Sorunlar dağ gibi

Sorunlar dağ gibi

İzmit Kent Kurultayı'nın yaptığı araştırmanın sonuçları, deprem bölgesinde depremin yarattığı sorunlar ile çözüm sürecinde yaşanan sorunları ortaya koydu.

Sorunlar dağ gibi
Kocaeli'de, 17 Ağustos depreminin yarattığı sorunların yanında, bunların çözümü sürecinde, yeni sorunlar da ortaya çıkıyor. İzmit Kent Kurultayı'nın yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre, kent halkı bugüne kadar "Afetin Yarattığı Sorunlar" ve "Afetin Yarattığı Sorunların Çözümünde Yaşanan Sorunlar" ana başlıkları altında toplanan çeşitli sorunlarına çözüm arıyor. Araştırmada, tespitlerin 402 kurum ve kuruluş adına yapıldığına ve sorunların takipçisi olunacağına yer veriliyor.
Afetin yarattığı sorunlar
Araştırmada, "Afetin yarattığı sorunlar" şu ana başlıklar altında toplanıyor:
"- Yetişmiş insan kaynaklarının bir bölümü kaybedilmesi, olağan süreçte sorunların çözümü ve yaşamın organizasyonunda katkı veren olanakların önemli bir bölümünün yitirilmesi demektir. Bu boyuttaki insani kayıp, afet sonrası sorunların çözümünde de kendini hissettirdi.
- Çok ciddi ekonomik değerler yitirildi. Bu nedenle, yaraların sarılması ve sorunların çözümü için değerlendirilecek öz kaynakların bir bölümü yitirilince, kentteki ekonomik yaşam durdu.
- Yaşayanların hemen hemen tümü, özellikle de yarınların teminatı çocuklar ve gençler, psikolojik olarak çok olumsuz ve oldukça uzun süreli etkilendi. Umutsuzluk ve kaygı, bölge yaşamına önemli bir biçimde damgasını vurdu.
- Yalnızca Kocaeli'de 100 bin konut ile 20 bin civarındaki işyeri yıkık, ağır, orta ve hafif hasar görerek kullanım dışı kaldı.
- Su, kanalizasyon, yol, haberleşme, elektrik, ulaşım ve benzeri kentsel alt ve üstyapılar ciddi biçimde hasar gördü.
- Eğitim ve sağlık kurumlarının binaları ciddi hasarlar görüp, bir bölümü kullanılamaz hale geldi."
Araştırmada, bu kayıplar sonucu ortaya çıkan problemlerin, insan yaşamı ile kentsel yaşamın, kısa sürede düzenli biçimde planlanmasını olanaksız hale getirdiği de vurgulandı.
Çözüm sürecinde yeni sorunlar
Afet sonrasındaki yaşamın organizasyonu ve sorunların çözümünde, yeni yeni sorunlarla karşılaşıldığına değinilen araştırmada, bu yeni sorunlar ise şu ana başlıklar altında sıralanıyor:
"- Gerek arama kurtarma, gerekse acil insani ihtiyaçların karşılanmasında, ciddi bir organizasyon bozukluğu yaşandı. Yardımlar, gerçek ihtiyaç sahiplerine adil olarak ve zamanında dağıtılamadı.
- Çalışmalar, çoğunlukla bilgiye dayanmayan, duygusal ve duyuma dayalı ya da anlık müdahalelerle, taleplerin kendiliğindenliğine dayanıyordu.
- Kocaeli'de 300 bin civarında insan, uzunca bir süre plansız, her türlü güvenceden uzak, sağlıksız koşullarda, gerek bölge, gerek ülke ve gerekse uluslararası olanakların çok altında bir düzeyde yaşamak durumunda kaldı.
- Afet sonrası oluşan kaos ve kargaşa, bölge insanında kendine, çevresindekilere ve devlete karşı güvensizlik duygusu oluşturdu. Bu da, ciddi organizasyonların planlanmasını güçleştirdi.
- Afet ve sonrası yapılan plansız ve bilinç dışı çalışmalar, son derece ciddi çevresel sorunlar yarattı. İzmit Körfezi yeniden ve yoğun bir biçimde kirlendi, deniz ulaşımı yapılamaz oldu.
- Yıkıntılar ve molozlar deniz dolgusu olarak kullanıldı ve verimli araziler yıkıntı malzemelerinin, molozların depolama alanı oldu.
- Prefabrik ve kalıcı konutların yerinin yanlış belirlenmesi sonrası, verimli tarımsal alanlar ciddi ölçüde kullanım dışı bırakıldı.
- Bilimsellikten uzak müdahaleler ile sürekli değiştirilen hasar tespitleri, bölgede güvensizlik yarattı. Bu durum, çıkar çevrelerinin istismarlarına olanak tanıdı.
- Bir bölümü halen çökertilmeyen ve enkazlarının kaldırılmayan ağır hasarlı binalar, çevrede tehdit oluşturuyor, bölgede yerleşik yaşamın organizasyonunu zorlaştırıyor.
- Orta hasarlı binaların tespitindeki değişimler, onarımına ilişkin ciddi standartların geliştirilmemesi, onarımların tümüyle denetimsiz olması, gelecekte yeni problemler yaşanmasına neden oluşturuyor.
- Depremzedelerin ve hak sahiplerinin tespitinde önemli problemler yaşandı ve bu sorun halen kısmen de olsa devam ediyor." src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Doğum sırasında doktorsuzluktan öldü
Urfa'nın Siverek ilçesinde, evde 8'inci çocuğunu dünyaya getiren genç kadın, kanaması durmayınca, Şanlıurfa doğumevine kaldırılırken yolda öldü. Abdalağa Mahallesi'nde oturan Keçke Buluş (27), bir süre önce mahalle ebesinin yardımı ile bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Ancak, dünyaya getirdiği 8'inci çocuktan sonra kanaması durmayan anne Buluş, eşi Hüseyin Buluş tarafından götürüldüğü Siverek Devlet Hastanesi'nde, doğum uzmanı doktor olmayınca, Şanlıurfa doğumevine sevk edildi. Hüseyin Buluş, eşini, doğumevine götürürken, Şanlıurfa girişindeki Karaköprü beldesinde kaybettiğini belirterek, "Eşim, doktor olmadığı için öldü. Eğer Siverek Devlet Hastanesi'nde uzman doktor olsaydı, belki de eşim ölmeyecekti" dedi.
Eşinin ölümünden sonra ne Siverek Devlet Hastanesi ne de Şanlıurfa doğumevinden, "yolda öldüğü" gerekçesiyle, doğum raporu alamadığını da açıklayan Buluş, bu nedenle eşini, Siverek'te değil, Gürakar köyünde toprağa vermek zorunda kaldığını söyledi. Acılı aileyi Abdalağa Mahallesi'nde ziyaret ederek başsağlığında bulunan Siverek Belediye Başkanı Hasan Çelebi de yaptığı açıklamada, "Eğer Türkiye'de halen insanlar doktorsuzluk yüzünden ölüyorsa, bu hepimizin ayıbıdır. Uzun süreden beri Siverek'e doktor atanması için büyük çaba harcıyoruz. Maalesef doktor atanmadı" diye konuştu.
www.evrensel.net