Mücadele seferberliği başlatacağız

Mücadele seferberliği başlatacağız

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, çarşamba günü yapılacak yönetim kurulu toplantısında eylem takvimi oluşturacaklarını belirterek "Türkiye gündeminde ses getirecek eylemler gerçekleştireceğiz" dedi.

Mücadele seferberliği başlatacağız
Şahin Bayar
DİSK'in 11. Olağan Genel Kurulu'nda genel başkan seçilen Süleyman Çelebi, önümüzdeki dönem için umutlu konuştu. Sendika binalarından çıkarak işyerlerine gideceklerini ve işçilerle bir tartışma sürecini başlatacaklarını söyleyen Çelebi, "Nasıl olsa biz genel başkan seçtik, onlar mücadele verecek dönemi bitti. Artık herkesin katıldığı bir şeyler yaptığı bir süreci başlatıyoruz. Yeni bir seferberlik ilan ediyoruz" dedi.
DİSK Genel Başkanı Çelebi, başta barajlar, Emek Platformu, Türk-İş'le tartışmaları olmak üzere gündemdeki sorunlar konusundaki sorularımızı yanıtladı.
DİSK'in 11. Olağan Genel Kurulu'nda 4 tane başkan adayı yarıştı. Siz bu adayların arasından sıyrılarak başkan seçildiniz. DİSK nasıl bir genel kurul yaşadı?
- Genel kurul, meydanın bir kısmı tarafından kavgalı diye yansıtılan bölümünden hariç, alınan kararlara, gecenin geç saatlerine kadar süren tartışmalara bakmak gerekiyor. Bana göre dolu dolu üç gün geçti. Bunun içinde seçimler de var. Ama seçimlerden daha önemlisi, kimsenin söz hakkı kısıtlanmadan ve engellenmeden üç yılın muhasebesi yapıldı. Burada tabandan gelen eleştirilerden en önemlisi neydi? Herkesin '80 öncesi DİSK'i arıyor olmasıydı. Daha mücadeleci, daha etkin yalnız ekonomi konularındaki başarısından değil, Türkiye'deki demokratikleşme sürecine verdiği katkıyla, 15-16 Haziran eylemleriyle, 20 Mart faşizme ihtar eylemiyle, DGM direnişleriyle... Çiftçinin fındık sorunuyla, pamuk sorunuyla ilgilenen bir DİSK.
Ancak geçmişte yaptığımız eylemlerin arkasına sığınarak, 'Onlar güzel eylemlerdi' diyerek, onlarla övünmek artık işime gelmiyor. Çünkü onları ana ana bir yirmi yıl daha yaşamayız. Bu yeni süreçte daha etkin bir çalışma dönemi başlatmalıyız ve buna da sınıfın hazır olduğuna inanıyorum. Yeter ki biz doğru önderlik edelim.
Genel Kurul sonunda ortaya 'uyumlu' bir yönetimin çıktığı söyleniyor. Bu değerlendirmeye siz nasıl bakıyorsunuz?
- Çıkan yönetim açıklıkla ifade edeyim ki tam bir uyum içerisinde olacaktır. Benim bir ilkem vardır; geçmişe takılmam. Bilerek ve isteyerek zor bir dönemde aday oldum. Bu yönetimin başarmak diye bir zorunluluğu var. Böyle bir görevle karşı karşıyayız. Hiçbir mazeretin arkasına sığınmayacağız. Şunlar oldu.. bunlar oldu... saldırılar oldu... Bütün bunlar biliniyordu. Sorunların karşısında mazeretin arkasına sığınan bir DİSK'i kimse görmeyecektir. DİSK'in yeniden yapılanma sürecini tamamlamak için aday olduk. Yönetimde bulunan herkese görev düşüyor; herkes görevini yapmak zorunda, çünkü buna mahkûmdur. Genel kurul kararlarına herkes bağlı kalacak. Tüzüğe herkes uyacak. Bir disiplin olacak. Disiplin derken, bu askeri disiplin değil, sınıfın disiplini olacak ve bu çerçevede hareket edilecek.
DİSK'te özellikle genel kurul sürecinde büyük-küçük ve paralı-parasız sendika tartışması yapıldı. Bunun yanında paralı ve büyük sendika sayılan Lastik-İş'ten de yönetime kimsenin girmemesi bir eksiklik olarak değerlendirildi...
- İlk önce Lastik-İş Sendikası açısından değerlendirmek istiyorum. Lastik-İş Başkanı beni ziyarete geldi. DİSK'in her eyleminde, her mücadelesinde maddi-manevi bütün desteği vereceğini hem genel kurulda hem de ziyaretinde ifade etmiştir. Tabii ki Lastik-İş'ten de bir arkadaşın yönetim kurulunda yer alması iyi olurdu. Ancak mutabakata varamadık.
Şimdi bu paralı-parasız, büyük-küçük sendika DİSK içinde en çok tartışılan konu. Bu 12 Eylül öncesinde de vardı. Şimdi de gündeme geliyor. '80 öncesindeki döneme bakıldığında paralı-parasız sendika yerine örgütlü sendikalar denirdi ve bunlar yönetime gelirdi. Dolayısıyla örgütlü olduğu için paralı da oluyorlardı. Bunları inkâr edersek bir yere varamayız.
DİSK'e bağlı 6 sendika yüzde 10 işkolu barajının altına düşürüldü ve siz böylesi bir dönemde DİSK başkanlığına seçildiniz. Yüzde 10 işkolu barajına karşı ne yapacaksınız?
