Cepte durduğu gibi durmuyor!

Cepte durduğu gibi durmuyor!

EMO Ankara Şubesi'nin düzenlediği "Teknik, Sağlık ve Hukuk Boyutları ile Elektromanyetik Kirlilik" başlıklı panelde elektromanyetik alanlar, cep telefonları ve baz istasyonlarının zararları tartışıldı.

Cepte durduğu gibi durmuyor!
Sibel Hürtaş
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nesrin Seyhan, cep telefonu kullananların kulak etrafının ısındığına dikkat çekerek, bu durumun beyin hücrelerinin ısısını artırdığını ve beyin bariyeri geçirgenliğini azalttığını söyledi. Seyhan, bu şekilde eskiden beynin geçirmediği maddeleri artık geçirir hale getirdiğini bildirdi. Cep telefonu kullanımının beyinde demir ve manganez oranını artırarak, doku nekrozuna sebep olduğunu belirtti.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi'nin 1992 yılında hayatını kaybeden eski yönetim kurulu üyesi Cihan Kayıket'in anısına önceki gün düzenlediği, "Teknik, Sağlık ve Hukuk Boyutları ile Elektromanyetik Kirlilik" başlıklı panele katılan Seyhan, cep telefonlarının insanlar üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Cep telefonu kullananların ayrıca kulak arkası ağrılarının yoğunlaştığına, işitme bozukluklarının meydana geldiğini, beyin içinde uğultuların başladığını kaydeden Seyhan, cep telefonlarının SAR değerlerine dikkat edilmesi ve SAR değeri 0.08 olan cep telefonlarının kullanılmasının yararlı olacağını söyledi. Seyhan, SAR değeri hakkında tüketiciye hiçbilgi verilmediğinden -şikayet ederek, "Türkiye diğer ülkelerin çöplüğü haline geldi. SAR değerleri yüksek telefonlar zararlarına rağmen hâlâ piyasada dolaştırılıyor." dedi.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'nün 1996 yılından beri yürüttüğü ve 10 yıl sürecek Uluslararası Elektromanyetik Alan Projesi'nde de yer alan Nesrin Seyhan, proje başkanlarının cep telefonu kullanımında bağışıklık sisteminin bağlı olduğu P 53 genini bozulduğunu saptadıklarını belirterek, sigaranın da insanlar üzerinde aynı etkide bulunduğunu hatırlattı.
Yüksek Gerilim Hatları'nın yerleşim bölgelerine yakın yerlere kurulmaması gerektiğini söyleyen Seyhan, Amerikan Bilimler Akademisi'nin yüksek gerilim hatları çevresinde oturan çocuklarda kanser riskinin 1.5 kat daha fazla olduğunu ortaya çıkardıklarını bildirdi.
'ÇED raporu istensin'
Panele katılan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Prof. Dr. Nükhet Turgut da baz istasyonları için Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) istenmesi gerektiğini söyledi. Turgut, çevrelerinde baz istasyonu istemeyen insanların operatörlere dava açarak istasyonları kaldırabileceklerini kaydetti. Normalde davaların bir zarar karşılığında açıldığı öngörüsünün Çevre Hukuku'nda ortadan kalktığına dikkat çeken Turgut, zarar olmadan sadece ispatlanabilecek tehlikelerin varlığını gerekçe göstererek insanların dava açabileceklerini bildirdi.
Mahkemenin birkaç duruşmada olumlu sonuçlanabileceğine dikkat çeken Turgut, baz istasyonlarından rahatsız olan insanların hemen bu yola başvurmaları gerektiğini söyledi.
Kural olarak baz istasyonlarının kurulması için apartmanda kalanların oybirliğine varmış olmaları gerektiğine dikkat çeken Turgut, bir kişinin "hayır" oyu kullanması ile baz istasyonlarının kurulamayacağını söyledi. Apartman üstlerinde kurulu olan baz istasyonlarının daha çok çevre apartmanları etkilediğine işaret eden Turgut, insanların tehlikeyi ispat halinde yan apartmandaki istasyonların kaldırılması için de dava yetkilerinin olduğunu kaydetti.
Turgut, ayrıca vatandaş tarafından bile olsa uyarıldıkları halde istasyonları kaldırmayan vali ve diğer yetkililer hakkında "gereğinin yapılmadığı" gerekçesiyle dava açılabileceğini ifade etti. Bu tür davaların daha çok "yetkilileri harekete geçirecek türden davalar" olduğunu söyleyen Turgut, devlet kurum ve kuruluşlarının çatısına kurulan baz istasyonları içinde İdare Mahkemeleri'ne dava açılabileceğini belirtti.
www.evrensel.net