Polis-halk el ele işkenceye!

İHD İşkenceyi İzleme Komitesi Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde gördüğü işkence sonucu dalağı alınan ve 20 dikiş atılan İbrahim Öztürker'i ziyaret etti.

Polis-halk el ele işkenceye
İHD İşkenceyi İzleme Komitesi Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde gördüğü işkence sonucu dalağı alınan ve 20 dikiş atılan İbrahim Öztürker'i ziyaret etti. Öztürker'i kaldığı hastanede ziyaret ederek tanıklar ve doktoruyla görüşen komite, Öztürker'in davasını takip edeceklerini açıkladılar.
İHD İşkenceyi İzleme Komitesi'nden Kıvanç Sert ve Avukat Şeref Turgut dün saat 11.30'da geçtiğimiz pazar gecesi Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde gördüğü işkence sonucu dalağı alınan ve durumu hâlâ ciddiyetini koruyan İbrahim Öztürker'i ziyaret etti.
Gazetecilere ve komiteye yaşadıklarını anlatan Öztürker, kendisine işkence yapan polisi gördüğü takdirde tanıyacağını ve gözaltına alındığında kendisine tutanak tutturulmadığını belirterek, kendisinden ifade alınmadığını da söyledi. Komite, Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün kendisine "Polis-Halk El Ele" dayanışma gecesi biletini sattığı işkence mağduru Öztürker'in ardından, Öztürker'in olaya tanık olan oğullarıyla ve Öztürker'le beraber gözaltına alınan Yücel Aydın ile görüştü.
Çıkışta gazetecilere bir açıklama yapan Av. Şeref Turgut, Öztürker'in taburcu olmasının uzun zaman alacağını belirtti. Öztürker'in Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu belirten Turgut, Öztürker'in maruz kaldığı ağır darp nedeniyle iç kanama geçirip, hastaneye kaldırıldığını belirtti. Polisin Öztürker'i gözaltına aldığında tutanak tutmadığını da belirten Turgut, Öztürker'in başvurusu üzerine olayı takip edeceklerini söyledi. Turgut, Öztürkler'e gereken tıbbi yardımın yapılacağını da belirtti.
İşkence Türkiye'nin her yerinde
Öztürker'deki işkence izlerinin çok bariz olduğunu ve Adli Tıp Kurumu'nun vereceği rapordan sonra savcılığın dava açmasını beklediklerini söyleyen Turgut, dava açılmazsa takipsizlik kararına itiraz dilekçesi vereceklerini söyledi. Turgut açıklamasında "Bu olayda da görüldüğü gibi işkence Türkiye'de birtakım kişilerin yaptığı münferit bir olay değildir. Bu olaylar toplandığında Türkiye'nin her yerinde işkencenin var olduğu görülüyor" dedi. Öztürker, geçtiğimiz pazar gecesi yanında yaşanan bir kavgayı ayırmış, polisler geldiğinde de kendisinden kavgaya karışan kişileri göstermesi istenmişti.
Öztürker, kavgaya karışanlardan, dükkânını gösterdiği kişinin yerinde olmaması nedeniyle yalancılıkla suçlanarak, Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüş, burada da bodrum katına alınarak bir sivil polis tarafından işkenceye maruz kalmıştı.
Öztürker'e işkence yapan polis bir büre sonra onun öldüğünü zannederek onu şu anda tedavi gördüğü özel bir hastanenin kapısına bırakmıştı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Öğrenciler özerk üniversite istiyor
İstanbul Üniversitesi öğrencileri, dün yaptıkları basın açıklamasıyla Dokuz Eylül Üniversitesi'nde yaşanan rektörlük seçimlerini protesto ettiler.
İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüs önünde saat 11.00'de yapılan basın açıklamasını Emek Gençliği adına okuyan Yılmaz Ağbulut, Dokuz Eylül Üniversitesi'ndeki rektörlük seçimlerinde YÖK'ün gerçek yüzünün bir kez daha gözler önüne serildiğine vurgu yaptı. Ağbulut, üniversitelerdeki demokrasi anlayışının üniversitelerdeki rektörlük seçimleri sonucunda YÖK ve cumhurbaşkanı arasında gidip gelen listeyle sınırlandırılmaya çalışıldığını ifade etti. YÖK sorununun bu saldırıyla ve rektörlük için verilen antidemokratik listeyle sınırlı olmadığını belirten Ağbulut, YÖK'ün üniversitelerde olması gereken özerk, demokratik, bilimsel çizginin önünde engel olmaya devam ettiğine dikkat çekti. Ağbulut, tüm üniversite bileşenlerinin ve toplumun bu kesimlere güç vermesi gerektiğini ifade ederek, üniversite rektörlük seçimlerinin tüm üniversite bileşenleri tarafından yapılması gerektiğini söyledi. Üniversitelerde öğrencilerin öz örgütlülüğü olan ÖTK'ların sınıf temelinde örgütlenmesinin önemine vurgu yapan Ağbulut, temsilcilerin üniversite genelinde söz ve karar hakkı olması gerektiğini dile getirdi.
"Bunların gerçekleşmesi için YÖK lağv edilmeli" diyen Ağbulut, üniversitelere özerklik sağlanması gerektiğini kaydetti. Öğretim görevlilerinin de destek verdiği basın açıklamasında "YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek", "YÖK'e hayır" sloganları atıldı.
www.evrensel.net