Sayman: KHK Meclis iradesine aykırı

Sayman: KHK Meclis iradesine aykırı

İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, hükümete, hem deprem sonrası hukuki süreç hem de memurların işten atılmalarını kolaylaştıracak KHK ile ilgili eleştiriler getirdi.

Sayman: KHK Meclis iradesine aykırı
İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, hükümete, hem 17 Ağustos depremi sonrasındaki hukuki süreç hem de memurların işten atılmalarını kolaylaştıracak KHK ile ilgili eleştiriler getirdi. Sayman, deprem sonrasında, hükümetin, zaten tıkanmış olan yargıya yeni yükler getiren hukuki ihtilafların hızlı ve sağlıklı çözümü için tedbir almadığını söyledi. KHK ile ilgili olarak da Sayman, "Hükümet, Meclis'in iradesine aykırı davranmıştır" dedi.
İstanbul Barosu'nda yapılan basın toplantısında 17 Ağustos depremi sonrası hukuki süreç ve Köşk ile hükümet arasında kriz yaratan ve memurların işten atılmalarını kolaylaştıracak olan kanun hükmünde kararname ele alındı.
Kararname çok, güvence yok
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyelerinin de katıldığı toplantıda konuşan Baro Başkanı Yücel Sayman, başta Anayasa 11 kanun, 1 yetki kanunu ve buna dayanılarak çıkarılan 18 KHK, 10 Bakanlar Kurulu Kararnamesi, 6 tüzük, 17 yönetmelik ve 4 bakanlık tebliği ve kredi anlaşmaları olmak üzere, doğal afetlere ilişkin yüklü mevzuatın olmasına rağmen, gerekli hukuksal güvencelerden yoksun olunduğunu söyledi. Sayman, var olan güvencelerden de hak arama yollarını harekete geçirilemediği ya da gerekli yaptırımların uygulatılamaması nedeniyle uygulanamadığını belirtti.
Hukuki başvurular yapılmalı
Sayman, depremden zarar görenlerin, yakınlarının kaybedenlerin idareye karşı hak arama yollarını harekete geçirebilmeleri için, 17 Ağustos 2000 tarihinde saat 17.00'ye kadar Valiliğe ve Belediye Başkanlığı'na dilekçe ile başvurarak, maddi ve manevi zararlarının tazminini istemeleri gerektiğini söyledi. Sayman, "İdarenin bu istekleri kısmen veya tamamen reddederse, ret kararının tebliğini izleyen günden, istek hakkında 60 gün içinde cevap vermezse, bu sürenin bittiği tarihten başlayarak, dava süresi içinde dava açılması gerekecektir" dedi.
Hükümet tedbir almadı
Hükümetin, gerekli yasal tedbirleri almadığını da belirten Sayman, tıkanmış olan yargıya farklı hukuk alanlarında yeni yük getiren hukuki ihtilafların hızlı, sağlıklı ve ekonomik çözümü için de tedbir almadığını söyledi. Sayman, hükümetin, depremle ilgili yasal düzenlemelerde hareketsiz kaldığını belirterek, siyasal hakları kısıtlandığını ve bunda istekli ve ısrarlı olduğuna dikkat çekti.
KHK ile ilgili tepkilerini de dile getiren Sayman, Anayasa'nın 8'inci maddesinin "Yürütme yetkisi ve görevinin cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağını ve yerine getirileceğini" belirterek, Anayasa'nın 104'üncü maddesinin de cumhurbaşkanının, 'yürütme alanına ilişkin' görev ve yetkileri arasında 'kararnameleri imzalamayı' öngördüğünü söyledi. Sayman, bu iki düzenlemenin, her tür kararnamenin cumhurbaşkanınca imzalanmadıkça hukuk alanında var olamayacağını gösterdiğini kaydetti. Anayasa'nın 91'inci maddesinin Anayasa'da yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile siyasi haklar ve ödevlerin KHK ile düzenlenemeyeceğini belirten Sayman, "Bakanlar Kurulu'nca imzalanan KHK, TBMM'nin iradesine aykırıdır" dedi. Sayman konuşmasını şöyle sürdürdü: "Cumhurbaşkanı yetkisini keyfi olarak değil, hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti bilincine dayalı görevi çerçevesinde kullanmıştır. Cumhurbaşkanını, söz konusu KHK'yı imzalamaya zorlayacak hukuki bir düzenleme bulunmamaktadır. Yapılması gereken, söz konusu düzenlemeyi yasa taslağı haline getirerek TBMM'ye sunmaktır."
www.evrensel.net