Tütüncülük olmazsa Adıyaman da olmaz

Topraklarının çoğunluğu baraj yapımı nedeniyle kamulaştırılan, kalan topraklarının altından geçen sulardan da faydalanamayan Adıyaman'ın Tekpınar köylüleri, kuraklığın kendilerini vurduğunu belirtiyor.

Tütüncülük olmazsa Adıyaman da olmaz
Yusuf Karadaş
GAP Projesi kapsamındaki illerden biri olan Adıyaman, Atatürk Barajı'nın büyük bir kısmının kendi il sınırları içerisinde olmasına rağmen sulu tarımdan yararlanamıyor. Halkın geçimini büyük oranda tütünden sağladığı Adıyaman'da, gerek tütüne kota konması gerekse GAP'a yapılan yatırımların illerine yansımaması, Adıyamanlıların unutulduğunu akıllara getiriyor. Adıyaman'ın Tekpınar köyünde yaşayanlar, seslerini kimsenin duymadığını söylüyorlar.
Baraj yapımı için arazilerine el konulmasına ve baraj suyunun borularla topraklarından geçirilmesine rağmen içmeye su bile bulamayan, Adıyaman merkeze bağlı Tekpınar köylüleri hayatlarını zorlukla sürdürüyorlar. Konuştuğumuz Tekpınar köylülerinden 64 yaşındaki Şeyho Akar, çeşmelerinden su akmadığını, içme sularını çoğu zaman Eğir Çayı'ndan temin ettiklerini belirtiyor. Kuraklıktan dolayı buğday olmadığını söyleyen Akar "Arpa yok, saman yok, hayvanlarımız aç bekliyor. Bu sene 110 dönüm buğday çektim, hasatta iki motor buğday çıktı. Bunu satayım mı yoksa çoluk çocuğuma mı yedireyim?" diye soruyor.
Sudan yararlanamıyorlar
Tütüne 1 milyon 550 bin lira başfiyat verilmesine rağmen Tekpınar köylülerinin tütünlerini 800 binden sattıklarını söyleyen Şeyho Akar, 3-5 ton tütün satarak geçimlerini sağladıklarını, ancak bugün 200-300 kiloluk katarlarla idare etmeleri gerektiğinin söylendiğini anlatıyor. "Devlet söylediği kotadan '1 kilo fazla almam' diyor. Diğer tütünü tüccar aldıysa aldı, almazsa elimizde kaldı" diyen Akar, Ziraat Bankası'ndan aldığı 250 milyon lira krediyle ekinlerine ilaç aldığını, kuraklık nedeniyle hem ekinlerin hem de kredinin heba olduğunu belirtiyor. Akar köylünün çaresizliğini "Devlet eğer sesimizi duymayacaksa gelsin hepimizi baraj suyuna döksün. O da kurtulsun, biz de" sözleriyle dile getiriyor.
Tarlasından topladığı soğanları ayıklarken konuştuğumuz 60 Yaşındaki Halil Yücel ise, iki yıl önce kooperatiften aldığı 150 milyon liralık kredinin, sattığı tütünden 396 milyon lira olarak kesildiğini belirtiyor. Tütün kotasının sürekli düşürülmesinden ve tütünlerin elinde kalmasından şikâyetçi olan Yücel, topraklarının bir kısmının baraj yapımında kullanılmak için dönümü 300 milyon liradan kamulaştırıldığını belirterek Yücel, "Tarlamız gitti, ama su gelmedi, su başka yere gitti. Tarlamızın içinden geçen sudan bile yararlanamıyoruz. Böyle şey olur mu" diye konuşuyor.
Tekpınar köylülerinden 55 yaşındaki Hasan Savaş da, kuraklığa rağmen devletin kendilerine sahip çıkmadığını ifade ediyor. "Geçen sene borçlarımız kuraklık nedeniyle ertelendi. Bu sene daha çok kuraklık vardı, ama borçlarımızı ertelemediler" diyen Savaş, "Bizi gören Adıyaman'ı deprem vurdu sanır, ben bu yaşıma kadar böyle hükümet görmedim" sözleriyle öfkesini dile getiriyor. 260 nüfuslu köyün 200'ünün Malatya'ya kayısı toplamaya gittiği Tekpınar köyünün diğer sakinleri de, "Köyde su olsaydı, kimse çoluk çocuğuyla kalkıp Malatya'ya gitmezdi" diyor. Görüştükleri eksperlerin kendilerine, 3 yıla kadar Adıyaman'da tütün alımlarının tamemen biteceğini söylediklerini aktaran Savaş, "Söylenenler olduğunda Adıyaman'da yaşam biter" diyor.
www.evrensel.net