Denizaltında gergin bekleyiş

Antei tipi dev Rus denizaltısı Kursk, Barents Denizi'ndeki bir tatbikat sırasında deniz dibine çöktü. İçinde 116 personel bulunan nükleer denizaltının kurtarılması olanaksız.

Denizaltında gergin bekleyiş
Rus donanmasının Barents Denizi'nde yaptığı tatbikat sırasında dibe oturan nükleer denizaltı büyük endişe yarattı. 116 mürettebatı bulunan denizaltı, önceki gün bilinmeyen bir nedenle arızalanarak 150 metre dibe oturdu. Rus donanma komutanı Amiral Vladimir Kuroyedov, Murmansk Limanı'nın 150 kilometre kuzeyinde bulunan denizaltıyı kurtarma şansının hemen hiç olmadığını kaydetti.
Oksijen sıkıntısı
Rusya'nın büyük önem verdiği Kuzey Filosu'na bağlı olan Kursk adlı Antei (Oscar-2) tipi dev denizaltındaki personel ise, her geçen saatte ölüme biraz daha yaklaşıyor. Denizaltının aldığı hasar nedeniyle elektrik sistemlerinin çalışmadığı ve bu nedenle oksijen sıkıntısı çekildiği belirtildi. 150 metre derinlikte dibe oturan araçtaki askerlerin, havasızlıktan ölmeye başladığı tahmin ediliyor.
Kaza nedeniyle askeri prestijinin zedelenmesinden çekinen Rusya, mürettebatı kurtarmak için herhangi bir dış yardıma ihtiyaç duymadıklarını bildirdi. Rus Kuzey Filosu Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Kurtarma ekiplerimiz, yabancıların yardımına gerek duymadan çalışacak kaynaklara sahiptir" denildi.
Rus donanma komutanı Amiral Kuroyedov, İnterfaks ajansına verdiği demeçte, Kursk mürettebatının hayatta kalması için "bir dizi şartın yerine gelmesi gerektiğini" belirtti. Amiral, "Denizaltıda bulunan 116 denizcinin hayatları, denizaltının su altında kalan bölümlerinin sayısına, atmosfer basıncının ve ısının yükselmesine, hava tanklarının durumuna bağlı" diye konuştu.
Kötü hava koşullarının kurtarma çalışmalarını olumsuz etkilediğini vurgulayan Kuroyedov, denizcilerin kurtarılmasında zaman faktörünün önemini de belirtti.
Bu arada devlet televizyonu RTR, denizaltıdaki oksijen desteğinin bir hafta yetebileceğini ve kurtarma ekiplerine mürettebatı tahliye için zaman sağlayabileceğini ileri sürdü.
ABD ve İngiltere ise, gerektiğinde kurtarma çalışmalarına katılabileceklerini bildirdiler.
Uzmanlar kötümser
Ancak batılı uzmanlar, Ruslar kadar iyimser konuşmadı. Jane's Defence adlı silah-savunma dergisinden Paul Beaver, "Eğer denizaltındakiler 24 saat içinde kurtarılmazsa hiç şansları kalmaz. Ama onlar, inisiyatif kullanmıyor ve yukarıdan gelecek emirleri bekliyorlar" dedi. Diğer denizaltı uzmanları da benzer sözlerle hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurguladılar. Amerikan Bilimcileri Federasyonu'ndan John Pike, kazanın "insan hatası ve mekanik hatanın bileşimi"nden meydana gelmiş olabileceğini belirtti. Pike, "Rus denizaltılarının bakım durumu oldukça kötü, ayrıca denize de fazla açılmıyorlar. Bu araçların birçoğu, son 10 yılını limanlarda geçirdi" diye konuştu.
Barents'in tabanına oturan 18 bin tonluk Kursk adlı denizaltının, Kuzey Filosu'nun amiral gemisi olduğu belirtiliyor. Kursk, 24 adet nükleer füze taşıma kapasitesiyle, dünyanın en modern savaş araçlarından birisi. Bir uçak gemisini batıracak kapasitedeki denizaltının kaza sırasında nükleer silah taşımadığı açıklandı. Rus yetkililer, batışın hemen ardından denizaltıdaki iki nükleer reaktörün kapatıldığını ve dışarı bir sızıntı olmadığını da belirttiler. Ancak özellikle Barents'e kıyısı bulunan Norveç'te yetkililer ve halk, bir nükleer felaket endişesi içinde. Ülkede konuyla ilgili kriz masası oluşturuldu.
Çarpışma kuşkusu
Bu arada, Rus ordusu tarafından yapılan açıklamada, Kursk'un "muhtemelen yabancı bir denizaltıyla çarpışmasının ardından dibe çöktüğü" ifade edildi. Böylece Rusya, kazadan örtülü olarak ABD'yi sorumlu tuttu. Bölgede sık sık kendi tatbikatlarını yapan ABD ise suçlamaları kesin bir dille reddetti. Savunma Bakanlığı (Pentagon)'nın açıklamasında, Kursk'un "okyanus tabanına çarptığı" bildirildi. Adı saklı tutulan bir Pentagon yetkilisi, "Olay sırasında bir tatbikat yapılıyordu. Ancak kazanın nasıl meydana geldiğine ilişkin bilgileri hangi yöntemle elde ettiğimizi açıklayamam" diye konuştu.
ABD'li diğer yetkililer ise, Loyal adlı elektronik keşif gemisinin bölgede devriye gezdiğini hatırlattılar.
Pentagon Sözcüsü Tuğamiral Craig Quigley, açıklamasında, "Bu kazaya Amerikan gemisinin karışıp karışmadığına dair hiçbir bilgiye sahip değiliz" dedi.
Sözcü Quigley, kaza anında Rus nükleer denizaltısı Kursk'un yakınlarında Amerikan denizaltılarının bulunup bulunmadığı konusunda hiçbir açıklamada bulunmadı.
Gözlemciler, Rusya'nın suçlamalarına kanıt getirmesi halinde kazanın büyük bir uluslararası diplomasi skandalına dönüşeceğine işaret ediyorlar. Barents Denizi'ndeki Rus faaliyetini takip eden ABD ve NATO denizaltılarının devriye faaliyetlerinin yoğunluğu, bu iddiada gerçek payı olabileceğine işaret ediyor. Bazı donanma uzmanları, Rusya'nın suçlamalarının "makul" olduğunu, denizaltının nükleer reaktörleri kapalı halde deniz tabanında bulunmasının, "olayın çok hızlı meydana geldiğini" gösterdiğini belirttiler. Uzmanlar, aksi takdirde, denizaltı kumandanının, reaktörleri kapatmadan önce yüzeye çıkmaya çalışacağına işaret etti.
Sonucu endişeyle beklenen denizaltı kazasının, Rus donanmasında son 10 yıldır meydana gelen en ciddi olay olduğuna dikkat çekiliyor. Bundan önce meydana gelen en büyük kaza 1989'da yaşanmış ve bir yangın sonucu batan Komsomolets adlı denizaltıda 42 asker yaşamını yitirmişti.
www.evrensel.net