İspanya

İspanya'nın gözü, kulağı: flamenko

Cante, baile ve guitarra; şarkı, dans ve gitar, bu üç kelime flamenkonun 14. yüzyıldan bu yana Amerika'dan Asya'ya pek çok ülkede yaşayan insanların kanını kaynatan sihirli formülüdür.

İspanya'nın gözü, kulağı: flamenko
Cante, baile ve guitarra; şarkı, dans ve gitar, bu üç kelime flamenkonun 14. yüzyıldan bu yana Amerika'dan Asya'ya pek çok ülkede yaşayan insanların kanını kaynatan sihirli formülüdür. Gitar, insan sesine eşlik etsin diye vardır flamenkoda; şarkı, dansa eşlik etsin diye, dans ise müziğin görsel halidir sadece...
Kimin müziği?
Tarihsel kökleri en fazla tartışılan müzik ve dans türlerinden biridir flameko. Kimilerine göre tamamıyla Çingenelerin sanatıdır, kimilerine göre Andalucialıların; İspanyol yahudileri ve bazı arap halkları da sahiplenir flamenkoyu. Çingenelerin bu müzik ve dansın gelişimine katkıları yadsınamaz. Fakat Andalucialıların müziğini de flamenkodan yalıtarak incelemek mümkün değildir. Aslında flamenkonun menşeğine dair tartışmalar, İspanya'nın, özellikle de güney İspanya'nın çok renkli tarihine tutulan bir aynadır aynı zamanda. Flamenkonun aynı coğrafyada yaşayan ve birbirleriden oldukça farklı yapısal özellikler taşıyan kültürlerin ortak ürünü olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Eşkiyalar
Yaklaşık 11 yüzyıl önce, Katolik krallar, ülkelerini yabancı etkilere karşı korumak amacıyla engizisyon mahkemeleri'ni kurdular. Bu mahkemelerin belirlediği sosyal ve dini kurallara uymayanlar, sürgüne gönderildi, işkenceye çekildi ve hatta öldürüldü. Engizisyonların kuralları ile uyuşamayan insanların büyük kısmı, topraklarını terkettiler. Kalanlar ise dağlara çekilerek tarımla uğraşmaya başladı. Sierra Morena ve the Sierra Nevada'ya yerleşen ve "felag meng-eşkiya" denen bu çifçiler, Andalucianlardan, yoksul hristiyanlardan, yahudilerden ve Çingenelerden oluşuyordu. Bu 'eşkiyalar' yüzyıllar sonra ortaya çıkan flamenkonun ataları olarak kabul edilir.
Edebiyatta flamenkoya ilk kez 1774'te, Cadalso'nun "Cartas Marruecas" adlı eserinde rastlıyoruz. Bu tarih de ilk flamenko okullarının açıldığı döneme denk geliyor. 1765 ve 1860 yılları arasında Cádiz, Jerez de la Frontera ve Triana (Seville)'da açılan flamenko dans okullarının, bu sanatım günümüze kadar soluğunu yitirmeden ulaşmasında büyük etkisi olmuştur.
Başlangıçta flamenko sadece vokal ve danstan oluşuyordu. Daha sonra, alkış sesleri, parmak şıklatmalar ve yine sadece bir eşlikçi olarak gitar eklendi. Bu yıllarda flamenko para için çalınmazdı. Tıpkı ABD'li zencilerin blues müziği gibi yoksulluk ve umutsuz aşkları konu alırdı.
Flamenko sınıf atladı!
1869-1910 yılları arasında altın çağını(!) yaşayan flamenko, artık ülkenin her köşesindeki müzik kafelerine girmeyi başarmıştı. İspanya dışında da, özellikle Latin Amerika'da flamenko eğlencenin değişilmez adı haline gelmişti. Dançılar ve müzisyenler halen 'aşağı tabakadan' insanlar olarak kabul ediliyordu fakat, müzik kafelerinin müşterilerini 'kaymak tabaka'dan insanlar oluşturuyordu. Flamenkocunun ailesinden, çevresinden ve kendi köyünden koparılmasıyla, dans ve müziğin gelişim yönü de değişmiş oldu. Flamenko, Arjantin gibi Güney Amerika ülkelerinde de köyden kente- yoksuldan zengine doğru bir yol izledi.
Flamenkonun rönesansı
1955'te sanatçı Antonio Mairena ile birlikte flamenkonun rönesansı başladı. Önce küçük salonlarda başlayan hareketlenme, daha sonra operalara ve konser salonlarına dek yayıldı. Müzisyen ve dansçılar da giderek daha da yetkinleşiyordu. Bugün flamenkonun estirdiği Akdeniz rüzgarı caz ve salsa, gibi pek çok müzik ve ritimle iç içe geçmiştir. Paco de Lucia gibi sanatçılar ise gitarı sadece bir eşlikçi olmaktan çıkararak bir solo enstrümanı haline getirdiler. Arjantinli Carlos Santana, flamenkoyu rock müziğine taşıdı. Öte yandan dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, Türkiye'de de flamenkonun canlı ritmleri ucuz popüler müzik bestelerinde de kullanılıyor.
Flamenko dansında büyük ustalık gerektiren erkek adımları ayağın burun ve topuk vuruşlarına dayanır. Flamenko'da bu vuruşlara 'zapateados' denir. Kadın figürleri ise, ayak hareketlerinden çok zarif el vücut hareketlerine dayanır. Özellikle ağırbaşlı bir tür olan "baile grande-büyük dans"daki kol, el ve ayak hareketleri, klasik Hindu dansıyla benzerlikler gösterir. Dans eden çiftler arasındaki izleyicileri hayrete düşüren uyum, son derece katı ritm kuralları sayesinde sağlanır. Flamenko, bugün gösteri sanatları arasında hatırı sayılır bir yere sahiptir.
www.evrensel.net