin tanıtımı yok
Dünyanın en iyi lületaşı rezervlerine sahip olan Eskişehir'de 1989'da Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi'nin 4. katında açılan müzedeki eserler, cam bölmeler içinde korunuyor.
Müze, ancak gezip görmek isteyen olduğunda, Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi yetkilileri tarafından gezdiriliyor. Yeterli tanıtımı olmadığı için, çok az sayıda ziyaretçinin gezip gördüğü müzede, lületaşı işlemeciliğinin en usta isimlerinin eserleri yer alıyor.
Eskişehirli ustalar
Yıllardır Eskişehir'de lületaşı işlemeciliği yaparak geçimini sağlayan; Fikri Baki Çetinkaya, İsmail Özel, H. Ali Aracı, Ertuğrul Cevher, Ertuğrul Akpınar, Hüseyin Sosyal, Ali Selver ve Tekin Uzkesici gibi ustaların eserleri de bu müzeye zenginlik katıyor.
Ustalardan Ertuğrul Cevher'in 1988 yılında yaptığı "Bağbozumu" çalışması, irice bir lületaşı üzerinde çalışmış emek yoğunluklu heykelciklere en güzel örneklerden birisini teşkil ediyor.
Eskişehir'de 1989-90 ve 91 yıllarında düzenlenen Uluslararası Lületaşı Festivallerinde gerçekleştirilen 'Lületaşı El Sanatları Yarışması'nda dereceye giren yüzlerce eser, daha sonra; İstanbul, Berlin, Milano, Pekin, Viyana ve Bükreş gibi dünyanın büyük kentlerinde kısa süreli sergilerle sanatseverlerin izlemine sunulmuştu.
Yabancı ustalar
İspanyol Adolfo Alcaide, Garcia Parades, Fransız Elie Cristiani, Avusturyalı Ferdinand Certov, Büyük Britanyalı Liz Lemon'un festival süresince Eskişehir'deki atölyelerde ortaya koydukları çeşitli ürünler de bu müzede bulunuyor.
Türkiyeli ve yabancı sanatçıların seçkin ürünlerinin İl Özel İdaresi tarafından satın alınması ile oluşturulan bu dünyanın tek lületaşı müzesi, meraklılarını bekliyor. Dünyanın belli başlı lületaşı ustalarının ürünlerinin yer altığı müze tanıtım bekliyor.
Beyaz altın: Lületaşı
Lületaşı, dünya üzerinde çıkarıldığı tek bölge olması nedeniyle, Eskişehir ilinin simgesi durumuna gelmiş bir madendir. Lületaşı "Eskişehir Taşı" adıyla da anılır. "Deniz Köpüğü", "Meerschaum", "Magnesite" ve "Sepiolite" ise bu maddenin öteki adlarıdır. Toprağın 150 metreye dek olan derinliklerinde bulunur. Lületaşı, topraktan çıkarıldığı anda, bıçakla kolayca yontulabilecek denli yumuşak bir madendir. Ancak, zamanla nemliliğini yitirerek sertleşen lületaşı bu özelliğiyle daha çok süs eşyası ve pipo yapımında kullanılır. Eskişehir ilindeki rezervi 1.200.000 sandık olarak saptanan lületaşı madeni, ildeki çeşitli kuyulardan çıkarılmaktadır.
Yeni ustalar yok
Lületaşı işlemeciliği, daha çok küçük atölyelerde yapılıyor. Ürünlerin iyi tanıtımı ve pazarlamasının yapılamaması yüzünden, atölyelerde çalışan sayısı üç kişiyi geçmiyor. Birçok usta tek başına çalışıyor. Sektör ekmek kazandırmadığı için, yeni ustaların yetişmesi de mümkün olmuyor. Yıllardır bu işi yapan lületaşı ustalarından Fikri Baki Çetinkaya, ustaların ürettikleriyle ancak kendilerinin kıtkanaat geçimlerini sağlayabildiklerini belirterek, "Yeni ustalar yetiştirmemiz de mümkün olmuyor. Ayrıca, para kazandırmadığı için bu işe eğilim de son yıllarda azaldı. Ustalar gitgide yok oluyor" dedi. Eskişehir'in merkeze bağlı Sepetçi, Kozlubel, Taycılar, Karatepe gibi köylerdeki kuyulardan çıkarılan lületaşı madeninde çalışan sayısı da giderek azalıyor. Sosyal güvence ve örgütlülük de yok.
www.evrensel.net