Çocuğa önce kelepçe, sonra kurşun

16 yaşındaki N.B. polis tarafından bacağından vuruldu. Bu durum basına "Çatışma sonrası yakalandı" şeklinde yansıtıldı.

Çocuğa önce kelepçe, sonra kurşun
Yargısız infaz davalarında, polisin infazı gerçekleştirdikten sonra çatışma çıktığı bahanesini ileri sürmesine sıkça rastlanır. Hatta Adana'da gerçekleştirilen ve bir çöpçünün öldürülmesiyle sonlanan bir operasyon bu durumu gözler önüne sermişti. Bu olayın bir benzeri de geçtiğimiz günlerde Kartal Topselvi'de meydana geldi.
15 Temmuz'da 16 yaşındaki N.B. ailesiyle beraber deprem korkusundan dolayı kaldığı çadırlarına doğru giderken üç arkadaşıyla polisler tarafından tekme tokat yere yatırıldı, kelepçelendi ve kısa mesafeden bacağından vuruldu. Daha sonra bu olay polis tarafından gazetelere "Yasadışı afiş asanlarla çatışma çıktı ve bir kişi bacağından vurularak ele geçti. Üzerlerinden kurusıkı tabanca ve bıçaklar çıktı" şeklinde yansıtıldı. N.B. şu anda bacağındaki kurşun yarası nedeniyle yürüyemiyor. Dün saat 11.30'da İHD İstanbul Şubesi'nde ailesiyle beraber basın açıklaması yapan N.B. haklarında söylenenlerin asılsız olduğunu ve suçsuz oldukları için tutuksuz olarak yargılandıklarını ve kesinlikle bir çatışmanın olmadığını, herhangi bir suç da işlemediklerini belirtti.
Kelepçeleyip ateş açtılar
"Geceydi. Annemle beraber çadıra doğru gidiyorduk. Annem benden ayrılarak alışveriş yapmaya gitti. Birden bağırışlar ve havaya atılan silah sesleri gelmeye başladı. Her tarafı polis basmıştı" diyen N.B. anlayamadıkları bir biçimde polislerin dört arkadaşıyla beraber kendilerini tekme tokat yere yatırdıklarını ve kelepçelediklerini söyledi. "Kelepçeleri taktıktan sonra hepimizin kimliklerini aldılar. Daha sonra ise bir el kurşun atarak beni bacağımdan vurdular. Bu sırada 'Kimse balkona çıkmasın' diye bağırıyorlardı. Arkadaşlarımı başka bir oto ile götürdüler. Beni de götüreceklerini söylediler, ancak 15 dakika sonra hastaneye götürdüler. Yarım saat yolda geçti, bir 15 dakika da işlemlere gitti, tam bir saat beni yaralı halde beklettiler" diyen N.B. Kartal Devlet Hastanesi'nde kaldığı günler boyunca yatağa kelepçelendiğini ve ailesiyle görüştürülmediğini söyledi. N.B. hastanede yaşadıklarını şöyle anlattı: "Bu süre içinde polisler sürekli olarak başımda beklediler. Tehdit ve küfürler savurdular. Ben ailemle görüşmek istiyordum, ama görüştürmedikleri için üç gün açlık grevi yaptım."
Tavuk kesmişler
N.B'nin ailesi de oldukça sıkıntılar çekmiş. N.B'nin annesi Pelin Bulut, "Oğlumu götürdükleri yerde kan vardı. Komsere sordum, 'Bu nedir? Çocukları mı vurdunuz?' diye. Komserin bana cevabı 'Tavuk kestik' oldu" dedi. Daha sonra çocuklarını aramak için karakola gittiklerini söyleyen anne Bulut, polislerin kendisine oğullarının Haydarpaşa Numune Hastanesi'ne götürüldüğünü söylediklerini ve kendilerini kandırdıklarını belirtti. Anne Bulut, son olarak "Zaten olayların hemen ardından bizim evi bastılar ve arama yaptılar. 16 yaşında çocuğa bunlar yapılır mı?" dedi.
Arkadaşları işkence gördü
N.B.'nin başına gelenler bu kadar da değil. Hastaneden taburcu olacağı sıra polislerin "Seni kimse beklemiyor diyerek" kendisini arka kapıdan çıkardıklarını ve Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüğünü belirten N.B. burada başından geçenleri şöyle aktardı: "Burada beni bir saat tuttular. Küfür ve psikolojik baskı burada da devam etti. Bacağımdan dolayı bana vurmadılar ama arkadaşlarımı oldukça kötü dövmüşler. Özellikle 18 yaşından büyük bir arkadaşımıza iki gün işkence yapılmış. Buradan İstanbul DGM'ye çıkartıldık ve şu anda tutuksuz yargılanıyoruz. Bu bile bizim çatışma sonucu yakalanmadığımızın kanıtı". N.B. polisin boş kovanları aramak izin çadır etrafındaki otları ateşe verdiğini söyleyerek, "Bu da gösteriyor ki polis delilleri ortadan kaldırmaya çalışıyor. Bana yapılanlar insanlık suçudur. Bunu işleyen tüm görevliler hakkında suç duyurusunda bulunup hukuki süreci başlatacağım. Herkesi bu tür olaylara duyarlı olmaya çağırıyorum" dedi.
www.evrensel.net