Baraj saldırısı mahkemelik

Baraj saldırısı mahkemelik

Tekstil Sendikası, işkolu barajını belirleyen temmuz istatistiklerinin iptali için Bakanlık aleyhine dava açtı.

Baraj saldırısı mahkemelik
DİSK'e bağlı Tekstil İşçileri Sendikası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından temmuz ayında yayımlanan işkolu istatistiklerinin iptali için dava açtı. Dava dilekçesinde, "İptalini istediğimiz bakanlık tasarrufu, işçi sendikalarına yöneltilmiş sürpriz bir darbe niteliğindedir" denildi.
DİSK Genel Başkanlığı'na seçilen Süleyman Çelebi'nin başkanlığını yürüttüğü Tekstil İşçileri Sendikası, temmuz ayı istatistiklerine itiraz ederek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine dava açtı. Dava dilekçesinde, 17 Temmuz'da yayımlanan istatistiklerde toplam 10 sendikanın yüzde 10 barajının altına düşürüldüğü belirtilerek, daha önce toplu pazarlık hakkına sahip olan bu sendikalardan bir kalemde 614 bin 472 üyenin düşürüldüğü kaydedildi.
Dilekçede, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bu uygulamasının, sendikal örgütlenme özgürlüğüne ve Anayasa'nın toplu pazarlık hakkını düzenleyen hükümlerine, uluslararası sözleşmelere ve Yargıtay içtihatlarındaki usul ve esaslara aykırı ve kamu yararı amacı taşımayan bir tasarruf olduğu vurgulandı. Bakanlığın söz konusu tasarrufunun, bir yasa hükmünü yerine getirme görüntüsü arkasına sığınılarak oluşturulduğu ifade edilen dilekçede, bunun demokratik ve sosyal hukuk devleti ilkesi ile örtüşmediği belirtildi.
Türkiye'nin, yüzde 10 baraj şartına bağlanmış olan toplusözleşme yetkisi nedeniyle Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) organları tarafından eleştirildiğine de dikkat çekilen dilekçede, bu nedenle bakanlığın baraj sisteminin kaldırılmasını öngören yasa değişikliği taslağı hazırladığı hatırlatıldı. Dilekçede, istatistiğe ilişkin yayımlanan bakanlık tebliğinde, 3 numaralı dipnot olarak, "Bu tebliğde yargı kararları dikkate alınmak suretiyle dönem içinde gelen bildirimler esas alınmıştır" denildiği, 4 numaralı dipnotta ise "1 Temmuz 1999-31 Aralık 1999 tarihleri arasında ölen ve emekli olan işçiler, 2821 sayılı kanunun 25. maddesi gereğince üye sayılarından düşülmüştür" ibaresinin yer aldığına dikkat çekildi.
İstatistikler geçersiz
Dilekçede, "Bu iki dipnot birlikte değerlendirildiğinde, bakanlığın, gerek işçi sayısı ve gerek işçi sendikalarının üye sayılarını, tüm gelişmeleri dikkate alarak bizzat kendisinin kesinleştirdiğini gözler önüne sermektedir. Ocak 2000 istatistiğinde yer alan ve barajı aşan sendikalar, müteakip istatistik dönemi için, kesinleşen bu sayılara güvenerek hareket etmişlerdir. Onlara bu güveni sağlayan, bakanlığın bizzat kendisi ve yasaya ve içtihatlara dayanan uygulamalardaki istikrardır. Aynı bakanlık, şimdi dönüp, 'Ben seni aldattım' diyemez. Bu tastamam bir açık düşürme operasyonu, bir siyasi tavırdır" denildi.
Dilekçede, dokuma işkolunda örgütlü sendikalara üye olan toplam 84 bin 744 işçinin temmuz istatistiklerinde üyeliklerinin düşürüldüğü, buna karşılık işkolundaki toplam işçi sayısında 3923 artış gösterildiğine işaret edilerek, "Bu, maddeten ve matematiksel olarak mümkün değildir. Çünkü 84 bin 744 işçi, o işkolunda kurulu sendikalardan düşülmüşse, bu sayının, işkolundaki işçi sayısından da düşülmesi gerekir. Dokuma işkolundaki istihdam hareketlerinin, önceki istatistik verileri dikkate alındığında, 1 Ocak 2000-31 Haziran 2000 tarihleri arasında, düşülen üye sayısını da içine alacak bir yoğunluk göstermesine imkân yoktur. 84 bin 744 sayısının 505 bin 153 toplam işçi sayısından düşülmesi halinde, temmuz istatistiğine yansıması gereken toplam işçi sayısı 420 bin 409'a düşer. Bir an için müvekkil sendikanın üye sayısı 47 bin 332 olarak kabul edilse bile, bu üye sayısıyla bile Tekstil İşçileri Sendikası'nın yüzde 10 baraj sayısı olan 42 bin 49'u aşmış olduğu kabul edilmek gerekir. Bakanlığın bu işlemi yapmamış olması, mevcut istatistik sonuçlarını geçersiz ve gerçeğe aykırı kılmaktadır."
Dilekçede, Tekstil İşçileri Sendikası'nın, geçen 6 ayda, bakanlık istatistiklerine yansıdığı ölçüde bir üye kaybının olmadığı, aksine 1320 adet yeni üyelik fişinin bakanlığa gönderildiği ifade edildi. Dilekçede, söz konusu tasarrufun, "ileride telafisi mümkün olmayan çok yönlü zararlara yol açacak mahiyette" olduğu belirtilerek, bakanlık tebliğinin uygulanmasının "tedbir kararıyla durdurulması" istendi.
www.evrensel.net