Dikkatler Doğu

Dikkatler Doğu'ya yöneldi

Geçmişte büyük depremlere sahne olan Doğu Anadolu Bölgesi, Tekman depremiyle dikkatleri üzerine çekti. Uzmanlar, bu bölgede uzun süredir kırılma olmadığını ve önlem alınması gerektiğini söylüyorlar.

Dikkatler Doğu'ya yöneldi
Erzurum'da pazar gecesi meydana gelen 4.0 büyüklüğündeki deprem bölgedeki halkı tedirgin ederken, bilim adamları bölgenin riskli olduğunu ve tedbir alınması gerektiğini söylediler.
İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, Türkiye'deki depremlerin yüzde 52'sinin Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF), yüzde 32'sinin Batı Anadolu'da, yüzde 12-13'ünün de Doğu Anadolu Fay Hattı'nda (DAF) yoğunlaştığını söyledi.
Doğu Anadolu Bölgesi'nde Bingöl'ün Karlıova ilçesinin KAF ve DAF'ın kesiştiği, adeta makasın açılıp kapandığı bir noktada bulunduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Ercan, sözkonusu kesişme noktasının riskli olduğunu belirtti. Erzurum'un ise alüvyon çanak üzerinde yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Ercan, "Bu çanak depremleri duyacaktır. Erzurum Ovası sulu bölge. Deprem küçük olsa da Erzurum büyük hissedecektir" dedi.
Mutlaka tedbir alınmalı
Söz konusu bu fizibiletinin bir fikir çalışması, ön faaliyet olduğunu anlatan Prof. Dr. Ercan, uygulanması ve alınması gereken tedbirler hakkında şunları söyledi: "Bölgede ciddi bir şekilde jeofizik çalışma yapılmalıdır. Deprem ve sarsıntı sınıflandırma haritaları çıkartılmalı, yeraltının elektrosu çekilmelidir. Bilindiği gibi, deprem dalgası geldiğinde, yeri yırtmak ister. Bu nedenle, yerin vurulma direncini ölçmek gerekir. Hoplatma, esneme olayları... Bunlar, sismik çalışmalarla, yapay depremlerle ölçülebilir. Öncelikle ve ivedilikle riskli yerlere deprem duyarlar yerleştirilmeli, sonuçlar düzenli bir şekilde izlenmeli ve belli bir merkezde değerlendirilmelidir. Ayrıca, yerin altında derin elektro çekimler yapılması gerekiyor. Çanağın derinliğini görmek lazım."
Geçmiş depremleri yorumlayarak da olası depremlere karşı tedbir alınabileceğini söyleyen Ercan, "Depremin kuralıdır; geçmişte neredeyse, orada olur" dedi.
Prof. Dr. Ercan, bölgede uzun yıllardır hizmet vermeye çalışan Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi'nin de, en az 5 uzman jeofizik mühendisi takviyesiyle bir enstitü haline getirilmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Aktif bölge sıkışıyor
TÜBİTAK MAM Müdürü Prof. Dr. Naci Görür de, Doğu Anadolu Bölgesi hakkında yaptığı değerlendirmede, KAF ve DAF'ın kesiştiği nokta olan Karlıova'nın sürekli sıkıştığını belirterek, "Erzincan Karlıova arasında uzun süre kırılma olmadı. Aktif bölge ve sürekli sıkışıyor. Mekanizma gereği, deprem bekleniyor. Bu gerçeklerden hareketle, gerekli tedbirleri zamanında alıp, yerleşim alanlarını iyi seçip, yapı türü ve kullanılacak yapı elemanlarına çok dikkat etmemiz lazım" dedi.
İstasyonlar yetersiz
Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Salih Bayraktutan, bölgede Erzincan'da 3, Erzurum merkez, Oltu ve Muş'ta birer ölçüm istasyonları bulunduğunu bildirerek, geniş bandlı dijital üç bileşenli sismografla sarsıntıları ölçmeye çalıştıklarını dile getirdi.
Bu ölçüm istasyonlarının yetersiz olduğunu ve Ardahan'ın Posof ilçesi ile Iğdır ve Van illerinde de bir o kadar daha istasyon kurulması gerektiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Salih Bayraktutan, sarsıntıların önceden tespiti için, kırık fay hatlarından çıkan radon gazı ile kaplıcalardaki suların da renk, ısı ve tazyik durumlarının düzenli bir şekilde ölçülmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
www.evrensel.net