Yeter davası yarın

Yeter davası yarın

Gözaltında gördüğü işkence sonucu yaşamını yitiren DİSK/Limter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter'in duruşması yarın görülecek.

Yeter davası yarın
Gözaltında gördüğü işkence sonucu yaşamını yitiren DİSK/Limter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter'in duruşması yarın görülecek.
İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde saat 14.00'te başlayacak duruşmayla ilgili yazılı açıklama yapan Süleyman Yeter Cinayeti Davasını İzleme Komisyonu, herkesi duruşmaya katılmaya çağırdı.
Açıklamada, işkenceye karşı verilen mücadeleninin insanlık uğruna verilen bir mücadele olduğu belirtilerek, "Ümraniye, Buca, Diyarbakır, Ulucanlar ve Burdur'daki katliamcı, işkenceci ve tecavüzcüleri lanetlemek, tüm işkenceci ve tecavüzcülerin yargılanmasını sağlamak için, yüreği insanlık için çarpan herkesi Süleyman Yeter cinayeti davasına katılmaya çağırıyoruz" denildi.
Limter-İş Sendikası tarafından yapılan açıklamada da, cezaevlerinde yapılan işkence ve insanlık dışı uygulamalara dikkat çekilerek, "Süleyman Yeter'i Vatan TMŞ'de 1,5 gün içinde hücrede işkenceyle katlettiler. Peki onlarca yıl cezaevlerinde kalacak olan, her gün işkence ve ölümle yüz yüze kalanlara ne olacağı ortada değil mi? Gelin hep beraber işkenceye karşı mücadelere bir mevzi olan Süleyman Yeter davasına katılalım, güçlendirelim ve hesap soralım" denildi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Beykoz diken üstünde
Bektaş Durmaz - Hicran Danışman
Beykoz'da bir yandan plazalar yükselirken, diğer yandan yoksul halkın oturduğu gecekondu semtlerine "Evlerinizi 15 gün içerisinde boşaltın" şeklinde tebligatlar gönderiliyor. Bu tebligatların yoğun olarak gönderildiği yerlerin başında ise Beykoz'un Tokatköy Mahallesi geliyor. Herkes vergi ödüyor
Tokatköy'de oturan işçilerin tamamına yakını Beykoz'da kurulu Tekel, Şişecam ve Deri Kundura fabrikalarında çalışıyor. Kısa bir süre önce bu fabrikaların kapanmasının gündeme gelmesi üzerine işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalan işçiler, şimdi de evlerinin yıkılması ve evsiz kalma tehlikesiyle yüz yüze.
Halk birleşmeli
Beş yıl önce Tokatköy'de işgalci oldukları iddiasıyla yargılanan ve 5.5 ay cezaevinde yatan 30 kadının yanı sıra daha uzun süre cezaya mahkûm olanlardan birisi de Bahriye Şişman. Şişman, işgalci olduğu iddiasıyla almış olduğu 38 ay cezasının dolmasını bekliyor. Bu konuda görüşlerini aldığımız Şişman'ın oğlu Ceyhan Şişman şunları söylüyor:
"Annem 57 yaşında ve şu an cezaevinde yatıyor. İşgalci olduğu iddiasıyla... Bu ne biçim adalet. Bu araziler bize 60-70 yıldır dedelerimizden kaldı. Yıllardır buraların vergilerini ödüyoruz. Oturduğunuz yerin orman arazisi olduğunu ileri sürüyorlar. Orman dedikleri yerlerde fındık, sebze ve meyva ağaçları var. Buraların vergilerini alırlarken işgalci değildik de, şimdi mi işgalci olduk."
Bir başka orman işgalcisi olarak nitelendirilen ve 5 yıl önce 11.9 ay hapis yatan mahallenin bakkalı Ahmet Aydın ise, "Buralarda oturan insanlar Anadolu'dan göç eden yoksul insanlardır. Bizleri cahil hiçbir şeye layık olmayan insanlar olarak görüyorlar" diyor. Aydın, elinde tapu tahsis belgesinin olduğunu, orman arazisi diye gösterilen yerin, evinin 500 metre dışarısında olduğunu söyleyerek, "Biz çarıklıyız, ekabir değiliz. Asıl amaçları yoksulları, emekçi halkı burdan sürüp, buraları Acarlar'a, Sabancılar'a villa kentler yapmaları için peşkeş çekmek" diye ekliyor. Aydın, Beykoz halkının hiçbir şekilde evlerini terk etmeyeceklerini vurgulayarak, evlerini kaptırmamanın yolunun Beykoz halkının birleşik mücadelesinden geçtiğini ifade ediyor.
www.evrensel.net