Gençler

Gençler 'yüzde 92' okumuyor

1965 yılında kitap okurlarının oranı yüzde 27'ydi, bugün yüzde 3.5. Bu düşüşte en büyük pay kuşkusuz gençlerin. Üniversiteli gençlerin yalnızca yüzde 5'i kütüphanenin yolunu biliyor, 'Kitap okuyorum' diyenlerin oranı ise yüzde 8.

Gençler 'yüzde 92' okumuyor
Üniversite gençliğine yönelik bir araştırmada, düzenli olarak ders dışı kitap okuyanların oranı sadece yüzde 26'yı bulunurken, yüzde 9'unun hiç kitap okumadığı belirlendi. Yeterince kitap okuduğunu söyleyenlerin oranı sadece yüzde 8.
Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Araştırma Görevlisi Ali Esgin ve Özay Karadağ tarafından, Doç. Dr. Bayram Kaçmazoğlu ve Doç. Dr. Mustafa Gündüz'ün danışmanlığında gerçekleştirilen "Üniversite Öğrencilerinde Okuma Alışkanlığı" konulu, yüzde 52'si erkek, 250 öğrenciyi kapsayan araştırmada, boş zamanlarını kütüphanede değerlendiren öğrencilerin oranı sadece yüzde 5 çıktı.
Çoğu evden çıkmıyor
"Boş zamanlarınızı çoğunlukla nerede değerlendirirsiniz?" şeklindeki soruya, öğrencilerin yüzde 61'i "evde" yanıtını verirken, yüzde 16'sı "kahve, pastane, birahane gibi yerlerde" şeklinde yanıt
verdi. Araştırmada, daha sonra şu saptamalara yer verildi: "Öğrencilerin yüzde 11'i boş zamanını okulda değerlendirdiğini açıklarken, yüzde 7'si çalıştığını ifade etti. Kütüphaneye gidenlerin oranı sadece yüzde 5 bulundu. Gençlerin yüzde 23'ü boş zamanlarında televizyon izliyor, radyo dinliyor. Yüzde 17'si arkadaşlarıyla sohbet ediyor. Yüzde 12'si geziyor. Yüzde 10'u ders çalışıyor."
Arada sırada ya da çok nadir kitap okuyanların oranı yüzde 65, hiç kitap okumayanların oranı yüzde 9 çıktı. "En son ne zaman ders dışı bir kitap okudunuz?" sorusunu ise; yüzde 19'u (Bir-iki hafta içinde), yüzde 25'i (Bir-iki ay içinde), yüzde 56'sı (Çok uzun zaman oldu, hatırlamıyorum) diye yanıtladı. "Düzenli olarak gazete okurum" diyen gençlerin oranı yüzde 31, arada bir ya da nadiren gazete okuyanların oranı yüzde 69 bulundu.
Zaman yok savunması
Öğrencilerden neden kitap okumadıklarını anlamak amacıyla yöneltilen sorulara verilen yanıtlardan elde edilen bulgular ise şöyle: "Öğrencilerin yüzde 92'si yeterince kitap okumadığını itiraf ederken, sadece yüzde 8'lik oran kitap okuduğu görüşünde. Öğrencilerin yüzde 36'sı okuma alışkanlığı kazandırılmadığını savunurken, 'Derslerden zaman bulamıyoruz' diyenlerin oranı yüzde 44, 'Kitaplar çok pahalı' diyenler ise yüzde 15. "Kitap okumak ilgi çekici gelmiyor" diyen gençlerin oranı da yüzde 5 olarak tespit edildi.
Okumaya arkadaş teşviği
Öğrencilerin öğrenim hayatlarında en az kitap okudukları dönemin yüzde 5'le ilkokul yılları olduğuna dikkat çekilen araştırmada, kitap okumaya yönlendirme konusunda etkili olan kişiler konusunda ise, gençlerin yüzde 9'u (Ailem), yüzde 39'u (Arkadaşlarım), yüzde 22'si (Öğretmenlerim), yüzde 14'ü (Çevremdeki büyükler okuma alışkanlığı kazanmamda etkili oldu) derken, yüzde 16'sından (Hiç kimsenin etkisi olmadı) yanıtı verdi. "Bir türlü böyle bir alışkanlık kazanmadım. Kitap okumak bana çok sıkıcı geliyor" diyen gençlerin oranı ise, kayıtlara yüzde 16 olarak geçti.
Sayısalcılar okumuyor
Bölüm farkı ile kitap okuma alışkanlığı arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu vurgulanan araştırmada, hiç kitap okumayan öğrencilerin sayısal, ayda üç ya da daha fazla kitap okuyanların ise sözel bölümlerde yoğunlaştığı bildirildi. Araştırmanın sonuç bölümünde; okumanın ilköğretim yıllarında kazanılması gereken önemli bir "alışkanlık" olduğunun altı çizildi.
Türkiye'de 1965 yılında kitap okurların oranının yüzde 27 olduğu, ancak bu oranın yüzde 3.5 gibi düşündüren bir seviyeye gerilediğine dikkat çekildi.
www.evrensel.net