Tecavüzde santim hesabı!

Burdur Cezaevi'nde tutuklulara düzenlenen operasyon sırasında tecavüze uğrayan Azime Arzu Torun'un ilk kez ayrıntılı ifadesi alındı.

Tecavüzde santim hesabı!
Burdur Cezaevi'nde tutuklulara yapılan saldırı sırasında, tecavüze uğradıktan sonra Nevşehir Cezaevi'ne nakledilen Azime Arzu Torun'un ilk kez ayrıntılı ifadesinin alınması üzerine, dün İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde basın toplantısı yapıldı. Torun, Adalet Bakanlığı müfettişinin kendisine ilk sorduğu sorunun "Kaç santim girdi?" olduğunu aktardı.
Torun'un avukatı ve İHD İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin tarafından düzenlenen basın toplantısına, Emekçi Kadınlar Birliği'nden Hülya İmak ve İHD Kadın Masası'ndan Füsun Doğan da katıldı. Keskin, 5 Temmuz 2000 tarihinde Burdur Cezaevi'ne yapılan saldırı sırasında Torun'un, askerler ve sivil polisler tarafından tecavüze uğradığını ifade etti. Torun'un ilk kez alınan ifadesini basına aktaran Keskin, Torun'un önce kolları ve bacaklarından tutularak ikinci kata çıkarıldığını ardından da yerlerde sürüklenerek, merdivenlerden yuvarlandığını belirtti. Keskin, Torun'u ikinci kata çıkaran polis ve askerlerin sürekli "Sana tecavüz edeceğiz" şeklinde konuştuklarını ve Torun'a küfür ettiklerini dile getirerek, mağdurun cinsel organına sürekli dik bir biçimde copla vurulduğunu kaydetti. Keskin, başgardiyan Ali Coşar'ın eline aldığı bir florasan lambayı ve ucu köşeli bir copu Torun'un cinsel organına soktuğunu belirterek, bu sırada küfür ve tecavüz tehdidlerinin de devam ettiğini ifade etti.
Tecavüzü ölçen zihniyet!
İki gün sonra Torun'un Burdur Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü dile getiren Keskin, Torun'un tecavüze maruz kaldığını söylemesi üzerine, doktorun olumsuz bir tavırla kendisine bekaret kontrolü yapmak istediğini, ancak bu olumsuz tavır nedeniyle Torun'un bunu kabul etmediğini söyledi. Adalet Bakanlığı'ndan gelen bir kadın müfettişin de, Torun'un yaşadıklarını aynen anlatmasına rağmen, müfettişin sorusunun "Kaç santim girdi" olduğunu dile getiren Keskin, müfettişin tavrının "bunun bir tecavüz olmadığı" yönünde olduğunu kaydetti. Torun'un ifadesinde, tecavüze uğradığını ve "Bu bir tecavüz değil mi?" dediğini ifade eden Keskin, insan hakları ve kadın hakları savunucuları ile hukukçuların tanımlarına göre bunun kesinlikle bir tecavüz olduğunu belirtti. Keskin, olayda tartışılması gereken noktanın tecavüzün tanımlanmasındaki geri ve kadın düşmanı anlayış olduğunu söyleyerek, kadına yönelik tecavüzü hâlâ santimlerle ölçen bir zihniyetin, kadınlara ilişkin ileri bir adım atabileceğine inanmanın hayal olacağını kaydetti.
Suç duyurusu
Keskin, Torun ve ondan önce taciz ve tecavüze maruz kalan ve bunu açıklayan tüm kadınların cesur kadınlar olduğunu ifade ederek, Burdur Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını kaydetti. Suç duyurusunda, Burdur Cezaevi'nde 5 Temmuz 2000 tarihinde görevli olan Burdur Jandarma Komutanlığı'na bağlı askerler, Burdur Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı amir ve polisler ile cezaevi gardiyanı Ali Coşar'ın, TCK'nın 243, 416 ve 421'inci maddeleri gereğince cezalandırılmaları istendi.
www.evrensel.net