Bergama

Bergama'daki tutuklular Buca'ya

   sevk edildi

Bergama'daki tutuklular Buca'ya sevk edildi
Daha sonra İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi Başkanı Ercan Demir, tutuklu ve hükümlü yakınlarından su, karpuz, şeker ve sigaraları alarak cezaevine götürdü. Ancak, cezaevi idaresi sadece suyun tutuklulara verilmesini kabul etti.
Daha sonra Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Beşkanı Murat Çetin, İnsan Hakları Derneği İzmir Şube Başkanı Ercan Demir, İzmir Barosu Başkanı Çetin Turan'dan oluşan avukat grubu, Cezaevi Savcısı Ahmet Berke ile önceki gün 7 saat süren bir görüşme yaptı. Görüşme sonrası gece saat 23.15'te tutuklu yakınlarına açıklama yapan İHD İzmir Şube Başkanı Ercan Demir, görüşmeden bir sonuç alamadıklarını belirtti. Demir, tutukluların hayatta kalabilmek için günlerdir kalorifer borularının içindeki sağlıksız ve paslı suyu kullandığını söyleyerek, bunun da dolaylı olarak ciddi sağlık sorunlarına yol açacağını ifade etti.
Sevkte anlaşıldı
Görüşmeden sonra saat 03.30 sıralarında cezaevine sevk araçlarının girmesinin ardından tutuklu yakınlarıyla telefon görüşmesi yapan cezaevi savcısı, "Çocuklarınız sevk ediliyor" dedi. Gece herhangi bir sevk gerçekleşmezken dün, Bergama Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Berke, Cezaevi Savcısı Güman İlhanoğlu, Cezaevi 1. Müdürü Nedim Elbistanlı, avukatlar, iki tutuklu yakını ile MLKP davası tutuklusu Ali Çamyer, TİKB davası tutuklusu Turan Ustabaşı, TKPML/TİKKO davası tutuklusu Mesut Taşdemir 6 saat süren bir görüşme yaptı. Avukatlar, görüşme sonrasında yaptıkları açıklamada, görüşmelerin olumlu sonuçlandığını bildirerek şunları söylediler: "İnsan hakları mücadelesini sürdüren insanlar olarak, Türkiye'de cezaevi sorunları yaşıyoruz. Kısa vadeli bir çözüm sağlandı. Ancak uzun vadede problemler, Türkiye'nin gerçeği içinde yine gündemimizde kalmaya devam edecektir. Bergama Cezaevi'nde var olan sorun, karşılıklı anlaşmayla çözüldü. 75 kişi Buca Cezaevi'ne sevk edildi. Şu an hepsinin sağlık durumu iyi. Tünelin bulunmasından bu yana, gıda maddesi ihtiyacı sorunu da giderildi."
Açıklama sırasında bir tutuklu yakını, Buca Cezaevi'nin sorunlu bir cezaevi olduğunu söyleyerek, kaygılarını dile getirdi. Demir ise, sorunların yaşanmaması konusunda teminat verildiğini belirtti. Bergama'dan gönderilen tutukluların Buca Cezaevi'nde üçer kişilik odalarda kalacakları öğrenildi.
Bu arada, tutuklu ve hükümlüler araçlarla Buca Cezaevi'ne gönderilirken, aileleri ve yakınları alkışlı gösteride bulundu. Aileler, "Devrimci tutsaklar onurumuzdur", "Hücreleri parçala, tutsaklara sahip çık", "Yaşasın devrimci dayanışma" sloganlarını attılar. 4 günden beri cezaevi yakınında bekleyen tutuklu ve hükümlülerin yakınları, daha sonra Buca Cezaevi'nin önüne hareket ettiler. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Ölüm çarkı işliyor
Jülide Kalıç
Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin, ağır hastalıklara yakalanmalarına rağmen, tedavileri yapılmıyor. Mahkûmlar hastaneye götürülüp getirilirken jandarmanın saldırılarına maruz kalıyor. Cezaevlerinde birçok tutuklu ve hükümlü, tedavisi mümkün olmayan hastalıklara yakalanıp, ölümle yüz yüze yaşarken halen cezaevlerinde tutuluyor. Üstelik, durumu ağır mahkûmların cezaevlerinde tutularak tedavisinin yapılması mümkün değil. Devletin cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülere ilişkin ''sağlıklı" bir sağlık politikası yok. Adalet Bakanlığı cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülere sırtını dönmüş durumda.
Murat Dil ölmüştü
Bayrampaşa Cezaevi'nde tutulurken karaciğer kanserine yakalanan ve cezaevinden çıkarılarak tedavisi istenen siyasi hükümlü Murat Dil, ancak ölümüne yakın hastaneye kaldırılabildi. Tedavisine geç kalınan Murat Dil, kaldırıldığı hastanede komaya girerek yaşamını yitirdi.
Ulucanlar Cezaevi'nde bulunan siyasi hükümlü Filiz Gülkokuer de Akdeniz Anemisi denilen ve tedavisi olanaksız kan hastalığına yakalanmasına rağmen ölüme gönderilmek istenen mahkûmlardan biri. Filiz Gülkokuer'in ailesinin ve avukatlarının tahliye talepleri ise reddediliyor.
Gülkokuer'in ailesi Murat Dil'in durumunu örnek göstererek, Filiz'in daha fazla geç kalınmadan tahliye edilmesinin gerektiğine dikkat çekiyor.
Filiz Gülkokuer 34 yaşında. Ulucanlar Cezaevi'nde 3 yıldır tutuklu bulunuyor. Gülkokuer, 9 yaşından beri bu hastalıkla birlikte yaşıyor. Ulucanlar katliamının da tanığı olan Gülkokuer, Ulucanlar operasyonunda hastalığı bilinmesine rağmen saldırılara maruz kaldı. Karaciğerine takılan bir pompayla yaşayan Gülkokuer, coplandı, tekmelendi, ölesiye dövüldü. 26 Eylül 1999 tarihinde gerçekleşen Ulucanlar katliamından bu yana hastaneye götürülmeyen Gülkokuer'in sağlık durumu ciddiyetini koruyor.
Hastayken dövülüyor
Avukat Kazım Bayraktar, Gülkokuer'in durumunun gittikçe ağırlaştığına dikkat çekerek, müvekkilinin tahliyesini istedi. Gülkokuer'in kan demir oranının dengede tutulması ve cihazın sağlıklı bir şekilde kullanılması için kan tahlili yapılması gerektiğine işaret eden Bayraktar, Gülkokuer'in hastaneye götürülüp getirilirken jandarmanın saldırısına maruz kaldığını söyledi. Tedavi esnasında hastane odasına jandarmanın alınması nedeniyle Gülkokuer'in hastaneye götürülerek yapılacak tedaviyi kabul etmediğini bildiren Bayraktar, "Murat Dil örneğinde de yaşadık. Tutuklu ya da hükümlü ölüme çok yaklaştığı an tahliye ediliyor. 'Cezaevi'nde ölmesin, dışarda ölsün' deniliyor" dedi. Bayraktar, Gülkokuer'in davalar sürecinde tahliye taleplerinin reddedildiğini, dava sonucunda Ulucanlar Cezaevi'ne tutuklu olarak giren Gülkokuer'in cezasının onaylandığını anlattı.
www.evrensel.net