Fotoğraf: AA

Velinin kayıt çilesi bitmiyor

Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Kayıtlarda zorla bağış alınmayacak" açıklamasının göstermelik olduğu kısa sürede anlaşıldı.

Velinin kayıt çilesi bitmiyor
Özlem Dinler
Okullarda bağış adı altında toplanan 'zorunlu kayıt parası' velilerin tepkisini toplamaya devam ediyor. Kayıt parası veremedikleri için çocuklarını okula kaydettiremeyen veliler, okulların ayrımcılık yapmasından şikâyetçi. Veliler, devletin eğitime daha fazla para ayırması gerektiğini söylüyor.
Esenyurt'ta bulunan Milli Eğitim İlköğretim Okulu'na çocuklarını kaydettirmek isteyen ailelerden 10 milyon lira isteniyor. Elif Kaya, iki kızını okula kaydettirmek için geldiğini ancak kendisinden istenen 20 milyon lirayı ödeyemediği için ancak bir kızının kaydını yaptırdığını söylüyor. "Ailede sadece eşim çalışıyor. Eve ayda 110 milyon lira para geliyor. Evimiz yok, kirada oturuyorum. İki tane daha çocuk okutuyorum. Ay sonunu zaten zor getiriyordum, bir de okul için yapılan harcamalara yetişemedik" diyen Kaya, kayıt işlemleri için gereken zarflara, pullara, fotokopi ve ikamet kartı için toplam 5 milyon lira para ödediğini söylüyor.
10 milyon da katkı!
Okuldan sadece kayıt parası değil, okulun açıldığı ilk haftalar için de 10 milyon lira katkı parası istediklerini de dile getiren Elif Kaya, bu yıl sadece üç çocuk okutabileceğini, ancak onların önlüğünü, çantasını ve diğer okul masraflarına yetişemediğini anlatıyor. Okula kayıt yaptırmak için gelen velilerden bir diğeri Gülizar Demirkan. Kayıt için 8 milyon lira verdiğini aktaran Demirkan, "Çocuğun okul giderleri için çok harcama yaptık. Çantasına, beslenmesine, suluğuna, önlüğüne, ayakkabısına, pantolonuna, çoraplarına en az 50 milyon para harcadık. Daha kitapları, defterleri, kalemleri daha sonra alınacak" diye konuşuyor.
Ayrım yapılıyor
İrfan Karadeniz, 6. sınıfa gidecek kızını, evinin bulunduğu Esenyurt'taki okullara kaydettiremediğini o yüzden Esenkent Atatürk İlköğretim Okulu'na geldiğini anlatıyor. Karadeniz, "Esenyurt'ta, 'Kızınızı alırsak bizim kırsal bölgedeki okullardan bir farkımız kalmaz' dediler. Elimdeki evraklara bile bakmadan bizi geri çevirdiler. Kızımı kayıt ettirmem için Esenyurt'taki villalarda mı oturmam lazım" diyerek tepkisini dile getiriyor. Devletin eğitime ayırdığı bütçenin az olmasından dolayı okullarda, bağış adı altında zorunlu kayıt paraları alındığını vurgulayan Karadeniz, "Devlet okullarında sadece kayıt parası vermekle de bitmiyor. Okullar açıldığında da kattı payı, bağış gibi bir dizi paralar toplanıyor. Halk bu isteklere artık yetişemiyor. Devlet artık silahlanmaya değil eğitime para ayırmalı" diye konuşuyor.
Esenyurt'ta bulunan Alpaslan İlköğretim Okulu'na gelen Fatma Güngör de, kayıt için istenen 10 milyon lirayı okul açıldığında vermek şartıyla kızını kayıt ettirdiğini aktarıyor. Güngör ailesinin içinde bulunduğu durumu şöyle anlatıyor: "Şu an evde çalışan yok. Eşim iki ay önce işten çıkarıldı. İş bulamıyor. Kayıt parası için istenen 10 milyonumuz bile yok. Okula maddi durumumu anlattım. Kayıt yapan öğretim görevlisi kızımı kaydetti. Elime 'Kayıt parası alınmamıştır' diye bir kart verdi. Bu kartı okul açıldığında kızımın sınıf öğretmenine vermemi ve daha sonra ödemem gerektiğini söyledi. Daha çocuğun okul için gerekli malzemelerini alamadım. Okul açıldığında vereceğim 10 milyon lirayı nerden bulacağımı bilmiyorum" dedi.
Okullara ödenek yok
Oğlunu Esenyurt Lisesi'ne kayıt ettiren Fazıl Taşkın da, devlet okullarının yapılan harcamalar bakımından özel okulları geçtiğini belirterek, eğitim yılı boyunca kendilerinden sürekli para istendiğini anlatıyor. Okula verilen kayıt parasını bir arkadaşından borç alarak ödediğini söyleyen Taşkın, "Bir yıldır iş bulamıyorum. Kayıt yapan bir öğretmenle konuştum. Neden kayıt parasını aldıklarını sordum. Öğretmen bana devletin okula hiç yardım yapmadığını, temizlik, elektirik, su, telefon faturalarını velilerden topladıkları paralarla ödendiğini söyledi" diye konuşuyor.
www.evrensel.net