Hükümet KHK

Hükümet KHK'ni geri çek

Hükümetin önce "Haberimiz yok" diye halkı kandırmaya çalıştığı, daha sonra da Başbakan Ecevit aracılığıyla savunduğu KHK'nın kamu emekçilerini 'zapturapt' altına alma çabası olduğu ifade edildi.

Hükümet KHK'ni geri çek
Yasalarla, genelgelerle 'zapturapt' altına alınmak, hak aramaları engellenmek, iş güvenceleri ellerinden alınmak istenen, on yılı aşkın süredir verdikleri sendikal hak ve özgürlükler mücadelesi 'yok' sayılan kamu emekçileri, Cumhurbaşkanlığı'nda imzada olan ve işgüvencelerini yok sayan KHK'yi tanımayacaklarını söylediler.
"İrtica ve şeriat" maskesi altında mücadele eden, hak arayan kamu emekçilerinin hedef alındığını, yargılanma hakkı bile verilmeden memuriyetten atılmalarının söz konusu olduğunu belirten Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Vicdan Baykara, memuriyetine son verilenlerin yerel yönetimler ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip kamu kurum ve kuruluşlarında da istihdam edilmelerinin engellendiğine dikkat çekti.
Kararname ile 1990'lardan bugüne "kapıkulu" mantığını yıkarak sendikal hak ve özgürlüklerini elde eden kamu emekçilerinin sindirilmek istendiğini belirten Baykara, "Nasıl, 'Sendika kuramazsınız' dediler kurduksa, 'Grev yapamazsınız' dediler iş bırakarak alanlara çıktıksa, bu KHK'yi de tanımayacağız. Haklarımızı fiili olarak savunacağız" dedi.
"İrticacı memurların devletten ayıklanması" adı altında tüm çalışanların hedef alındığını, özlük haklarını dahi kullanamaz, işyerlerine sahip çıkamaz hale getirilmek istendiğini dile getiren Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) Genel Başkanı Orhan Altuğ, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Kamu emekçilerine "zapturapt"
Başbakan'ın "Yargı yolu açık" sözüne işaret eden Altuğ, iş işten geçtikten sonra yargı yolunun önemli olmadığını, kaldı ki, Türkiye'de yargının ne kadar bağımsız ve hızlı çalıştığının da bilinmesi gerektiğini bildirdi. KHK'nin bir aldatmaca, memurları 'zapturapt' altına almak olduğunu kaydeden Altuğ, "Son 10 yıldır kamu çalışanları kendi hak ve özgürlükleri, gerek ülke sorunlarının çözümü için mücadele etmekte, işyerlerine sahip çıkmaktadırlar. Bunların önünü kesmeye, eskiden olduğu gibi memuru kapıkulu cenderesine sokmaya çalışıyorlar" dedi. Bunun hem kendileri hem de ülkenin demokratikleştirilmesini isteyenler açısından kabul edilemez olduğunu bildiren Altuğ, ayrıca bununla bir yere varamayacaklarının da altını çizdi.
Yeni saldırılara hazırlık
Haber-Sen Genel Eğitim Sekreteri Mahmut Ayata da daha birkaç gün önce "Öyle bir kararnameden haberim yok" diyen başbakanın şimdi karşılarına çıkıp, aynı kararnameyi savunma çelişkisine dikkat çekti. IMF ve DB ile yapılan görüşmeler sonucunda hükümetin yeni ekonomik paketlerle emekçilere, kendi halkına yeni saldırı hazırlıkları yaptığını hatırlatan Ayata, "Bu uygulamaya karşı çıkacak emekçileri de hazırladıkları bu kararname ile cendere altına almak istediklerini" söyledi. Kararnamenin, "irtica" bahane edilerek, işkollarındaki özelleştirme, sürgünler ve siyasi kadrolaşmaya karşı çıkan namuslu insanları yıldırmaya, işten atmaya yönelik bir çalışma olduğunu belirten Ayata, karşı çıkacaklarını ve sessiz kalmayacaklarını söyledi.
Yargıya siyasi otorite hükümranlığı
Tüm Yargı-Sen Genel Mali Sekreter Bekir Akkaya ve Genel Örgütlenme Sekreteri Kutlay Öztürk tarafından yapılan yazılı açıklamada da, hükümetin "irtica"yı kullanarak asıl amacını gizlediği vurgulandı. Asıl amacın, kamu emekçileri üzerindeki baskı ve terörü artırmak olduğuna değinilen açıklamada, hükümetin bir kez daha 'sağ' gösterip, 'sol' vurduğu dile getirildi.
Kararname ile Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda da değişiklik yapılarak, yıllardır tartışılan 'yargı bağımsızlığı'nın daha da tartışmalı hale getirilmek istendiğine dikkat çekilen açıklamada, "Yargı siyasi otoritenin hükümranlığı altına alınmaya çalışılıyor" denildi.
Yargı müfettişlerinin Adalet Bakanlığı'na bağlı olduğuna ve bu müfettişlerin raporları ile 'bağımsız' hakim ve savcıların işten atılabilmelerinin getirildiğine işaret edilen açıklamada, "Anayasal güvence ortadan kaldırılarak, yargı, yürütmeye daha doğrusu Bakanlar Kurulu'na bağlı bir birim haline getirilmeye çalışılıyor" denildi. Tüm Yargı Sen ve KESK'in kararnameyi asla kabul etmeyip, mücadeleyi yükselteceği vurgulanan açıklamada, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü savunan hiç kimse tarafından kabul edilmeyen kararnamenin geri çekilmesi istendi.
www.evrensel.net