Provokatif arama

Provokatif arama

Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde, adli tutukluların kaldığı bölümde, dün sabah saatlerinde, çok sayıda asker ve polisin katılımıyla "genel arama" yapıldı.

Provokatif arama
Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde adli tutukluların bulunduğu 12 koğuşta, genel arama ve sayım yapıldı.
Sabah saat 06.30'da başlayan aramaya iki jandarma bölüğü ve çok sayıda gardiyan katıldı. İçerde ambulansların bekletildiği görülürken, cezaevi dışında da polis yığınak yaptı. Cezaevi önünde iki panzer ve çok sayıda polis hazır bekletildi. Görüş günü olmasına karşın ailerinin görüşme talepleri geri çevrilirken, mahkûm yakınları cezaevi önüne yaklaştırılmadı.
Arama işleminin saat 11.20'de sona ermesinin ardından, mahkûm yakınlarının cezaevini ziyaret etmelerine izin verildi. İHD Ankara Şube Başkanı Lütfi Demirkapı da cezaevi önüne gelerek, gelişmeler hakkında bilgi almak istedi. Aramanın çok sayıda asker ve polis gözetiminde gerçekleşmesine bir anlam veremediklerini belirten Demirkapı, cezaevlerinin provoke edilmek istendiğine dikkat çekti. Devletin cezaevlerinde provokasyonlar yaratarak toplumu terörize etmek istediğine vurgu yapan Demirkapı, bu tip provokasyonlarla F tipi cezaevlerine geçiş ortamının hazırlandığını belirtti.
Savcı açıklama yaptı
Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Bekir, cezaevinde yapılan genel aramada, bir cep telefonu ile bir SIM kartı bulunduğunu öne sürdü. Konuya ilişkin soruları yanıtlayan Selçuk, adli tutukluların kaldığı bölümde gerçekleştirilen ve kendisinin nezaret ettiği aramalar sonunda, adli tutukluların bulunduğu 14. koğuşta bir cep telefonu, 6. koğuşta ise bir SIM kart bulunduğunu bildirdi. Cep telefonunun kimler aracılığı ile ve ne zaman cezaevine sokulduğunun tespit edilmesi için soruşturma başlatacaklarını kaydeden Selçuk, telefon ve SIM kartının bulunduğu koğuşlarda kalan mahkûmlar hakkında da disiplin soruşturması başlatılacağını söyledi.
Bekir Selçuk, cezaevinde yapılan aramanın "rutin" bir arama olduğunu iddia ederek, "Cezaevi yönetimi zaman zaman arama yapıyor. Bu sefer jandarmanın da katılımıyla daha kapsamlı bir arama yapıldı" dedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Bekir Selçuk, cezaevinde 754 tutuklu ve hükümlünün tutulduğunu bildirdi.
Ulucanlar Cezaevi'nde geçtiğimiz yıl siyasilerin kaldığı koğuşlara düzenlenen operasyonda 10 tutuklu katledilmişti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Nükleer ihalesi iptal edildi
Birçok kez ertelenen Akkuyu Nükleer Santral ihalesi iptal edildi. Bakanlar Kurulu'nun dünkü toplantısının birinci gündem maddesini oluşturan Akkuyu Nükleer Santral ihalesi, hükümetin ekonomik programı gerekçesiyle iptal edilirken, Başbakan Bülent Ecevit bunun "nükleerden vazgeçtikleri anlamına gelmediğini" söyledi.
Bakanlar Kurulu, dün Akkuyu Nükleer Santral ihalesi, enerji KİT açıklarının kapatılması için TEAŞ-TEDAŞ-BOTAŞ arasında imzalanacak protokol, Enerji Bakanlığı önerileri doğrultusunda hazırlanacak enerji tasarrufu konusunda genelge yayınlanması ve ithalat-ihracat rakamlarının açıklanması gündemleriyle toplandı.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın ekonomik program çerçevesinde KİT'lerin durumu hakkında bilgi verdiği toplantıda, Devlet Bakanı Tunca Toskay da dış ticaretteki 6 aylık verilere ilişkin bilgi sundu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in rahatsızlığı nedeniyle katılmadığı toplantıda, nükleer santral konusunda ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz da söz aldı.
Toplantı sonrası açıklama yapan Ecevit, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından Bakanlar Kurulu'na sunulan rapordan alıntı yaparak, nükleer enerjinin güvenli olduğunu, Çernobil kazasının da deney yapıldığı sırada ve gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiğini öne sürdü. Türkiye'nin çevresindeki pek çok ülkede eskimiş teknolojiye sahip nükleer santrallerin bulunduğunu, Türkiye santral kurmasa da tehlike riskinin bulunduğunu belirten Ecevit, süre vermeden ileride nükleer enerjiye yönelinebileceğini söyledi. OECD ülkeleri gibi Türkiye'nin de şimdilik nükleer enerjiye yönelmesinin gereksiz olduğunu kaydeden Ecevit, açıklaması boyunca nükleer santral konusundaki ısrarını sürdürdü.
İnsan önemli değil
Nükleer santral projesini ekonomik istikrar programını aksatabileceği gerekçesiyle ertelediklerini kaydeden Ecevit, TAEK raporunda, 15-20 yıl sonra doğalgaz kıtlığının ortaya çıkabileceği ve doğalgaza aşırı bağımlılığın maliyetinin yükselebileceğini söyleyerek, ileri bir tarihte Türkiye'nin gündemine nükleeri getirecekleri mesajını verdi. Doğalgaz ve hidrolik enerji projelerine yeterli iç ve dış kaynak sağlanabilmesi halinde, yakın gelecekte, nükleer enerjiye gereksinim olmayacağını kaydeden Ecevit, bu süreçte rüzgâr ve güneş enerjisinin uygulama alanlarını da genişletebileceklerine dikkat çekti. Nükleer santrallerin yapımının ertelenme süresiyle ilgili bir soruyu yanıtlayan Ecevit, sürenin 15-20 yıl olmayabileceğini söyledi. ANAP'lı bakanların tavrının sorulması üzerine Ecevit, nükleer enerjiye geçilmesi konusunda kimsenin kuşkusu olmadığını belirterek, Yılmaz'ın konuşmasının da bu yönde olduğunu vurguladı.
www.evrensel.net