Uyuma Türkiye! Ben uyumuyorum!

17 Ağustos 1999'da yaşanan depremi, birinci yıldönümünde anmak isteyenler vurucu bir slogan bulmuşlar: "Uyuma Türkiye! Ben Uyumuyorum!"

Uyuma Türkiye! Ben uyumuyorum!
Sennur Sezer
17 Ağustos 1999'da yaşanan depremi, birinci yıldönümünde anmak isteyenler vurucu bir slogan bulmuşlar: "Uyuma Türkiye! Ben Uyumuyorum!" Belediyeler, sivil toplum kuruluşları, 10-20 Ağustos tarihleri arasında, bir dizi etkinlik düzenliyor. Sultanahmet'teki Darphane-i Amire binasında, yaklaşık kırk sivil toplum kuruluşu 12-20 Ağustos tarihlerinde, Avcılar Belediyesi ve Kaymakanlığı 10-17 Ağustos tarihleri arasında, İnsan Kaynakları Yönetim Derneği 10 Ağustos'ta, Yalova Belediye Başkanlığı 11-13 Ağustos'ta etkinlikler düzenliyor. Bu etkinlikler arasında çocukların deprem stresini azaltacak etkinlik programlarından panellere, deprem hazırlıklarından ilkyardıma aydınlatıcı konuşmalar yer alıyor. Yapılacak etkinliklerden biri de deprem saatlerinde ışıkların yakılması. Uyuma Türkiye, seslenişinin en açık gösterilmesi. Herkesin sokağa çıkması.
Bugün moda söyleyişle, "öteki" Türkiye... Nüfusunun altı milyon civarındaki Türkiye zaten uyumuyor o saatlerde... Ya diskoda... ya benzer bir mekânda... Onlar depremde ölenler anısına okutulacak mevlide de gelecek değiller elbet. "Semtler Afet Hazırlığının Neresinde" başlıklı bir tartışma da onları ilgilendirmiyordur. Bu konuları izleyecek olan enkaz altında kalan Türkiye... Eğer İstanbul'daysanız, Tarih Vakfı yetkililerinden programı öğrenebilirsiniz. Tel: 0 212 - 233 21 61 (Erdal Küçükyalçın) Faks: 0 212 - 234 32 90, e-mail: ekucukyalcın tarihvakfi.org.tr.
Ayrıca Tarih Vakfı yetkilileri, "yasal, etik ya da estetik bir sakınca doğurmayan" tüm etkinlik düzenleme taleplerini karşılamaya hazır olduklarını belirtiyor.
Yalova Belediye Başkanlığı, 11-12-13 Ağustos günlerinde Uluslararası Şiir ve Dayanışma Günleri düzenledi. Siz bu satırları okurken programın ilk günü geçmiş olacak. O günün programında katılan şairlerin kitaplarından oluşan bir sergi, konukların tanıtılması ve şiir okumaları var. 12 Ağustos'ta iki önemli panel var: Dayanışma ve Şiir, İnsandan İnsana Şiir, Şiirden Yaşama Şiir. Sonrası yine okur şair buluşması, şiir okumaları. 13 Ağustos günü şiir okumalar teknede olacak. Etkinliğe katılan konukların listesi şöyle: Panos Stathoyannis (Yunanistan), Sara Stinus (Danimarka), Eris Stinus (Danimarka), Hüseyin Duygu (Danimarka), Dimıtır Stefanov Bıçvaror, Radko Stoykova Dımıktras (Bulgaristan), Akberzade Şahmar Akberoğlu, Musayev Paşaİsmailoğlu (Azerbaycan).
Türkiyeli yazar-ozan listesi de epey kalabalık: Ataol Behramoğlu, Sunay Akın, Kemal Özer, Bedrettin Aykın, Cengiz Bektaş, Haydar Ergülen, Hüseyin Atabaş, Özgen Seçkin, Alaattin Topçu, Halim Şafak, A. Kadir Budak, Sururi Baykal, Selma Ağabeyoğlu, Güler Meriçkan Güleç, Hüseyin Şahin, Ahmet Bağcı, Nuri Tamer, Faruk Kırtay, Mehmet Özçelik, Sabahattin Gül, Sennur Sezer, Adanan Özyalçıner, Mustafa Köz.
Biliyorum, ne "Şair Yüreğiyle Yalova'ya Merhaba" sergisi, ne şiir bütünüyle kapatır yaraları. Ama öteki Türkiye'nin gündeminde olmayanları tartışmamız gerekir. Şiir yaşamdan kaynaklanır çünkü. Depremi, F tipini, deprem sonrası evsiz, işsiz kalanı, emekçinin bugünkü durumunu tartışmazsak neyi tartışacağız.
Elbet tartışmak yetmez. Ama kararlar için de bir araya gelmeye alışmamız gerek. Bir arada sokağa çıkıp, ışıkları yanık bırakıp seslenmek: Uyuma Türkiye! Ben uyumuyorum!
www.evrensel.net