Mercedes cuntayla birlikte çalıştı

Mercedes Benz firmasının Arjantin'de 1977'de muhalif sendikacıları kaçırıp öldürdüğü iddia ediliyor.

Mercedes cuntayla birlikte çalıştı
Mercedes Benz firmasının Arjantin'de 1977'de muhalif sendikacıları kaçırıp öldürdüğü iddia ediliyor. Dava ile ilgilenen avukat Wolfgang Kaleck, Arjantin'deki askeri darbe sonrasında Mercedes Benz'in Gonzales Catan işletmelerinde faaliyet gösteren muhalif sendikacıların tutuklandığını ve meşhur işkence merkezi Campo de Mayo'ya götürüldüğünü belirtiyor. Cunta döneminin sona erdiği 1983'e kadar kaybolan 30 bin kişi, gibi sendikacıların da öldürülmüş olduğuna kesin gözüyle bakılıyor.
Cumhuriyetçi Avukatlar Birliği adına geçen yıl eylül ayında Berlin Savcılığı'na suç duyurusunda bulunan Wolfgang Kaleck, en az 13 sendikacının esir alınması, öldürülmesi ve sendikacılara işkence yapılmasıyla ilgili olarak sözkonusu dönemde Arjantin'deki işletmenin müdür olan Juan Tasselkraut, cunta üyeleri Emilio Massera, Jorge Videla ve firmanın Arjantin ve Stuttgart'taki sorumlularının cezalandırılmasını talep etti. Önce Berlin ve Stuttgart arasında sorumluluk alanı tartışması yaşandı. Tartışma DaimlerChrysler'in menrkezinin Stuttgart'ta olması nedeniyle davaya StuttgartSavcılığı'nın bakmasının kararlaştırılmasıyla son buldu. Ancak kısa süre içinde dava durduruldu.
Tanıklar var
Federal Adalet Divanı ise Arjantin'de cuntanın kurbanlarıyla ilgili soruşturmanın sürdürülmesine karar verdi. Avukat Kaleck dokuz ay süren soruşturma sonrası tanık Hector Ratto'nun Buenos Aires'deki Alman konsolosluğunda ifadesinin alınmasına başlanacağını bildirdi.
Kaleck geçen ekim ayında Arjantin'e giderek ölümden kurtulan bu eski işçi temsilcisiyle görüştü. Hector Ratto tutuklanmasından Mercedes Benz yönetiminin ve özellikle de Tasselkraut'un sorumlu olduğunu ve ifade vermeye hazır olduğunu açıkladı.
Kaleck, geçen Haziran ayında da kaybolan sendikacıların akibetlerini öğrenmek üzere tekrar Arjantin'e gitti. Araştırmaları sırasında askeri darbe sonrası işletmenin Buenos Aires polis örgütü tarafından korunduğunu, 1984'e kadar işletmenin koruma sorumlusunun bölgenin polis teşkilatı şeflerinden biri olduğunu öğrendi. Robes Luis Lavallen, tutuklanan muhaliflerden birinin iki yaşındaki çocuğunu zorla evlatlık almıştı. Çocuğun anne babasının Lavallen'in görevli olduğu karakolda işkence sonrası öldürüldüğü ortaya çıktı. Resmi açıklamalarda tüm ailenin ülkeden kaçtığı söylenirken 1983 yılında babaannenin çocuğu tanıması Lavallen'le ilgili soruşturmaya yol açtı ancak diğer işkenceciler gibi o da hiçbir ceza almadan kurtuldu.
www.evrensel.net