Göçzedeler sokağa atıldı

Göçzedeler sokağa atıldı

Antalya'nın Kepez ilçesinde Kürt göçzedelere ait gecekondular, MHP'li belediye tarafından yıkılınca 500 kişi sokakta kaldı.

Göçzedeler sokağa atıldı
Sait Değer
MHP'li Kepez Belediyesi Başkanı Mehmet Atay'ın talimatıyla geçtiğimiz hafta evleri yıkılan Kürt kökenli göçzedeler sokakta kaldı. Göçzedeler, komşu mahallelerden gelenlerin yardımlarıyla yaşıyorlar. Sokakta tuvaletsiz, banyosuz bir halde yılanların içinde yaşam mücadelesi veren ve çoğunluğunu kadınlarla çocukların oluşturduğu 500 kişi, evlerinin yıkılmasının nedeninin Kürt olmaları olduğunu belirtiyorlar. MHP'li belediye ise sokakta yatıp kalkan bu kişilerin yaşadıklarına aldırmayarak, 72 gecekonduyu daha yıkmayı planlıyor.
500 kişi sokakta
Yıllar önce kendilerine dayatılan koruculuğu kabul etmeyen ve bu nedenle yaşadığı yerlerden göç etmek zorunda kalan göçzedelerin sıkıntıları geldikleri yerlerde de bitmedi. Memleketlerinden göç ederek geldikleri Antalya'da uzun bir süre ev bulamayan göçzedeler, daha sonra dönemin DYP'li Belediye Başkanı İsa Kandemir'in "Ya evlerinize tapu vereceğim ya da ev yapmanız için size tapulu arsa vereceğim" sözlerine inanarak Kepez'e bağlı Kuzey Yaka Mahallesi'nde kendilerine gecekondu yaptılar. Ama binbir zorlukla yaptıkları gecekonduları 25 Temmuz'da MHP'li Belediye Başkanı Mehmet Atay'ın talimatıyla yıkıldı. Yıkımla beraber 57 evden 500'e yakın kişi sokakta kaldı.
Çocuklar hastalandı
Bir haftadır sokakta yatıp kalkan 500 kişi, şu anda komşu mahallelerden gelen yardımlarla geçiniyor. Bir haftadır sağlıksız koşullarda yaşam mücadelesi veren bu ailelerin en büyük korkuları yılanlar. Son üç gün içerisinde onlarca yılana rastladıklarını belirten aileler, sorunlarını şöyle dile getiriyorlar:
"Yılanlar yataklarımızın içlerine, yiyeceklerimizi koyduğumuz yerlere giriyorlar. Farelerin ve böceklerin istilasına uğradık. 500'e yakın insan sokakta kalıyor, bu demektir ki hayatımız yılanlara ve farelere teslim edilmiştir. Şimdiye kadar çevre mahallelerden gelen yardımlarla yaşıyorduk, bir defa HADEP bizleri sağlık kontrolünden geçirdi. Yıkanamıyoruz, tuvaletimiz yok. Bunların hepsi sağlığımızı tehdit ediyor. Çocuklarımızın hepsi hasta oldu."
Kürt olduğumuz için...
Atay'ın, evler yıkılırken kendilerine, "Burası sizin toprağınız değil, geldiğiniz yere gidin" dediğini belirten aileler, yıllar önce koruculuğa karşı çıktıkları için topraklarından kopup buralara geldiklerini belirtiyorlar.
MHP'li Mehmet Atay'ın kendilerini hedef aldığı için bu yıkımı gerçekleştirdiğini, kendilerini hedef almasının sebebininse Kürt olmaları ve HADEP'e oy vermeleri olduğunu söyleyen aileler, "Bizim 57 evimiz yıkıldı. Şu anda 500 kişi aç perişan sokaklarda yaşıyor. 72 evi daha yıkacaklar. Bu yıkımla sokakta kalanların sayısı 1000'i geçer. Üstelik bunların çoğu kadınlar ve çocuklar" diyerek barınma sorunlarına acilen çözüm getirilmesini istiyorlar. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'Spor yapmak için alan istiyoruz'
İstanbul Emek Gençliği İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde, grev kararı alan belediye işçileriyle dayanışma ve gençliğin kültürel ve sportif ihtiyaçlarını karşılayacak alanların sağlanması istemiyle basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında belediye işçilerine düşük ücret dayatıldığı ve işçilerin örgütlülüklerinin dağıtılmak istendiği vurgulandı.
Emek Gençliği adına basın açıklaması okuyan İnan Dursun, yapılacak iyi bir planlama ile gerekli kültür ve spor alanları yaratılabileceğine dikkat çekerek, "Bugün kentimiz her bakımdan soluksuz kalmıştır. Geniş Hazine arazileri ve meydanlar çoğunlukla yanlış kullanılmış, daha da ötesi rant alanlarına dönüştürülmüştür" dedi.
Olumsuzluklara rağmen turnuva
Kent gençliğinin ve halkının kültürel ve sportif imkânlardan yararlanamadığını dile getiren İnan Dursun, oyun ve spor ihtiyaçlarını sokak aralarında, çamurlu arsalarda karşıladıklarını söyledi. AItyapının yetersiz olduğunu söyleyen Dursun, "Belediyelerin az sayıda da olsa bu tür mekânları vardır. Ancak hem bu alanların kullanımı, hem de kurs ve etkinlikler paralıdır. Oysa gençliğin sportif kültürel ihtiyaçlarının karşılanması belediyelerin asli bir görev olmalıdır" dedi. Dursun, Emek Gençliği olarak bu ihtiyacın yakıcılığını İstanbul'da bütün olanaksızlığa rağmen 16 Haziran'da 230 takımın ve yaklaşık 5000 gencin coşkulu katılımıyla "Kâr ve Şiddet İçin Değil Kardeşlik ve Paylaşım İçin Spor" Turnuvası'nda yaşadıklarını söyledi. Belediyelerin halka sunmakla yükümlü olduğu hizmetleri en iyi şekilde yapılabilmesinin koşulu belediyenin hizmet anlayışının dışında belediye çalışanlarının insanca çalışma koşullarının sağlanması gerektiğini vurgulayan Dursun, "Bugün çöp toplayan, çevre düzenlemesini yapan, taşımacılığı gerçekleştiren belediye işçilerinin ekonomik ve sosyal hakları kısıtlanmaktadır" diye konuştu. Toplusözleşme sürecinde belediye çalışanlarına düşük ücret dayatıldığını belirten Dursun, belediye işçilerinin örgütlülüklerinin dağıtılmak istendiğini kaydetti. Dursun, belediyelerin çok fazla olmayan ödenekle gençlerin doğal ihtiyaçlarını karşılayabileceğini dile getirdi. Basın açıklaması sırasında Belediye-İş 1, 2 No'lu şubeler ile İtfaye şube yöneticileri da hazır bulundu. Açıklamasında, "Gençlik emeğin saflarında", "Rant alanları değil spor alanları" ve "Belediye işçisi yalnız değildir" sloganları da atıldı.
www.evrensel.net