Dereden hastalık akıyor

Pendik Ahmet Yesevi Mahallesi halkı, "Sağlıklı yaşamak bizim de hakkımız değil mi?" diye soruyor ve mahallenin içinden geçen ve atıklar nedeniyle mikrop saçan derenin bir an önce kapatılmasını istiyor.

Dereden hastalık akıyor
Pendik ilçesinin Esenyalı semtine bağlı Ahmet Yesevi Mahallesi. Mahallenin içinden, tüm mahalleye mikrop saçan bir dere geçiyor. Mahallenin yolu da yok. Mahalle sakinleri, bu iki temel sorunlarının çözümü için defalarca imza toplamışlar, Pendik Belediyesi'nin kapısını aşındırmışlar. Amaç sonuç yok. Mahallede oturan kadınlar, belediyeye toplu halde gitmelerine karşın dikkate alınmadıklarını belirterek, "Sağlıklı bir ortamda yaşamak bizim de hakkımız değil mi?" diye soruyorlar.
Arıtma tesisi kullanılmıyor
Mahallenin içinden geçen dereye atıklarını bırakan kurumların başında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin özel şirketlere kiraladığı Mezbaha ve Rendering Tesisleri (İSMER) geliyor. Atıkların hiçbir arıtmaya tabi tutulmadan dereye akıtan İSMER'in arıtma tesisi olduğu halde kullanmadığı belirtiliyor. 1888 yılında yapılan ve 1997'de Dünya Gıda'ya, üç ay önce de Cihaner Deri'ye kiralanan İSMER'de, Pazar, Çarşamba ve Cuma günleri, 5 - 6 bin dolayında koyun ve sığır kesiyor. Bu hayvanların kanları da hiçbir arıtmaya tabi tutulmadan, dereye bırakılıyor.
Mahalle sakinleri, kesim yapılan günlerde derenin kıpkırmızı aktığını belirterek, "Bütün mahalleyi dayanılmayacak kadar keskin bir koku kaplıyor" diyorlar. Çocuklarının her gün bu mikrop yuvası derede oyun oynadığını söyleyen mahalleliler, "İSMER arıtmayı çalıştırmayarak suç işliyor. Neden hesap sorulmuyor. Bizim yaşamaya hakkımız yok mu?" diye öfkelerini dile getiriyorlar.
Çocukların çoğu hasta
8 nüfus geçindiren, 6 çocuk babası, Zeynel Akkuş'un evi hemen derenin yanında. Her gün derede oynayan çocuklardan biri olan oğlu Soner Akkuş, dereden kaptığı mikroplar nedeniyle bağırsak enfeksiyonu geçirmiş. "Çocuk, Kartal Devlet Hastanesi'nde 20 gün yattı. Doktorlar 'mikrop kapmış' dediler. Mahalledeki çocukların çoğu bağırsak enfeksiyonu oldu" diyen Akkuş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin böyle bir sorumsuzluğa nasıl izin verdiğini anlayamadıklarını söylüyor. Üstelik, derenin hemen kenarında 1200 öğrencisi olan Ergenekon İlköğretim Okulu bulunuyor.
Dere hemen kapatılmalı
Eşi Şengül Akkuş ise, Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya'nın üç dört ay önce mahalleye geldiğini belirterek, "Bize derenin kapandığını sandığını söyledi. Bir belediye başkanı nasıl olur da, kendi ilçesindeki bir sorunun çözülüp çözülmediğini bilmez" diye sordu.
Defalarca imza topladıklarını belirten Şengül Akkuş, "Çocuğum hastanede oksijen tüpüne bağlandı. Doktorlar, 'Biz elimizden geleni yaptık, Allah'tan ümit kesilmez' dediler. Canımız Allah'a emanet yaşıyoruz. Bu dere bir an önce kapatılmalı" diyor.
Lağım oturma odasında
Mahallenin diğer büyük sorunu ise altyapı. Hiçbir altyapısı bulunmayan mahallede, lağımlar plastik borularla yer altından dereye veriliyor. Derenin hemen kenarındaki evleri sık sık lağımlı su basıyor. Hasan Doruk'un evi de hemen derenin kenarında. Oturma odalarında lağım suyu çıkıyor. Doruk, "Lağım ile içiçe yaşıyoruz. biz bu devletin vatandaşı değil miyiz? Neden buraya altyapı gelmiyor" diye soruyor.
İmza kampanyası başlıyor
Ahmet Yesevi Mahallesi halkı, yaşadıkları sorunların artık dayanılmaz bir noktaya geldiğini belirterek, hep birlikte çözüm aramaya karar vermişler. Bu konuda bir imza kampanyası başlatacaklarını söyleyen mahalle sakinleri, sonuçsuz kalan imza kampanyalarını hatırlatarak, "Bu kez işin peşini bırakmayacağız. İmza kampanyası sadece bir başlangıç. Sesimizi duyurmak için gerekiyorsa, belediyenin önünde basın açıklaması yapacağız" diyor.
Görüştüğümüz mahalle sakinleri Yusuf Durak, Metin Varol, Metin Gürbulak ve Mustafa Türker de, çözümün hep birlikte mücadele etmekten geçtiğini vurgulayarak, "Elimizden geldiği kadar çevremizdeki insanları, esnafı bu soruna sahip çıkmaya çağıracağız" dediler.
www.evrensel.net