Bergama'dan Akkuyu'ya

   Gençlik buluşması

Bergama'dan Akkuyu'ya Gençlik Buluşması
Suzan Aykaç - Emine Uyar
Onlar Bergama'da on gün boyunca birlikte ürettiler, ürettiklerini paylaştılar, daha iyiye, daha güzele ulaşabilmek için yaptıkları tartışmaların sesinin tüm dünyaya yayılması için çabaladılar. Hepsi de yürekleri dünyayı değiştirme özlemiyle dolu dünyanın çeşitli ülkelerinden binlerce genç, şimdi Bergama heyecanını Mersin Akdere'ye ve Samsun Atakum'a taşımanın hazırlıklarını sürdürüyorlar. 1998'de barış, bilim talepleriyle ve antiemperyalizm vurgusuyla on gün boyunca etkinlikler yaparak Bergama halkına destek veren binlerce genç, önümüzdeki günlerde çetelerden, nükleer santrallerden arındırılmış "Temiz bir dünya" talebiyle bir araya gelecekler.
Toroslar'ın güney kolundaki Mersin'in Akdere ilçesi ile Karadeniz'in kültür mozaiğini taşıyan Samsun'un Atakum beldesi, ağustos ayında binlerce gencin buluşmasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Mersin Akdere Belediyesi'yle ortaklaşa düzenlenecek kamp ile ilgili olarak Organizasyon Komitesi'nden Başak Vargün ile konuştuk.
Seslerini dünyaya duyuracaklar
99'da Ören'de yine emperyalizme, özelleştirmeye karşı bir kamp yapmak istediklerini ancak resmi engeller yüzünden kampın engellendiğini ifade eden Vargün, Bergama'da binlerce gencin yaşadığı paylaşım ve üretim duygularının, Ören'de de yinelenmesinin egemenlerin, gençlerin gücünden korktuğunun bir göstergesi olduğunu vurguluyor. Vargün, kampla gençlerin, seslerini tüm dünyaya duyurmak istemesinin hedeflendiğini belirtiyor.
Ürettiğini paylaşmak...
Düzenlenen kamplarla binlerce gencin bir araya geleceğini söyleyen Vargün, "Çetelerin, adaletsizliğin olmadığı, insanların ölmediği bir dünya istiyoruz" diyor.
"Aydınlar, sanatçılar, düşünürler ve pek çok sanatçı Bergama kampı için bize destek oldu" diyen Vargün, aynı desteğin Akdere ve Atakum kampları için de geldiğini belirtiyor. Vargün, sermayenin, özelleştirme politikaları, sosyal alandaki dayatmalar ve nükleer santrallerle topyekûn saldırıya geçtiğini dile getirerek, yapılacak kampların bütün bu saldırılara cevap niteliği taşıdığını vurguluyor. Ülkede gençlerin yeteneklerinin, ilgilerinin göz ardı edildiğini belirten Vargün, "İnsanların kendilerini ifade etme olanaklarının olmaması, pek çok anlamda üretkenliği ve paylaşımı sınırlıyor" diyor ve kamp süresince ülkenin farklı yerlerinden gelenlerin ürettiklerini paylaşma yönünde adımlar atmalarını istediklerini de ekliyor.
Savaşsız, sömürüsüz bir dünya
Buluşma için temel sloganın "Temiz bir dünya için Bergama'dan Akkuyu'ya" olduğunu hatırlatan Vargün, "Temiz bir dünyadan kasıt sadece nükleer santrallerle sınırlı değil" diyerek çetelerden, rüşvetten, yalandan, sömürüden, savaştan, adaletsizlikten arınmış bir dünya talebiyle bir araya geleceklerini, nükleer santrallerin sadece yola çıkış noktası olduğunu ifade ediyor.
Kampa, pek çok sendikacı, aydın, düşünür ve sanatçı da katılarak gençlere destek verecek. Kamp süresince birçok söyleşi, konser, film ve dia gösterimi, paneller, seminerler gerçekleştirilecek. Bir hafta boyunca yörenin tarihi ve doğal güzelliklerinin olduğu yerlere gezilerin de düzenleneceği kampta, Vargün'ün deyimiyle 'paylaşımın en güzeli yaşanacak'.
Samsun Atakum'da yapılacak kampın Karadeniz halkının farklı yapısı ve kültürleri bir araya getirmiş olmasından dolayı çok renkli olacağını söyleyen Vargün, Karadeniz'e özgü yerel sorunlardan yola çıkarak oradaki halkla bütünleşmeyi amaçladıklarını belirtiyor. Vargün, "Karadeniz bölgesindeki yağmaya karşı halka destek vereceğiz" diyerek, Karadeniz'de yaşayan insanlar için de bu desteğin bir umut olacağını dile getiriyor.
Bir hafta boyunca birçok etkinliğin yapılacağı kampa katılmak isteyenler yanlarına özel uğraşlarıyla ilgili her şeyi alıp, kampta yaptıkları çalışmaları sergileme imkânına da sahip olabilecekler. Kampa katılanların barınma ve yiyecek ihtiyaçları kamp organizasyon komitesi tarafından karşılanırken, katılımcıların yanlarında çarşaf, pike ve varsa çadırlarını getirmeleri gerekiyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Bolu SEKA'da 212 işçi işten atıldı
Özelleştirilerek Gentaş'a satılan SEKA Bolu İşletmesi'nde çalışan 212 işçi kapı önüne konuldu. İşçilerin 160 kadarı işten atılırken, emekliliği gelenler ise emekli edildi.
Çarşamba günü fabrikayı devralan Gentaş patronu, aynı gün işçilerin ihbar tazminatlarını yatırarak tüm işçileri işten çıkardı. İşçilerin kıdem tazminatları ise devlet tarafından ödenecek. Gentaş patronu, işçileri işten çıkarırken, "Asgari ücretle çalışmak isteyenler çalışsın" teklifinde de bulundu.
Daha önce Bolu SEKA lojmanlarını Gentaş patronu ile ortak almaya çabalayan fabrika müdürü de dahil olmak üzere tüm personel ve memurların da işine son verildi.
Memurlar diğer devlet kurumlarına geçmeye uğraşıyorlar.
İşçi ve memurlar fabrika önünde birbirine veda ederken, bazılarının gidip yeni patronla ücret görüşmeleri yapmaları tepki uyandırdı. Özelleştirmeye karşı dişe dokunur bir mücadele verilmediğini belirten işçiler, özelleştirme mağdurları olarak bundan sonra dernekleşme çabası içinde olacaklarını söylediler.
www.evrensel.net