Teknoloji patronun hizmetinde!

Adana'da EXSA işçilerinin başlattığı grev, organize sanayi bölgelerindeki çalışma koşullarını gündeme getirdi. Arat Tekstil'de bir bilgisayarın parçasına haline getirilmek istenen işçilerin ne kadar çalışacağını bilgisayar belirliyor, lavabo iznini bilgisayar veriyor.

Teknoloji patronun hizmetinde!
Halil İmrek
Adana'da kurulu olan Hacı Ömer Sabancı Organize Sanayi Bölgesi'nde irili ufaklı onlarca tekstil fabrikası bulunuyor. İlkel koşullarda, yasal haklarından mahrum çalıştırılan işçiler, teknolojik her türlü gelişmeyi kendi lehine kullanan patronların, "işten atma tehdidi" altında, ekmek parası kazanmaya çalışıyorlar.
Arat Tekstil, bölgenin en büyük ve baskının en yoğun olduğu fabrikalarından biri. Doğan Grubu'nun ortak olduğu işyerinde işten atmalarla ilgili bilgi almak için fabrikayı arayan gazetecilere, "Burası Doğan Grubu'na bağlı bir işyeridir. İşten atılma olmaz, ancak bazı işçiler istifa etmiş olabilir" diyen yetkililerin söylediklerinin aksine, kölelik koşullarında çalıştırılan işçilere karşı en büyük tehdit işten atılmak!
3-5 işçinin bir araya gelmesi ve birbirleriyle konuşması bile yasaklanırken, EXSA grevine ilişkin dağıtılan bildirilerden bir tane almaları bile işçilerin atılmalarına neden oluyor. EXSA grevi boyunca, 20 işçi işten atılmış. Arat işçisinin greve destek vermesini önlemek isteyen patronlar, işçilerin servislere dışarda binmesini ve servislerin EXSA önünden geçmesini de engelliyorlar.
Bilgisayarlı denetim
Baskı ve ilkelliğin bu derece yaşandığı Arat Tekstil'de, teknoloji patronun çıkarına hizmet edecek şekilde kullanılıyor. İşçilerin çıkaracağı iş sayısı, makinaya monte edilmiş bilgisayar tarafından belirleniyor, belirlenen sayıya ulaşamayan işçiler ücretsiz mesaiye bırakılıyor. İşçiler, bilgisayarların işçilerin kapasitesinin üzerinde bir üretime ayarlı olduğunu söylüyor.
Lavabo izni bilgisayardan
"Eğer lavaboya gitmek istiyorsan randımanın yüksek olmalı ve o ana kadar istenilen iş oranını yakalamış olmalısın. Zaten lavaboya gidip geliyorsan bilgisayar, randımanını geriye doğru düşürmeye başlıyor. İstasyonunda da bir çok iş yığılmış oluyor. O zaman da başına şefler dikiliyor" diyen işçiler, bu açığı kapatmak için bütün güçleriyle çalışmak ve mesaiye kalmak zorunda kaldıklarını anlatıyor.
Fabrikada 7 bölüm bulunduğuna değinen işçiler, bölümler arası yardım olmadığı gibi bölüm içinde de işçilerin birbirlerine yardımcı olmaları veya konuşmaları yasakmış gibi davranıldığını dile getiriyorlar. "Bir overlokçu işi olmadığı halde kendi bölümünde işi olan diğer arkadaşları saatlerce beklemek durumda. Servislere aynı anda binip aynı anda gelmek zorunda kalıyoruz. Yemeğe bile bölüm bölüm çıkıyoruz. Tüm işçiler birden yemek yemiyorlar" diyen işçiler birbirlerinden yalıtıldıklarını vurguluyor.
Arat Tekstil'de işverenin çoğunlukla çalışanları canından bezdirdiğini ve istifa etmeye mecbur bıraktığını söyleyen işçiler, istifa eden işçinin de tazminat alamadığını belirtiyorlar. İşveren, randıman düşüklüğü gösteren, kurulu sisteme cevap vermekte zorlanan işçileri hemen kapı dışarı etmiyor. Önce belli aşamalardan geçiriyor. Bu aşamalardan ilki "sürgün".
İşçiler ütü, paketleme, ambar gibi ağır iş gücü isteyen bölümlere sürgün ediliyor. Özellikle bayan işçiler, zorlanıyorlar ve istifalarını vermek zorunda kalıyorlar. Patron da kıdem ve ihbar tazminatı ödemekten kurtuluyor.
Mesaide revir kapalı
İki vardiya çalışan Arat Tekstil'de üretimin 3 vardiyaya çıkacağı söyleniyor. Mesainin genellikle zorunlu olduğu işyerinde, mesai ücretleri 3 ayda bir ödeniyor. Geceleri revirin kapalı tutulduğu işletmede, herhangi rahatsızlığa karşı tek önlem geceleri revir önüne atılan bir yatak... Revirde, gündüzleri de kolay kolay ilaç bulunmuyor.
www.evrensel.net