bir çarşı, bir kent, bir kimlik...

bir çarşı, bir kent, bir kimlik...

Çanakkale'de bulunan Aynalı Çarşı, daha birçok tarihi eser gibi, Anadolu topraklarında yaşayan farklı kültürlerin ortak mekânlarından birisi.

bir çarşı, bir kent, bir kimlik...
Aydın Yıldırım - Evrim Erdoğan
Sıcak, şirin ve küçük bir boğaz kenti olan Çanakkale'nin adı ne zaman anılsa; savaşı, savaşla özdeşleşen türküsü ve bu türküyle birlikte hayal meyal canlanan Aynalı Çarşı mekânı oluşur zihinlerde. Bu üç öğe Çanakkale'nin tarihinde son derece önemli bir yer tutar.
Eski bir şehirdir Çanakkale. Tarihi MÖ 3000'lere kadar uzanır. Ancak merkezi bir şehir olarak son 500 yıldır var olan şehir, her ne kadar Truva Savaşı ve 1. Emperyalist Paylaşım Savaşı döneminde Çanakkale Savaşı'yla anılsa da, yaşanan savaşların aksine, halkının barışla iç içe ve özdeş bir halk olduğunu belirtmek gerek. Aslında 1800'lerin Çanakkale'sine göz attığımızda karşımıza çıkan bu etnik ve dini mozaik de bunun tipik bir göstergesi.
Halklar mozaiği
19. yüzyılın sonunda Çanakkale'de 12 müslüman okulu varken, 19 gayrımüslim okulu mevcuttu. Tabii ki bu gayrımüslimleri Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler oluşturmaktaydı. Ayrıca o dönemde yapılan bir nüfus sayımında çıkan tablo da şöyle: 19.490 kişilik nüfusun 9.059'u müslüman, 5.501'i Rum-Ortodoks, 1805'i Yahudi, 956'sı Ermeni ve 2200'ü de diğer yabancı uyruklu Hıristiyanlar. Yani bu küçük deniz şehrinde çeşitli dil ve dinlerden oluşan kaynaşmış bir hoşgörü ortamı mevcut.
İşte tam da bu dönemde, Çanakkale Saat Kulesi, Ermeni Kilisesi gibi mimari yapıların yanında, hoşgörü ve barış bahçesinin tam ortasında açıyor Aynalı Çarşı, tüm kente halkın birlikteliğini simgeleyen parıltıları yayarak aynalarından. Belki de bu yüzden, Kastamonu'lu bir asker anasının yaktığı "Çanakkale içinde vurdular beni" türküsünün içinde yer buluyor kendine.
1889 yılında İlya Halyo adındaki bir Yahudi tarafından yaptırılan veya restore ettirilen çarşı, uzun yıllar boyunca "Halyo Pasajı" olarak anılmış. Kapısındaki kitabede yapılış tarihi olarak yahudi takvimiyle 5650 yılı yazıyor.
Aynalı çarşı bir sırdır
Çarşı karşılıklı 7 dükkândan oluşuyor ve yörenin yaşlılarının anlattığına göre o dönemde tonoz biçiminde bir de çatıya sahipmiş.
Tüm araştırmacılar, hakkındaki kaynak yetersizliğinden dolayı "Aynalı Çarşı bir sırdır" nitelemesini yapmaktan kendilerini alamıyorlar. Ama yerel ve gayrıresmi tarihin aktardığına göre, Çarşı 1915'te Queen Elizabeth'in bombardımanı ile ağır hasar görürken, İngiliz işgali döneminde askerler tarafından ahır olarak kullanılmıştır.
Araştırmacılar, atların gözlerine takılan aynalardan veya askerlerin taşıdıkları ve sadece bu adresten temin edilebilen cep aynalarından çarşının bu ismi almış olabileceğini söylüyorlar.
Her ne kadar barış ve hoşgörüden bahsetsek de 1930'larda azınlıklara karşı yürütülen politikaların sonucunda, 1934 yılında faşist bir provokasyon gerçekleşmiş ve azınlıklara yapılan saldırılardan Aynalı Çarşı da payına düşeni almıştır. Dükkânlara saldırılmış, yağma olayları yaşanmış ve çarşının kapısındaki kitabe de sıvayla kapatılmıştır.
1800'lerde Türk, Rum, Ermeni, Yahudi ve Çingene mahalleleri ve ticari ateşeliklerin bulunduğu Kordon Boyu ile kent genel olarak şekillenmiş ancak Cumhuriyet döneminde uygulanan politikalarla bu mozaik yok edilmeye çalışılmıştır. Şehrin yapısını oluşturan önemli mimari eserlerden; Rum Kilisesi, Halkevi, Eski Belediye Binası, Eski Özel İdare Binası, Divan Oteli artık yerle yeksan durumda.
Özellikle 1970'lerden sonraki yap-satçıların rant yıkımı da buna eklenince, bu tarihi yıkımlarla aslında şehrin kültürü yok edilmeye çalışılmış. Açıkça söylemek gerekirse, bu şovenist ve kapitalist zihniyet Queen Elizabeth'in Çanakkale'ye yapamadığını yapmış. Bugün ise Çanakkale'nin bir "üniversite şehri" mi, "sanayi şehri" mi, yoksa boğaz köprüsü tartışmalarıyla beraber bir "ticaret şehri" mi olacağı seçenekleri arasında bırakılmaya çalışılan Çanakkaleliler bir kimlik arayışına girerek, ışığı yine Aynalı Çarşı'nın sütunlarındaki parıltıda bulmuştur. Bir dönem taşları sökülüp merdiven yapılan Musevi Mezarlığı geçtiğimiz yıllarda onarıldı. Şimdi de Aynalı Çarşı için projeler hazırlanıyor. Yakında da restorasyon çalışmaları başlayacak.
Gerçekte bu çabalar bir halkın kültür emperyalizmine, kültür erozyonuna karşı derinişidir. Çanakkale'nin simgesi haline gelmiş bu kültürel mekâna ve azınlıklar kültürüne sahip çıkma savaşıdır aslında, evrensel kültürü yaratmak için.
www.evrensel.net