Körtik Tepe kazılarında önemli bulgular

Diyarbakır'ın Bismil ilçesindeki Körtik Tepe'de başlatılan kazı çalışmalarında, MÖ 1200'lere ait olduğu belirlenen insan iskeletleri çıkarıldı.

Körtik Tepe kazılarında önemli bulgular
Diyarbakır'ın Bismil ilçesindeki Körtik Tepe'de başlatılan kazı çalışmalarında, MÖ 1200'lere ait olduğu belirlenen insan iskeletleri çıkarıldı.
Dicle Nehri'ne kurulacak Ilısu Barajı'nın altında kalacak tarihi eserlerin kurtarılması ve eserlerin gün ışığına çıkarılması amacıyla Körtik Tepe bölgesinde başlatılan kazılara başkanlık eden Dicle Üniversitesi (DÜ) öğretim üyelerinden Doç. Dr. Vecihi Özkaya, şimdiye kadar eşine rastlanmayan eserlerin çıkarılacağını tahmin ettiklerini söyledi.
Henüz yarım metrede yaptıkları çalışmalarda, MÖ 1200'lere ait olduğunu belirledikleri mezarlarda insan iskeletleri, işlenmiş taştan vazolar, çakmak taşından yapılan kesici savaş aletleri ve süs eşyaları çıkardıklarını bildiren Özkaya, şöyle devam etti:
"Kazı çalışmaları, aralarında 8 öğretim görevlisinin de bulunduğu 23 kişilik ekibimizle devam ediyor. Çalışmalarda, MÖ 1200'lere ait olduğunu belirlediğimiz mezarların içinde insan iskeletleri bulduk. Bulduğumuz savaş alatleri, süs eşyaları ve vazolar, madenin keşfinden önceki yaşam biçimini ortaya koyuyor. Parçalanmış olarak gömülen insan iskeletlerinin boyunlarına bağlanmış ve boncuklardan oluşan süs eşyaları, o dönemlerde ölenlere hediye ediliyordu. Bu mezarlar ve iskeletler, İslam ve Hıristiyan geleneklerinin dışında bir gömü biçimidir. Buradaki kazılarda şimdiye kadar eşine rastlanmamış eserlerin çıkarılacağını tahmin ediyoruz."
Doç. Dr. Vecihi Özkaya, şimdiye kadar buldukları eserlerin, tarihte ayrı bir sayfa açacağını düşündüklerini belirterek, şu bilgiyi verdi: "Taş aletlerin çok kullanıldığı dönem, Hurilerin kültür biçimini somut olarak ortaya koyuyor. Birbirine karışmış katmanlarda bulunan çakmak taşından yapılma savaş aletleri ise kalkolitik dönemin varlığını ortaya koyuyor. Bu bölgedeki gömü geleneği aynı zamanda Trans Kafkas ve Van Urmiye bölgeleri ile Yukarı Mezopotamya ve kısmen Orta Anadolu yerel geleneğini de çağrıştırıyor. Bölge, Doğu ve Batı kültürü arasında bir köprü görevi üstlenmiş durumda. Şu ana kadar elde ettiğimiz seramik parçalar ve iskeletlerden yola çıkılırsa Anadolu'nun bilinen arkeolojik geçmişine karşı günümüzden 3000 yıl öncesi siyasal ve kültürel ilişkilere yeni bir yaklaşım getiriliyor."
www.evrensel.net