Tasarrufun kaynağı hep emekçinin cebi

Tasarrufun kaynağı hep emekçinin cebi

Hükümetin "tasarruf genelgesine EMO ve Enerji Yapı Yol-Sen'den tepki geldi. Açıklamalarda, tüketimin hane başına 480 kilowatt saat olduğu hatırlatılarak, elektriğin lüks haline getirildiği belirtildi.

Tasarrufun kaynağı hep emekçinin cebi
Hükümetin "elektrik tasarrufu" bahanesiyle uygulamaya soktuğu yeni elektrik tarifesi yoğun tepkilere neden oluyor. Ecevit "Uygulama halka zarar vermyecek. Ortalama tüketim 150 kilowatt saatin altında" diye açıklama yaparken, EMO ve Enerji Yapı Yol-Sen bunun yalan olduğunu, Türkiye'de ortalama tüketimin hane başına 480 kilowatt saati bulduğunu belirttiler. Ayrıca bu uygulamanın BOTAŞ ve TEAŞ'ın borçlarını halka yıkmak anlamına geldiğine de dikkat çekilerek, "Tasarrufun adresi hep halkın cebi oluyor" denildi.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB) tarafından hazırlanan ve Başbakanlık'ın onayına sunulan enerji tasarrufu paketine, "Genelgeyle, gizli zamla enerji tasarrufu olmaz" diyerek tepki gösterdi.
EMO Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, düşünülen tasarruf önlemlerinin iki lambadan birisinin söndürülmesine ve TEDAŞ'ın açıkladığı aylık elektrik harcaması 150 kilowattı geçen ailelere yüzde 50 zamlı fatura gönderilmesine dayandığına dikkat çekilerek, tasarrufun temelinde enerjiyi doğru ve verimli kullanmanın yatması gerektiği belirtildi. TEDAŞ'ın aylık 120-150 kilowattın üzerinde elektrik harcayan aileleri "üst düzey gelir grubu"nda saymasının eleştirildiği açıklamada, 150 kilowattı aşan tüketicilere zam yaparak tasarrufun teşvik edilemeyeceği aksine tüketicilerin cezalandırıldığı vurgulandı.
Açıklamada, tedbirlerin nükleer santral ihalesinin ertelenmesinin hemen ardından geldiğine dikkat çekilerek, "ETKB yetkilileri kamuoyunu, nükleer santralin zorunlu olduğuna ikna edene kadar 'cezalandırma' ve yıllar öncesini hatırlatan 'elektrik kesintilerine' mi mahkûm etmek istiyor?" denildi.
Az enerji çok iş
Enerjinin doğru kullanımında amacın az enerji miktarı ile çok iş yapmak olduğuna işaret edilen açıklamada, devlet yatırımlarından, konutlardaki tüketime kadar giden doğru politikalar ve davranış biçimlerinin geliştirilmesi ve ülke düzeyinde yaygınlaştırılması ile verimliliğin artırılabileceği vurgulandı.
Elektrik dağıtım şebekesi kayıplarının, Almanya'da yüzde 5, Amerika'da yüzde 8.3, Belçika'da yüzde 5.6, Avustralya'da yüzde 8, İspanya'da yüzde 11.3, İtalya'da yüzde 7.4, Japonya'da yüzde 4.3, Portekiz'de yüzde 13, Yunanistan'da yüzde 9 olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, Türkiye'de kaybedilen elektrik enerjisinin Portekiz'in toplam tüketimine yakın olduğu belirtildi. Bu kaybın yüzde 15'lere düşürülmesi halinde Danimarka sanayisinin toplam tüketimi kadar enerji tasarrufu sağlanabileceğinin altının çizildiği açıklamada, Elektrik İşleri Etüd İdaresi'ne göre enerjinin doğru kullanımı halinde kısa sürede 3.5 milyar tasarruf etmenin mümkün olduğu hatırlatıldı.
Elektrik lüks tüketim değil
EMO İstanbul Şube Başkanı Gazi İpek de, "Ek zamlarla elektrik enerjisini lüks tüketim aracı haline getirmeyin. Çünkü elektrik enerjisi insanlık hakkıdır" dedi.
İpek, yaptığı yazılı açıklamada, elektriğin yüzde 30'lara varan iletim kayıpları dahil, tüketiciye ulaşıncaya kadar maliyetinin 18 bin 650 lira olduğunu, ancak vatandaşa 40-45 bin liraya satıldığını belirtti. İpek, "Bu yetmiyormuş gibi, ek zamlarla, elektrik enerjisini lüks tüketim aracı haline getirmeyin. Çünkü elektrik enerjisi insanlık hakkıdır" dedi.
Enerji tasarrufundan anlaşılması gerekenin, "İnsanın en doğal ihtiyaçlarını karşılamak için enerji tüketmemesi olmadığını" da ifade eden İpek, yüzde 30'lara varan iletim kayıplarının dünya ve Avrupa ortalaması olan yüzde 6-10'lara çekilmesi gerektiğini kaydetti. İpek, elektrikli cihaz üretiminde standartlar konarak az enerji tüketen cihazların kullanılması, kompakt ampullerin ülkede üretiminin sağlanarak teşvik edilmesi ve enerji tasarrufu konusunda toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.
www.evrensel.net