- Genel kurulda da ifade ettim. DİSK temelden baraja karşıdır. Biz bir dönemler barajı aştık. O dönemlerde de barajın yanlışlığını söyledik. Yarın da söyleriz. Barajı aşma sorunlarını bir sanal yapı olarak görüyoruz. Çünkü burada gerçeğe dayanan bir uygulama yok. Niye yok; düğmelere basılıyor. Ne kadar üye düşmesi gerekiyorsa düşülüyor. Bu dönem böyle olmuştur. Bizim derdimiz üyelerin azalıp-çoğalmasının ötesinde barajın kaldırılmasıdır. Birileri baktığında bunu su barajı zannediyor. Halbuki bu ciddi bir baraj. Sendikal hak ve özgürlüklerin önünde ciddi engel.
Hükümet diyor ki, baraj ILO standartlarına aykırıdır. Bakan bazı düzenlemeler yaparak Meclis'in önüne koymak istiyor. 'Üç konfederasyon arasında anlaşsın gelsin' diyor. Şimdi DİSK ve Hak-İş baraja karşı ama Türk-İş 'hayır' diyor. Türk-İş gerekçe olarak, "Başka engeller de var. Onlar da kalksın" diyor. Onlar da kalksın. Biz diğer engellerin kaldırılmasını savunuyoruz. Ancak Türk-İş bunların arkasına sığınıyor. Barajın arkasına sığınıyor ve bunu da şöyle açıklıyor: "Barajın kalkması güçlü sendikacılığı önler ve sarı sendikacılık doğar, işyeri sendikacılığı doğar."
Birincisi; şu anda da sarı sendikacılık ve işyeri sendikacılığı var. İkincisi; 12 Eylül öncesinde barajlar yoktu. Barajların olmadığı bu dönemde güçlü sendikacılık vardı. Türk-İş de DİSK' de örgüt yapısıyla güçlü sendikalardı ve baraj yoktu. Bugün ise baraj var ve güçlü sendikacılık yok. Demek ki Türk-İş'in buradaki tespiti doğru değil. Genel kurulda aldığımız karar gereği en etkin mücadeleyi vereceğiz. Üretimden gelen gücümüzü kullanmak da dahil... Hükümet üzerindeki baskı gücümüzü kullanacağız.
Peki barajlara karşı somut olarak eylem takvimi ne zaman başlayacak?
- Şimdi yönetim kurulumuz çarşamba günü toplantısını Ankara'da yapıyor. Aynı gün hem Emek Platformu hem de DİSK'in toplantısı var. Genel kurulda alınan kararları değerlendireceğiz ve önümüze bir takvim koyacağız. Bu takvimi de açıklayacağız. Yani çok öyle uzun sürmeyecek... Türkiye'nin gündeminde ses getirecek eylemleri gerçekleştireceğimizi ifade etmek istiyorum.
Başında bulunduğunuz DİSK/Tekstil'in toplusözleşme yetkisi düşürüldü ve tekstil işkolunda sözleşme görüşmeleri başlıyor. Bu soruna pratik olarak nasıl bir çözüm bulacaksınız?
- Bizim toplusözleşme yetkimiz düşmedi. Kafalarda böyle bir sorunun olmaması gerektiğini düşünüyorum. Nasıl ki şu anda grev yapıyoruz. Sözleşme yapmak için yetki alan bir sendikayız. Yargıya da itiraz ettik. Yargının çabuk işleyeceğine inanıyorum. Çünkü burada sorun 10 kişinin sorunu değil. Binlerce insanı ilgilendiren bir temel sorun var. Bundan dolayı süratli bir karar çıkacağını umuyorum. Bunun yanında biz örgütlenen bir sendikayız. Kahramanmaraş ve İstanbul'da iki büyük işyeri örgütledik.
DİSK içerisinde en çok tartışılan konulardan biri de Ekonomik Sosyal Konsey. DİSK'in bu konudaki tavrı bundan sonra ne olacak?
- DİSK Genel Kurulu'nda alınan karar neyse aynen hayata geçirilecektir. Bizim anladığımız anlamda bir ESK oluşursa onun içerisinde yer alırız. Ama bu haliyle olmaz. Biz sosyal diyalogdan yanayız. Ama bu diyalogları da değerlendirirken, bazı unsunların da dışlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Tabipler Birliği'nin içinde yer almadığı, mimar ve mühendisilerin yer almadığı, tarım kesiminin içinde yer almadığı, kamu emekçilerinin içinde yer almadığı bir ESK'in içinde yer almayacağımızı genel kurulda karara bağladık.
Genel kurulda kürsüye çıkan herkes '80 öncesi DİSK'i anlattı. DİSK eski mücadele çizgisine ne zaman dönecek?
- Bende sihirli bir değnek yok. Ama kendimi bu işe katacağım. Tek başına bir şey yaparım demiyorum. Yönetim olarak yapacağız. Buralardan çıkacağız, işyerlerine gideceğiz. Ülkede yaşananları işyerlerinde anlatacağız, bir gün bakmışsınız ki Çelebi ve yönetim kurulu sabahın beşinde temizlik işçileri, gecenin üçünde başka işçiler ile toplantılar yapmış. Sorunlar tartışılıyor. Nasıl olsa biz genel başkan seçtik, onlar mücadele verecek dönemi bitti. Artık herkesin katıldığı bir şeyler yaptığı bir süreci başlatıyoruz... Yeni bir seferberlik ilan ediyoruz...
www.evrensel.net