Savranoğlu

Savranoğlu'nda direniş büyüyor

İzmir'in Menemen ilçesinde uzun süredir devam eden Savranoğlu direnişinde, direnişçi işçi sayısı 52'ye yükseldi. Üretim durma noktasına gelirken, patronun yeni işçi getirtmeye çalışacağı belirtiliyor.

Savranoğlu'nda direniş büyüyor
Erol Teslim
Savranoğlu direnişi, çalışmaya devam eden işçilerin de atılmasının ardından daha büyük bir önem kazandı. Grev ve Lokavt Yasası'nın 72. ve 45. maddelerine göre önceki sabah çıkışı verilen 31 işçi, zaten direnişte olan arkadaşlarıyla birlikte fabrika önünde beklemeye başladı. Gece vardiyasında çalışan sendika üyesi dört işçinin çıkışları listede yer almazken, fabrikada sendika üyesi olmayan altı işçi üretimi devam ettirmeye çalışıyor. Son işten atmalarla birlikte direnişteki işçi sayısı 52'ye yükseldi. Savranoğlu patronu Mehmet Sina Savranoğlu 17. maddeden çıkışı verilen işçilerin evlerine adamlarını gönde- rerek çıkışlarını almaları için ikna etmeye çalışıyor.
Sabah işyerlerine gittiklerinde çıkışlarını bekçi kulübesinde gördüklerini söyleyen işçiler, patronun kendilerine hiçbir açıklamada bulunmadığını belirtiyorlar. Mesai saatinin başlamasıyla birlikte sivil polisler de fabrika önünde beklemeye başladı. İleriki günlerde Menemen halkıyla "Dayanışma Şenliği" düzenlemeye hazırlanan işçiler, patronun bu girişimini sendikal örgütlenmeye karşı yapılan yeni bir saldırı olarak değerlendirdi.
Deri-İş Sendikası İzmir Şube Başkanı Hüseyin Yılmaz, çıkışların verilmesiyle birlikte mücadelenin keskinleştiğini söyle- yerek, "Biz çıkışı verilen arkadaşların işbaşı yapmasını isti- yoruz. Bekçiler pazartesi gününden itibaren yeni işçilerin geleceğini söylüyor. Bundan sonra 24 saat bekleyeceğiz. İçeride sendikasız olarak çalışan arkadaşlar, sendikalı arkadaşlarla birlikte hareket etmeli. Eğer bunu başaramazsak işveren yeni işçileri çalıştırmaya başlayacaktır. Herkes elini taşın altına koydu, o kılıcını çekti biz de kılıcımızı çektik" dedi. Yılmaz, "1475 sayılı İş Yasası'nın uygulanmadan önce sözlü, arkasından yazılı uyarı yapılması gereki- yor. Oysa patron amacına uygun düşmediği için bunu yapmadı" şeklinde konuştu. Savranoğlu işçilerinin gerçekleştireceği "Dayanışma Şenliği"ne de değinen Yılmaz, şenliğin deri işçilerine moral ve güven vermek için bir araç olacağını belirtti.
'Mutlaka içeri gireceğiz'
'Biz içeri mutlaka gireceğiz' di- yerek sözlerine başlayan işçilerden Mahmut Yıldırım ise hedeflerinin belli olduğunu söyleyerek, "Bu fabrikada kimseye üretim yaptırmayız" dedi. Bayram Doğan da, "İnsanın yasal haklarını kullanması, Anayasal hakkını araması suç değil. Bu, devletin kanununda da yazıyor. Bu yolla hak aramaya çıktık. Patronun çalışan arkadaşlarımızın çıkışlarını vermesi yanlış. Hiçbir yerde hiçbir işçinin çalışması suç değildir. Bir işçi hakkını arıyorsa, işçinin de çıkışının verilmesi için bir yasal dayanağın olması gerekir" dedi.
'İşten atmaların amacı sendikayı kabul etmemek, bizleri yıldırmak' diyen Raşit Özçağlayan İstanbul Tuzla'da patrona ait olan iki iş- yerinde de sendikal haklarını isteyen işçilerin grevde olduklarını söyledi. Özçağlayan, patronun asıl amacının işçileri maddi olarak sıkıştırarak parçalamak olduğunu belirtti. Bütün işçilerin birlik ve beraberlik içinde birbirine kenetlendiğini söyleyen Özkan Yatar da, "Bölünmeden, parçalanmadan sendikayı bu fabrikaya getireceğiz. Ölmek var dönmek yok. Şartlar ne olursa olsun bu işi başaracağız. Bütün arkadaşlarımızın daha güçlü ve kararlı olması için dayanışma şenliği düzenliyoruz" şeklinde konuşuyor.
'Biz olmasak yanmıştı!'
'Sabah geldiğimizde kendimizi kapıda bulduk' diye söze başlayan Halise Gergin ise, "Sendika istediğimiz için patron çıkışımızı verdi. Bundan sonra hepimiz birimiz, bi- rimiz hepimiz için mücadele edeceğiz. Zaten bunu başaracağımızı düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Bir hafta önce Menemen çöplüğünde çıkan yangını anlatarak konuşmaya başlayan Ali Süngü ise sonrasında yaşananları anlatıyor: "Rüzgârın etkisiyle Savranoğlu ve Antilop Deri'ye kadar geldi yangın. Biz grevdeki işçiler olarak, 'Bu fabrika bizim' dedik. Hiç ayrıcalık yapmaksızın kovalarla su taşıdık, itfaiyeyi bilgilendirdik.Yani üzeri- mize düşen görevi yaptık. Patron, bizim sendikal çalışmamızı istemi- yor diye söndürmemezlik etmedik. Kazan dairesine kadar gelmişti yangın, her an kazan dairesi patlayabilirdi. Ama bugün bu patron kendi işyerini yangına karşı koruyan işçileri sendika istedikleri için kapı önüne bırakıyor. Eğer grevdeki işçiler müdahale etmeseydi, ne Savranoğlu ne de Antilop Deri diye bir fabrika kalırdı."
www.evrensel.net