Listeye değil, YÖK'e veto

YÖK'ün rektör listelerindeki uygulamalarına tepkiler dün yapılan açıklamalarla devam etti.

Listeye değil, YÖK'e veto!
YÖK'ün rektör listelerindeki uygulamalarına tepkiler dün yapılan açıklamalarla devam etti. İstanbul Üniversiteleri Öğrenci Koordinasyonu, Beyazıt'ta yaptığı basın açıklamasıyla antidemokratik olanın uygulamalar değil, YÖK'ün kendisi olduğunu söylerken, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği (ÖÜD)'nin hukukçu üyeleri yazılı açıklama yaparak YÖK'ün rektör atamaları konusundaki hukuki saptamalarını aktardılar.
YÖK kaldırılmalı
İstanbul Üniversiteleri Öğrenci Koordinasyonu'na üye bir grup öğrenci dün İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüs önünde bir basın açıklaması yaparak, YÖK'ün seçimlerde gösterdiği tavrın seçimlerin göstermelik olduğunu kanıtladığını söyledi. Siyah pankart açan ve "YÖK'e hayır" sloganını atan öğrenciler YÖK süreciyle birlikte uygulamaya konulan neoliberal politikalarla üniversitenin sermaye egemenliğine sokulduğunu söyleyerek "Antidemokratik olan uygulamalar değil, YÖK'ün kendisidir" dediler. Üniversite dışı bir kurum olan YÖK tarafından gerçekleştirilen bir uygulamanın yine üniversite dışı bir kurum olan Cumhurbaşkanlığı tarafından veto edilmesinin demokratik bir çözüm olmadığını söyleyen öğrenciler, çözümün YÖK'ün kaldırılmasında olduğunu belirttiler. Üniversitedeki idari, eğitsel, bilimsel ve güncel etkinliklerde söz sahibi olması gerekenin öğretim üyeleri, öğrenciler ve üniversite çalışanları olduğunu belirten öğrenciler, Kırklareli Cezaeevi'ndeki açlık grevi konusunda duyarlı olunmasını istediler. Basın açıklaması öğrencilerin alkışlarla üniversiteye girmeleriyle son buldu.
Hukukçu öğretim elemanlarından açıklama
Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği (ÖÜD)'nin hukukçu üyeleri tarafından yapılan açıklamada, YÖK'ün 6 adaydan 3 kişiyi seçmesinin yasayla düzenlendiği, ancak adayların sırasını değiştirerek, araya bilinmesi imkânsız kriterler sokarak listeyi cumhurbaşkanına sunması, seçme ve atama yetkisine bir müdahale olarak değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanının kendisine iletilen adaylardan birini seçmesinin Anayasa ve yasaların verdiği bir hak olduğunu belirten ÖÜD, bu aşamada YÖK'ün bir denetçi işlevi görmesine de gerek olmadığını vurguluyor. Cumhurbaşkanının YÖK listesini geri göndermesini, Anayasa'nın 104. maddesindeki "Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmesi" ibaresiyle bağlantılı bir haraket olarak yorumlayan ÖÜD, bu hareketle üniversite özerkliğine ters düşen bir uygulamayı düzeltme olanağı sağladığını ifade ediyor. "YÖK kendisine gelen 6 adaylık listelerdeki en çok oy alan ilk üç kişiyi cumhurbaşkanına iletmekle, demokratik hukuk devletine ve üniversite özerkliğine uygun bir tavır koymuş olacaktır. Cumhurbaşkanının bu işlemi, yasanın ve 'demokratik hukuk devleti'ne uygun ve üniversiteye saygılı bir teamülün yaratılmasına davet anlamına gelmektedir." diyen ÖÜD, açıklamasında yetkili makamlara sundukları yasa değişikliği önerisindeki; 'üniversitenin iki aday saptaması ve cumhurbaşkanının bunlardan birini seçerek ataması' istemini de yineliyor.
ÖES 'bilimden yana' tavrı sürdürecek
Öğretim Elemanları Sendikası (ÖES) Genel Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada ise, Sezer'in YÖK kararını geri çevirme gerekçelerinin, savundukları özerk-demokratik üniversite talebini yüreklendirdiğini açıkladı. Açıklamada, Sezer'in bu yaklaşımının, YÖK'ün üniversiteler üzerindeki bürokratik, merkeziyetçi, hiyerarşik, tahakkümcü, keyfi yapı ve uygulamalarına karşı, özerk üniversite, özgür-bilimsel eğitim için bir umut olarak görülmek istendiği kaydedildi. YÖK anlayışının üniversite yönetimlerini, öğretim kadrolarını ve öğrencileri kişiliksizleştirmeye yönelik itaat ve komuta zincirini kurumsallaştırmaya yönelik olduğunu ifade eden ÖES, üniversitenin ancak bilime teslim olması gerektiğinin altını çizdi. Öğretim elemanları, bu anlamda taraf olduklarını ve bu tavırlarını da sürdüreceklerini belirttiler.
MHP: YÖK kanunu güncelleştirilsin
Öte yandan Erzincan'ın Üzümlü ilçesinde basın toplantısı düzenleyen MHP Genel Sekreteri Abdurrahman Küçük, YÖK Kanunu'nun güncelleştirilmesini istedi. Küçük, "YÖK listesi için Cumhurbaşkanı Sezer, takdir hakkını kullandı. YÖK, Cumhurbaşkanı'na aynı listeyi tekrar gönderebilir. Ancak son inisiyatif yine Cumhurbaşkanı'ndır. Şu da bilinmelidir ki, YÖK Kanunu 1980'li yıllardan kaldı. Bu kanun güncelleştirilmelidir" dedi.
www.evrensel.net