Fotoğraf: AA

Son kez Akkuyu'ya

Her yıl nükleer santrallere karşı tepkilerin dile getirildiği Akkuyu'da, bu yıl yedincisi yapılan şenlikte Akkuyu Nükleer Santral projesinin iptal edilmesi kutlandı.

Son kez Akkuyu'ya
Sibel Hürtaş / Deniz Dalkılıç
Akkuyu şenliğinin yedincisine katılmak için Türkiye'nin dört bir yanından gelen nükleer karşıtları, sabah 11.00'den itibaren Akkuyu girişinde toplanmaya başladılar. Akdere Belediye Başkanı Duran Yaşar Akış, EMEP Başkan Yardımcısı Haydar Kaya ve Akdere Gençlik Buluşması Organizasyon Komitesi temsilcileri şenliğe katılarak destek sundular. "Bu kez ve son kez çok geç olmadan haydi Akkuyu'ya" sloganı ile Akkuyu'ya gelenler, köy girişinde yoğun bir jandarma ablukasıyla karşılaştılar. Jandarmanın yaptığı aramanın ardından köye alınan yaklaşık bin nükleer karşıtı, "Nükleer santral istemiyoruz" sloganıyla köy meydanına geldi.
Yoğun jandarma ablukası dikkat çekti
Burada "Nükleere hayır", "Reaktöre hayır", "Temiz üretim, temiz enerji" pankartları ile "Nükleere hayır, bağımsız Türkiye", "Akkuyu karakuyu olmayacak", "Özelleştirmelere hayır" dövizleri açıldı. Ancak jandarma, köy meydanında yaptığı ikinci aramada, "MAI, MIGA, tahkim; kahrolsun emperyalizm" dövizine el koydu. Şenlik meydanında Akkuyu köylüleri ve katılımcılar tarafından çeşitli konuşmalar yapıldı. Akkuyulu Ahmet Budak, yaptığı konuşmada, Akkuyu köylülerinin verdiği mücadelenin azımsanmayacak kadar önemli olduğunu söyleyerek, birileri rant kazanacak diye çocuklarının geleceğinin ipotek altına alınmasına izin vermeyeceklerini anlattı. Budak; "Bugün ne olursa olsun, ben nükleer santral yapacağım diyen zihniyetin inadına bu şenliği yapıyoruz" diye konuştu. Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Buldu, ülkedeki enerji sorununun giderilmesi için iyi bir enerji planlamasına ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.
Köylüler: Santral istemiyoruz
Köylülerden Neriman Dere ve Mustafa Göç'ün yaptığı konuşmalarda, nükleer santral istenmediği tekrar dile getirildi. "Santral yapılırsa meyvelerimizi, sebzelerimizi kim yiyecek, burada kim oturacak, oturanlar nereye gidecek?" diye soran köylüler, projenin tekrar gündeme getirilmesine karşı da mücadeleye devam edeceklerini vurguladılar. Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri Genel Sekreteri Oktay Demirkan ve Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Tanay Sıdkı Uyar da birer konuşma yaparak, hükümetin nükleer santral için atacağı ikinci adıma karşı dikkatli olunması gerektiğine dikkat çektiler. Konuşmaların ardından Remziye Yılmaz ve Başak Acar bir tiyatro gösterisi sergiledi. Türküler ve halayların ardından şenliğin gündüz yapılacak kısmı sona erdi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Hediye Aksoy'un cezası ertelensin
Çeşitli kadın dernekleri, İnsan Hakları Derneği (İHD)'nde bir açıklama yaparak, tedavi edilmesi için cezası altı ay ertelenen ve yarın kendisine verilen süre dolan Hediye Aksoy'un tedavisinin henüz bitmediğini söylediler ve Aksoy'un cezasının bir süre daha ertelenmesini istediler.
Adalet Bakanı'na çağrı
Dicle Kadın Kültür Merkezi, Pazartesi Dergisi, HADEP Kadın Kolları, Emekçi Kadınlar Birliği, Barış Anaları İnisiyatifi, Mazlum-Der, Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği ve Roza Dergisi temsilcileri, dün saat 11.00'de İHD İstanbul Şubesi'nde bir açıklama yaparak, Adalet Bakanlığı'nın Hediye Aksoy'un sağlık durumuyla ilgilenmesini talep etti. Açıklamayı yapan Fatma Kara, Aksoy'a Adli Tıp Kurumu tarafından verilen "Cezaevine girebilir" raporuyla Aksoy'un tekrar ağır koşullar altında yaşamaya başlayacağını belirtti. Aksoy'un, geçtiğimiz hafta İHD'de yaptığı basın toplantısında tekrar cezaevine geri dönmek istemediğini ifade ederek herkesi duyarlı olmaya çağırdığını belirttiğini söyleyen Kara, Aksoy'un durumunun iyi olduğunun belirtilmesinin kendileri için kaygı verici olduğunu açıkladı. Kara'nın, Aksoy'un Adli Tıp Kurumu'na tekrar sevk edilmesini istediği açıklamasının ardından Hediye Aksoy'un annesi Şirin Aksoy söz aldı.
Gözleri görmüyor, böbrekleri çürüdü
Türkçe bilmediği için Kürtçe konuşan Şirin Aksoy, kızına yurtdışında tedavi edilmesi için izin verilmesini istediğini belirtti. "Benim kızımın gözleri görmüyor, böbrekleri çürüdü. Ama kimse gelip bir şey demiyor, soran, ilgilenen yok" diyen Aksoy, insanları bu soruna duyarlı olmaya çağırdı.
Basın açıklaması, Barış Anaları İnisiyatifi'nden Müesser Güneş, Mazlum-Der'den Gönül Küçük ve SES Aksaray Şubesi'nden Saadet Pehlivan'ın, Aksoy'un ve cezaevlerinde tedavi edilmeyi bekleyen diğer tutukluların cezalarının ertelenmesini istemeleriyle sona erdi. (Evrensel)
www.evrensel.net