ABD Başkanı Nijerya

ABD Başkanı Nijerya'da

ABD Başkanı Clinton, iki yılın ardından yeni bir 'Afrika seferi' başlattı. Ancak Afrika, ABD'nin müdahalelerini artırdığı iki yıl içinde yeni savaş ve çatışmalara beşik oldu.

ABD Başkanı Nijerya'da
ABD Başkanı Bill Clinton, çıktığı Afrika turu çerçevesinde Nijerya'ya gitti.
Clinton'ın, Afrika'nın en fazla nüfusa sahip ülkesi olan Nijerya'ya, "demokrasi alanında kaydettiği gelişmeye destek" mesajıyla geldiği kaydedildi. Ziyaret, sözde "demokratik" Nijerya'nın diktatörü Olusegun Obasanjo'ya verilen bir destek niteliği de taşıyor.
Clinton'ın, varil başına 30 doları aşan petrol fiyatlarının üretimin artırılarak indirilmesi için Petrol
İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı (OPEC)'nın üyesi olan Nijerya'ya baskı yapacağı da belirtildi.
İç savaşın eşiğinde
ABD Başkanı'nın görev süresinin bitimine kısa bir süre önce giriştiği gezi, ABD emperyalizminin Nijerya hakkında duyduğu endişeleri de gösteriyor. ABD'nin Afrika'daki en önemli dayanaklarından biri olan Nijerya, son yıllarda giderek derinleşen bir ekonomik ve siyasi kaos içine yuvarlanmış bulunuyor. 15 aydır iktidarda bulunan Obasanjo'ya karşı halk tepkisi artarken, parlamento ile devlet başkanı giderek daha sık karşı karşıya geliyor. Devlet kademelerinde her gün yeni bir yolsuzluğun ortaya çıkarıldığı Nijerya'da, etnik ve dini çatışmalar da giderek yoğunlaşıyor. IMF tarafından, Uganda ile birlikte Afrika kıtasına "örnek" olarak gösterilmek istenen ülkede ekonomi de büyük bir kaos içinde. Dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip olan Nijerya halkının büyük bir bölümü açlık ve hastalıkla mücadele ediyor.
İstikrarlı demokrasiler!
ABD tarafından "istikrarlı demokrasiler" olarak ilan edilip bölgelerinde "pilot" seçilen dört ülkeden biri olan Nijerya, Orta Afrika'da ABD'den en çok mali "yardım" alan ülke. ABD'nin diğer "istikrarlı demokrasileri" ise Kolombiya, Endonezya ve Ukrayna.
Ancak Nijerya'daki ABD yanlısı rejimin pamuk ipliğine bağlı olduğu, Clinton ziyaretinde de tüm çıplaklığıyla görüldü. ABD Başkanı'nın Kano ve Harcourt Limanı'na yapacağı ziyaretler, "güvenlik" nedeniyle iptal edildi. Ülkenin kuzeydeki ticaret başkenti olan Kano, şeriatçı ayaklanmalarla sarsılıyor. Güneydoğudaki Harcourt ise, zengin petrol yataklarından payını isteren yerli halkla devlet güçleri arasında çatışmalara sahne oluyor. Harcourt ve civarındaki örgütlü halk, Chevron ve Shell gibi uluslararası tekellerin petrol uğruna bölgeyi cehenneme çevirmesine karşı mücadele veriyorlar. Bölge halkı, bu mücadelede karşısında ordu birlikleri ile, tekellerin oluşturduğu özel orduları buluyorlar.
Clinton'ın, yerli halkla karşılaşmamak için Harcourt'a gitmekten sakındığı belirtiliyor.
Clinton'ın ziyareti boyunca çıkmayacağı başkent Abuja ise, ülkenin diğer bölgelerinin yanında devlet için "kurtarılmış şehir" niteliğinde.
İktidar çekişmesi
Clinton'ın milletvekillerine hitap edeceği parlamento da, tam bir kargaşa içinde. Nijerya parlamentosu, yolsuzluk ve petrol alanlarının geliştirilmesi gibi konularda Devlet Başkanı ile karşı karşıya gelmiş bulunuyor. Obasanjo, açığa çıkan birçok skandaldan yola çıkarak parlamentoyu yolsuzlukla suçlamıştı. Parlamenterler ise bu suçlamaya, Obasanjo'yu diktatörlük heveslisi olarak niteleyerek yanıt verdiler. İktidar pastasından kimin daha çok pay alacağı üzerine yapılan bu kavga nedeniyle, ülkenin bu yılki bütçesi 6 ay geç çıkarılabildi.
Bütün bu sorunlar karşısında Nijerya basını, ülkenin 40 yıllık bağımsızlıktan sonra parçalanmak üzere olduğuna dair yorumlar yapıyor.
Clinton, Nijerya'daki temaslarının ardından Tanzanya'ya gidecek. Daha sonra ise Mısır'a uğrayarak Ortadoğu "barış" sürecinin ilerletilmesi konusunda Kahire'nin görüşlerini alacak.
www.evrensel.net