Camp David

Camp David'de sona doğru

ABD Başkanı Bill Clinton, İsrail ve Filistin heyetlerinin üzerindeki baskısını sürdürürken gözlemciler artık zirvenin ömrünün tükendiğini belirtti.

Camp David'de sona doğru
Camp David'de 15. gününü geride bırakan İsrail-Filistin görüşmelerinde Kudüs konusunda çözümsüzlük sürerken, zirvenin son günlerine girdiği ifade ediliyor. Doğu Kudüs'te Filistinlilere sınırlı bir egemenlik verilmesini, bunun karşılığında İsrail yönetiminin yeni tavizler vermesini içeren Amerikan planını taraflara kabul ettirmeye çalışan ABD Başkanı Bill Clinton'ın Filistin Özerk Yönetimi lideri Yaser Arafat ve İsrail Başbakanı Ehud Barak'la, üçlü bir toplantıda bir kez daha bir araya geleceği belirtildi.
İsrail ve Filistin heyetlerinin Camp David'de bir imza atarak evlerine dönmesi konusunda ısrarlı olan Clinton'ın günde 20 saate varan zamanını Camp David'de geçirdiği öğrenildi.
Siyasi gözlemciler, Washington yakınlarındaki Camp David'de, ABD gözetimindeki İsrail ve Filistin heyetlerinin görüşmeleri 15. gününe girerken, zirvenin ancak birkaç günlük ömrü kaldığına işaret ediyor.
ABD, daha önce Doğu Kudüs'ün yönetiminin İsrail ile Filistin arasında paylaştırılmasını önermişti. Doğu Kudüs'ü Filistin'in başkenti yapmak isteyen Arafat, bu meselenin sadece Filistin değil, bütün İslam dünyasının meselesi olduğunu savunurken, bu konuda başta Mısır olmak üzere Arap ülkelerinden de destek istemişti. İsrail Başbakanı Barak ise, Kudüs konusunda ödün vermeye yanaşmıyor. Washington'un Barak'ı ikna çabaları sürerken Clinton, anlaşma olması halinde ABD Büyükelçiliği'nin derhal Tel Aviv'den Kudüs'e taşınacağı sözünü verdi. Clinton'ın G-8 zirvesine katılan liderlerden de aynı sözü aldığı söyleniyor.
Filistin tarafı da, Kudüs, kurulacak Filistin devletinin gücü ve şekli, Filistinli mülteciler ve Yahudi yerleşimcilerin geleceği konularında anlaşmaya varılamadığını belirtiyor ve 'Kötü bir anlaşma yapmaktansa hiç anlaşma olmaması daha iyi' yaklaşımını koruyor.
Clinton Arafat'ı azarladı
İsrailli kaynaklara göre, Clinton geçen hafta Kudüs'ten taviz vermemekte direnen Arafat'ı sert bir sesle azarlayarak, "Bütün Ortadoğu'yu felakete sürükleyeceksin" dedi. Arafat ise, "Beni değil, Arap dünyasını ikna edin" cevabını verdi. Bunun üzerine Clinton, Ürdün Kralı Abdullah, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ve Fas Kralı 2. Hasan'ı arayarak destek istedi.
Washington'un, Arap liderlerini ikna etmek için çabalarını sürdürdüğü belirtiliyor. İsrailli kaynaklar Arap liderlerin Washington'a yardımcı olmaktan çok Arafat'a destek için bir ortak Arap cephesi oluşturmaya çalıştıklarını düşünüyor. Mübarek'in Suudi Arabistan'a gitmesi de bu çerçevede değerlendirildi.
El Cumhuriye gazetesinin haberine göre de, Arafat İsrailli görüşmecilerin uzlaşmaz tutumu karşısında Mısır'ın Filistin heyetine destek vermesini istedi.
Aşravi BM kararlarını hatırlattı
Bu arada, Filistin Milletvekili Hanan Aşravi ile önceki gün bir araya gelen Kudüslü Katolik, Yunan-Ortodoks ve Ermeni-Ortodoks patriklerinin Doğu Kudüs konusunda Filistin'e destek verdiği bildirildi.
Aşravi görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, "Doğu Kudüs, Filistin egemenliğine girmesi gereken bir Filistin kentidir. Kiliseler ve yetkilileri, Kudüs'ün bölünmesini veya parçalanmasını reddediyorlar" dedi. Aşravi, İsrail'in 1967 sınırlarına dönmesi yönündeki BM kararlarını hatırlatarak, "Uluslararası yasalara ve bu yasaların uygulanması taraftarıyız" dedi. Aşravi ayrıca, Kudüs'ün batı kesiminde bulunan kutsal yerlere giriş garantisi verilmesi gerektiğini kaydetti.
www.evrensel.net