Fazilet'in kılavuzu IMF

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı ilçelerde işçileri greve sürükleyen Fazilet Partili belediye başkanları, sendikaların tüm ısrarlarına rağmen IMF'nin politikalarından vazgeçmiyorlar.

Fazilet'in kılavuzu IMF
Sinan İmrek
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bazı ilçe belediye yönetimlerini elinde bulunduran Fazilet Partili belediye başkanları, işçilerin tepkisine rağmen IMF'nin dayattığı politikalardan vazgeçmiyor. Mart ayında başlayan sözleşme görüşmelerinde Fazilet Partili başkanlar adına görüşmeleri yürüten Miksen (Mahalli İdareler Kamu İşveren Sendikası) Başkanı Rahmi Cıbıroğlu, IMF ve hükümetin dayatmalarından taviz vermiyor, adeta 'kraldan daha kralcı' bir tavır içinde.
Öyle ki Cıbıroğlu'na dayanamayan diğer belediye başkanları, sözleşme yetkisini geri alarak işçi sendikaları ile kendileri masaya oturdu ve sözleşmeleri bitirdiler.
Muhalefette olduğu dönemlerde, IMF karşıtı söylemleri sık sık kullanan ancak belediye işçisinin, "Ancak oy zamanı bizi düşünürler" dedikleri Fazilet Partisi, takıyye politikalarını devam ettiriyor. Grevci işçiler, trilyonları taşerona ve yandaşlarına aktarmaktan çekinmeyen Fazilet Partili belediye yöneticilerine tepki gösterdiler.
'Takıyye yapıyorlar'
İşyeri Baştemsilcisi yapan Muzaffer Okçuoğlu, grevde oldukları belediyelerde yönetimlerde Fazilet Partili belediye yönetimlerinin olmasının hiçbir şey değiştirmediğini belirterek, "Yalnız bu dönem değil, çizgilerinde hiçbir zaman sapma yok. Emeğin karşısındaki aynı tavırlarını sürdürüyorlar. İlk adımını Kâğıthane Belediyesi'inde attılar. Tutarlı bir biçimde de sürdürüyorlar" dedi.
FP'li beldiyelerin Anakent ile diğer belediyeler arasında ücretlerde uçurum yarattıklarını anlatan Okçuoğlu, FP'li olduklarını belli edercesine, ekonomik demokratik haklarda büyük gerilemeler olduğunu belirtti. ANAP, DSP ve CHP'li belediyelerde TİS imzalandığını belirten Okuçuoğlu, aynı sözleşmeyi istediklerini söyledi.
Bütün hizmetleri kendilerinin yaptığını ve zorluklarına katlanmalarına rağmen en normal taleplerine olumsuz tavırla yanıt verildiğini ifade eden Muzaffer Okçuoğlu, "Belediye yönetimleri IMF ve hükümetten cesaret alıyor. Eylemlerimiz bu politikalara karşı. FP IMF politikalarına ve hükümet partileri ve diğer partilerden sözde daha fazla karşı çıkıyor, ama pratikte daha fazla savunuyor. FP tutarsız, özüyle sözü farklı, takkıyye yapıyor" dedi.
'Türk-İş'i kınıyorum'
Anakent işçilerinden Ali Demir, grevin başarısı için sokak gösterilerinin zorunlu olduğunu ve üretimin tamamen durması gerektiğini belirtiyor. Demir, konfederasyonları Türk-İş'in grevleri karşısında pasif ve sessiz kaldığını ve bu durumu kınadığını söyledi. Belediye yönetimlerindeki siyasi partiler arasında da ayrım yapmadığını belirtti. FP'nin tabanının daha geniş olmasından dolayı diğer partilerden daha direngen davrandığını ifade eden Demir, diğer partilerin oy kaygısı telaşı içinde olduklarını, örneğin CHP'nin işçilere şirin gözükmek durumunda olduğuna dikkat çekiyor. Yönetimlerdeki partiler arasında fark olmadığını belirten Ramazan Sert'te, belediye kaynaklarının yandaşlara ve taşerona peşkeş çekildiğini ifade etti. Kendilerini belediye yönetiminin grev noktasına getirdiğini belirten Sert, ellerindeki grev hakkını sonuna kadar kullanacaklarını vurguladı.
'Tam dayanışma'
İşçilerden Orhan Babacan, adil düzen adı altında tüm haklarına göz dikildiğini söyleyerek, belediye başkanının işçiyi görmezden geldiğini belirtti. Babacan, grevin tam bir dayanışma içinde devam ettiğini sözlerine ekledi. Babacan, Türk-İş yönetimini eleştirerek, konfederasyonun duyarsız davrandığını ve eylemlerine katılmadığını söyledi. Güngören Belediyesi'nde işçi olan Tacım Devetaş, Bayram Meral'in ancak emir verdiğini söyleyerek, "Ekmek paramızı istiyoruz, hakkımıza tecavüz edildiği için tepki gösterdik. Diğer sözleşmelerin aynısını istiyoruz" dedi.
www.evrensel.net