Öğrenci yurtları ihtiyacı karşılamıyor

Barınma sorunu, ikamet ettikleri şehir dışında üniversite kazanan öğrencilerin en büyük sorunuyken, öğrenci yurtları birçok kentte ihtiyacı karşılamaktan uzak durumda.

Öğrenci yurtları ihtiyacı karşılamıyor
Barınma sorunu, ikamet ettikleri şehir dışında üniversite kazanan öğrencilerin en büyük sorunuyken, öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan öğrenci yurtları birçok kentte ihtiyacı karşılamaktan uzak durumda. Var olan yurtların önemli bir kısmı da, dengesiz dağılım nedeniyle atıl kalırken, aradan vakıf yurtları sıyrılıyor.
Hükümet, özel ve vakıf yurtlarının denetlenebilmesi için Kredi ve Yurtlar Kurumu Yasası'nda değişiklik öngörürken, öğrencilerin bu yurtlarda barınmasını yasaklayacak. Devlet yurdu ihtiyacı bakımından İstanbul 3000 yatakla ilk sırada, Antalya 500 yatakla ikinci sırada yer alıyor. Yalova, Şanlıurfa, Denizli, Düzce, Muğla ve Karaman da yatak açığı bakımından istanbul'u izliyor.
Dengesiz dağılım
İrticayla mücadele gerekçesiyle öğrencilerin vakıf yurtlarında barınmasını yasaklayan hükümet, vakıf yurtları dışındaki özel yurtların denetlenmesi için Kredi ve Yurtlar Kurumu Yasası'nda değişiklik öngörüyor. Hükümet, hazırlanan yasa tasarısını Meclis'e göndermesinin ardından, devlet yurtlarının yeniden yapılandırılması için de Milli Eğitim Bakanlığı'nı harekete geçirdi. Milli Eğitim Bakanlığı vakıf yurtlarında barınan öğrencilerin tamamının devlet yurtlarına nakledilmesi için yurtların kapasiteleri hakkında bir tarama yaptı. Tarama sonucunda vakıf yurt ve pansiyonlarında 45 bin öğrenci barınmasına karşın, devlet yurtlarında 78 bin kişilik açık kapasite olduğu ortaya çıktı. Devlet yurtlarındaki kapasite açığına karşın, öğrencilerin vakıf yurtlarını tercih etmesinin, devlet yurtları kapasitesinin ihtiyaca göre dağıtılmamasından kaynaklı olduğu belirlendi. Yeni yurtlara ihtiyaç var
Vakıf yurtları dışındaki özel yurtların denetlenmesi için Kredi ve Yurtlar Kurumu Yasası'nda değişiklik öngören hükümet, tasarıyla özel yurtların işletilmesine ilişkin tüm işlemlerin Yurt-Kur tarafından yapılmasını öngörüyor. Eylülden itibaren devlet yurtlarını tam kapasite kullanmayı hedefleyen bakanlık, inşa halindeki yurtların tamamlanması için çalışmaları hızlandırdı. Bursa, Sakarya, Adana, Gaziantep, Hatay ve Kocaeli'de inşa aşamasındaki yurtların bitirilerek, bu yıl hizmete sokulması hedefleniyor. Vakıflara ait özel yurtlarda 13.500 ilköğretim öğrencisi barınırken, devlet yurtları 36 bin açıkla hizmet veriyor. Özel yurt ve pansiyonlarda 32 bin ortaöğrenim öğrencisi barınırken, devlet yurtları 42 bin açık kapasiteyle hizmet veriyor. 54 ilde özel yurtlarda öğrenci barınamazken; 24 ilde 10 bin kapasiteli devlet yurduna ihtiyaç var.
En fazla ihtiyaç İstanbul'da
Toplam 68 ilde yurt kapasiteleri, öğrencilerinin yurt ihtiyacının üzerinde bulunuyor. Yurt ihtiyacı bakımından 3500 yatakla İstanbul ilk sırada yer alıyor. Yalova, Şanlıurfa, Denizli, Düzce, Muğla ve Karaman da yatak açığı bakımından istanbul'u izliyor. Hiç devlet yurdu bulunmayan ve ihtiyaç bulunan iller ise şöyle: Düzce, Balıkesir, Osmaniye, Kırıkkale, Karaman, Burdur, Bolu, Gaziantep, Hatay, Bartın, Bayburt, Konya, Manisa, Muğla, İzmir, Zonguldak, Van, Sivas, Sakarya, Niğde, Manisa, Kocaeli ve Mersin. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Fındık üreticisi umutsuz
Tek geçim kaynağı fındık olan milyonlarca üretici umutsuz bir bekleyiş içerisinde. Üreticinin yanında esnafı da, tüccarı da aynı umutsuzluğu taşıyor. Geçen yıl hükümetin açıkladığı 1 milyon liralık alım fiyatına rağmen, bir kısmı, ürünlerini 600 ile 650 bin lira arasında bir fiyatla satmak zorunda kalan, bir kısmı da fındığını FİSKOBİRLİK'e satmasına rağmen bedelini aylarca alamayan fındık üreticilerinin bu yıl ki ümitlerini şimdiden söndüren ise hükümetin uyguladığı tarım politikaları.
