Yine gözaltında tecavüz

"Çankırı Valisi'ne düzenlenen suikasta katıldığı" iddiasıyla tutuklanan Lale Açık'ın, Tokat Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltında tutulduğu sırada işkence gördüğü ve bir polisin tecavüzüne uğradığı açıklandı.

Yine gözaltında tecavüz
"Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e geçen yıl düzenlenen bombalı suikasta katıldığı" iddiasıyla tutuklanan Lale Açık'a, Tokat Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltında tutulduğu sırada TEM'e bağlı polisler tarafından işkence yapıldığı ve tecavüz edildiği, Açık'ın da bu olaylar nedeniyle bazı kâğıtları imzalamak zorunda kaldığı bildirildi.
Açık'ın avukatları tarafından yapılan yazılı açıklamada, Lale Açık'ın Tokat'ta Terörle Mücadele Şubesi polisleri tarafından gözaltına alındığı ve bir gün sorgulandıktan sonra Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne teslim edildiği belirtildi. Açıklamada, Tokat Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltında kaldığı süre boyunca Açık'ın, zorla ifadesini almak çabasıyla dövüldüğü, duvara vurulduğu, elbiseleri çıkartılarak tazyikli su sıkıldığı ve gözleri bağlanarak saatlerce işkenceye maruz kaldığı ifade edildi.
Açık'ın ifade vermeyi reddettiğinin belirtildiği açıklamada, bunun üzerine elbiselerinin çıkartılarak başka bir odaya götürüldüğü ve orada bir kısım polislerin bacaklarından ve kollarından tuttuğu, bir polisin de Açık'a tecavüz ettiği anlatıldı. Bu olay sonrasında Açık'ın korkunç bir travma geçirdiğinin belirtildiği açıklamada, müvekkilerinin önüne getirilen tüm tutanakları imzaladığı bildirildi.
Raporlar işkenceyi gizliyor
Açık'ın yargılandığı Ankara 1 No'lu DGM'de bulunan dosyasındaki Adli Tıp raporunda "bir darp ve cebir izine rastlanmadığının belirtildiğinin" bildirildiği açıklamada, Tokat Emniyet Müdürlüğü'nün yazılarında ısrarla Açık'ın darp ve cebir dışında kızlık, cinsel ilişki, fiili livata bulgularının tespitinin yapılmasının istendiğine dikkat çekildi. Açık'ın jinekolog muayeneyi kabul etmediği, ancak hem Karşıyaka Doğum Hastanesi'nde hem de Tokat Devlet Hastanesi'nde muayeneye zorlandığının belirtildiği açıklamada, bu muayeneler sonucunda da vücudundaki bulguların bulunmadığı bildirildi. Muayenenin yapılmasındaki ısrarın polislerin kendi aleyhlerine açılacak olan davayı önlemek olduğunun altının çizildiği açıklamada, Karşıyaka Doğum Hastanesi Hekimi Dr. Tuncay Özer ve Tokat Devlet Hastanesi Hekimi Dr. Avni Kibar'ın görevlerini kötüye kullandıkları savunuldu.
Tecavüz gizli kaldı
Açık'ın ilk olarak sevk edildiği Afyon Kapalı Cezaevi'nde uzun süre psikolojik travma geçirdiğine dikkat çekilen açıklamada, müvekkilerinin kendini değersiz ve aşağılanmış hissettiği belirtildi. Açıklamada, Açık'ın tecavüz olayını kimseye anlatamadığı ve ailesinin zor durumda kalacağını düşündüğü belirtildi.
Lale Açık'ın bir yıl sonra yaşadıklarını anlatabilmek ve kendine güvenini tekrar kazanabilmek için Ankara Ulucanlar Cezaevi'ne sevkini istediğinin belirtildiği açıklamada, sevkin ancak Açık'ın açlık grevi yapmasıyla sağlanabildiği ifade edildi. Açıklamada, Açık'ın uğradığı tecavüzü ilk olarak olaydan bir yıl sonra Ankara DGM'deki duruşmada dile getirdiği kaydedilerek, bunun üzerine 14 Temmuz günü Tokat TEM polisleri ve görevlerini kötüye kullanan doktorlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu bildirildi.
Cinsel işkencenin bir insanlık suçu olduğunun belirtildiği açıklamada, "Cinsel işkence, bedensel ve ruhsal işkencenin bütün unsurlarını birlikte ve iç içe taşıyan, mağdurun kişilik ve inançlarını parçalamayı yok etmeyi amaçlayan işkence yöntemlerinden biridir. Başta gelen amacı, kurbandan itiraf veya bilgi almak değil, onun kişilik bütünlüğünü, özellikle de politik kişiliğini dağıtmak, parçalamak, işkence kurbanını öldürmeden etkisizleştirmektir. Türkiye'de cinsel işkence kurumsallaşmış ve adli-siyasi ayrımı kalmamıştır" denildi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Eurogold'a izin verilmesin
Çevre Mühendisleri Odası Genel Sekreteri Tezcan Abay, Eurogold Şirketi'ne TÜBİTAK raporu ve Başbakanlık genelgesiyle çalışma izni verilmek istenmesine tepki gösterdi.
Abay, dün yaptığı yazılı açıklamada, Eurogold Şirketi'nin halen illegal olarak süren çalışmalarını legalize etmeye yönelik girişimleri bulunduğunu belirterek, Eurogold'un uluslararası tahkimin geriye dönük işlemesinin kabul edilmesinin ardından hukuki pürüz kalmadığını düşünmeye başladığını ifade etti.
Abay, 1997 yılında Danıştay 6. Dairesi'nin verdiği Bergama Ovacık Altın Madeni ÇED Raporu'nun iptali ve yürütmenin durdurulması kararına karşın Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Füsun Köroğlu'nun Çevre ve Çalışma Bakanlıkları ile İzmir Valiliği'nden altın madeninin "işletme izni" için gereğini yapmasını istediğini hatırlatarak, bir grup bilim adamının TÜBİTAK adına hazırladığı "risk analizi" raporu ile de Eurogold'un kendisine bilimsel temel yaratmaya çalıştığını ifade etti. Abay, ÇMO'nun raporla ilgili talebinin Başbakanlık'a yönlendirildiğini, ancak raporun Eurogold'un elinde bulunduğunu vurgulayarak, raporu yazanların isimlerinin kamuoyundan saklanmasına dikkat çekti.
Raporun hazırlanmasından sorumlu olan bilim insanlarının, bir bilimsel çalışmada isimlerinin yerine çeşitli yakıştırılmış unvanları ile kamuoyuna sunulduklarını hatırlatan Abay, Eurogold ile ilgili rapor hazırlama yetkisinin Çevre Bakanlığı'nın yetkisinde bulunmasına rağmen sözü edilen raporun "TÜBİTAK Raporu" olarak lanse edilerek, mahkeme kararlarının ve ÇED raporlarının üzerinde görülmeye çalışıldığını kaydetti.
www.evrensel.net