Temmuz ayı içerisinde mevsim normallerinin 8 veya 10 derece daha üzerinde yaşanan sıcaklar, fındığın olgunlaşma döneminde yaşanmasından dolayı tonlarca fındığın ağacında kurumasına neden oldu. Sakarya'nın serin ikliminde dahi fındık dalında kururken, Samsun, Ordu, Giresun ve Rize'de fındığın yanı sıra ağaçların kendisinde de kuruma belirtileri var. Sahil kesimlerinde fındığını toplamaya başlayan üreticilerin daha ilk günden aldığı sonuçlar üreticilerin bu yıl korunmaması halinde perişan olacağı yönünde. Üreticiler, fındığın yanmasının yanında hem az hem de zayıf yani küçük taneli olduğunu söylüyorlar. Bölgedeki ziraat odaları yöneticileri geçen yılki fındık rekoltesine göre bu yıl 150 bin tonluk bir düşük rekolte beklediklerini ve toplam rekoltenin en fazla 400 bin ton civarında olacağını belirtiyorlar. Ve ayrıca iç tanelerinin de olumsuz hava şartları yüzünden kalitesiz çıkmasını beklediklerini vurguluyorlar. Bu durumda fındığın düşük randımanlı olmasından dolayı, üreticinin de ürününü düşük fiyatla satmak zorunda kalacağına değinen bölgedeki ziraat odaları yöneticileri, tüm bu olumsuz koşulların dikkate alınarak bir fiyat açıklaması yapılmaması halinde üreticilerin sefalete sürükleneceğini ifade ediyorlar.
Maliyet oldukça yüksek
Maliyet hesaplamaları da yapan oda yöneticileri, dekar başına verimin 80 kilo olması durumunda bir kilo fındığın maliyetinin 1 milyonu aştığına, verimin 70 kilo olması durumunda ise maliyetin 1.5 milyonu bulacağına dikkat çekiyorlar. IMF'nin direktifleri doğrultusunda ve "enflasyonla mücadele" adı altında ürünlerine sadece yüzde 25'lik bir zam yapılması halinde ürün bedelinin maliyetleri dahi karşılamayacağını kaydediyorlar.
FİSKOBİRLİK ne olacak?
Hükümet tarafından, sözde birliklerin özerkleştirilmesi adı altında tasfiyesine yönelinmesi ve
Tarım Satış Kooperatifleri Yasası'ndaki değişikliklerin, IMF'nin istediği biçimde Meclis'ten geçirilmesi de hem üreticileri hem de ziraat odası yöneticilerini endişeye iten bir diğer etken.
"Fındık fiyatına devlet karışacak mı?", "Fiyatları devlet mi yoksa FİSKOBİRLİK mi açıklayacak?" "Alım fiyatı ne olacak?", "Ürün bedelleri peşin ödenebilecek mi?", "Hükümet, FİSKOBİRLİK'e düşük faizli kredi sağlayacak mı?" ve benzeri soruların cevaplarının muğlaklığının bir an önce ortadan kaldırılması bekleniyor.
Tüm bu olumsuz havaya rağmen FİSKOBİRLİK yöneticileri, birliğin 21 Ağustos'tan itibaren alımlara başlayacağını, her türlü hazırlıkların tamamladığını bildirdiler.
Borçlar ertelensin
Diğer yandan Giresun'un Keşap ilçesi Muntarlar Derneği Başkanı Hikmet Aydın, sıcaklıkların fındık rekoltesini en az yüzde 50 oranında düşürdüğünü, fındık üreticilerinin kredi borçlarının bir yıl ertelenmesini istediklerini bildirdi. Aydın, "Üreticilerin bu durumu göz önüne alınarak Ziraat Bankası'na ve tarım kooperatiflerine olan kredi borçlarının faizsiz olarak bir yıl ertelenmesini istiyoruz" dedi.
www.evrensel.net